T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

H A Y A T

Uçmayı öğretiyorlar

Uçuş korkusu artık sanal ortamda yok ediliyor. Psikiyatr Dr. Muzaffer Uysal başkanlığındaki uzmanların kontrolünde yapılan tedavide uçuş korkusu simülatör yardımıyla ortadan kaldırılıyor.

Birçok kişinin kâbusu olan uçak korkusuna sanal yöntemlerle son veriliyor. Avrupa ve ABD'de yıllardır uygulanan yöntem ile uçuş fobisi olan kişiler terapi ve simülatörle tedavi ediliyor. Psikiyatr Dr. Muzaffer Uysal başkanlığındaki uzmanların kontrolünde yapılan tedaviler 10'ar kişilik gruplar halinde gerçekleştiriliyor. Tedavinin ilk bölümünde hastalara fobilerin mekanizmaları ve beden-stres ilişkileri anlatılıyor. Programın ikinci bölümünde havalimanında uçakların iniş kalkışını izleyen hastalar, daha sonra Uçuş Eğitim Merkezi'ndeki simülatörde gerçek uçuş ortamına alınıyor. Bilgisayar destekli cihazda uçuşu her boyutuyla yaşayan hastalar terapi desteğiyle korkularından uzaklaşıyor. Tedavinin üçüncü aşamasında hastalar, İzmir ya da Ankara'ya uçakla doktor kontrolünde yolculuğa çıkarılıyor.

Kendine güven öğretiliyor

International Hospital'de iki yıldır uçak korkusu yaşayan kişileri tedavi ettiklerini belirten Psikiyatr Dr. Muzaffer Uysal, "Başarıyla sonuçlanacak bir tedavi için içinde pratiğin olduğu bir program geliştirmenin gerekli olduğunu düşündük. İlk olarak o fobi objesine bir duyarsızlık geliştirmek gerekiyor. Birinci gün yaptığımız seminerde fobilerin nasıl oluştuğunu ne anlama geldiği hakkında ve fobilerin nasıl yenilenebileceği konusunda bilgi veriyoruz. Grup dinamiği oluşturuyoruz. O kişiler arasında güven ve kendini ifade etme kabiliyetini geliştiriyoruz" şeklinde konuştu.

Simülatörle uçak ortamı

İkinci gün ise uçuş korkusu olanlar adım adım bu fobiye karşı duyarsızlaştırılıyor. Havaalanına götürülen hastalar, Uçuş Eğitim Merkezi'nde simülatörlere bindiriliyor. Simülatörün iki uçak parçasından oluştuğunu belirten Muzaffer Uysal tedavinin ikinci aşaması hakkında şunları söyledi: "Simülatör, iki uçak parçasından oluşuyor. Uçak hareketini yapabilen bir alet. Hastalara uçuş eğitimi veriyoruz ayrıca uçakta karşılaşılabilecek tribülans gibi ortamlar oluşturuyoruz. Bunun yanısıra uzmanlardan uçakla ilgili bilgi alıyorlar. Programın üçüncü aşaması ise gerçek bir yolculuğu kapsıyor." İzmir ve Ankara'ya hastalarla birlikte günübirlik uçtuklarını dile getiren Uysal, "Uçuş sırasında olan problemleri gözlemliyor ve korkularını nasıl yeneceklerini anlatıyoruz. Başka insanların yanında korkuyor olmaktan da korkuyorlar. Bu korkularını yenmeyi de sağlıyor" dedi.

UÇUŞ KORKUSU NASIL ATLATILIR

  • Uçağa binmeden en az iki saat önce yemek yiyin.

  • Şekerli yiyeceklerden kaçının

  • Uçağa binmeden önce alkolden kaçının

  • Uçağa gergin binmeyin

  • Hava alanına erken gidin

  • Telaşla, son anda yetişilen uçuşlar stres oluşturur, unutmayın

  • Uçağa bindikten sonra dikkatinizi uçağın iniş kalkışına değil, başka yere verin

  • Dikkatinizi dağıtmanın en iyi yolu bir dergi ya da gazete okumanız

  • Uçuş sırasında rahat kıyafetler giyin

  • Uçuş korkunuz varsa yanınızda su taşıyın

  • Koltuğa oturduğunuz an nefes alıp verme egzersizi yapın.

    Kimler uçuş fobisi yaşıyor?

    Tedavinin yüzde 80'inin başarıya ulaştığını anlatan Muzaffer Uysal'a göre, uçuş korkusunu en fazla mükemmeliyetçi kişiler yaşıyor: "İnsanların yüzde 80'inde bu fobi oluyor. Uçmak insan doğasına aykırı olduğu için insanları korkutuyor. Bize daha çok 30-40 arasındaki kişiler başvuruyor. Daha cok entelektüel ve başarılı insanlarda bu korku oluyor. Uçuş korkusu bazı durumlarda da sonradan oluşuyor. Yıllarca uçtuktan sonra uçak fobisi oluşanların bu durumu genellikle gerginlik ve stresten

  •  
    Gözünüz gibi bakın
    Dr. Nusret Baş, 40 yaşından sonra göz tansiyonu ölçümünün yapılması gerektiğini belirterek, "Tedavi yapılmadığı zaman körlük kaçınılmazdır" dedi.
    Elektrikle sünnete hayır!
    Uzmanlar hijyensiz ortamlarda yapılan sünnetlerin cinsel organ kanserine yol açabileceğini söylediler. Uzmanlar elektrikli aletlerle sünneti tavsiye etmiyor.
    Üzüm suyu her derde deva
    Dünyada yaygın olarak tüketilen üzüm suyunun içerdiği fenolik bileşenlerin antioksidan etkiye sahip olduğu ve bunun da kanser hücrelerinin büyümesine engel teşkil ettiği bildirildi. Ankara Üniversitesi (AÜ) Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Artık, ülkemizde çok çeşitli ve fazla miktarda üzüm üretilmesine rağmen, uygun hammadde kullanılmadığından üzüm suyu üretim ve tüketiminin çok az olduğunu söyledi. Prof. Artık, "Eğer yetiştirildiği yörede iklim çok sıcak değilse, genellikle asit-şeker dengesi uygun bir üzüm üretilmesi olanaklıdır ve bu üzümlerden iyi nitelikte üzüm suyu üretilebilir" dedi.
    VİTAMİN AÇISINDAN ZENGİN
    Prof. Dr. Artık, içerdiği fenolik bileşenlerin antioksidan etkiye sahip olduğu üzüm suyunun birçok hastalığın da şifası olduğunu söyledi. Prof. Artık, şunları söyledi; "Üzüm suyu ve üzüm meyvesi fenolik bileşikler açısından zengindir. Fenolik bileşikler ise antioksidan etkiye sahiptir. Antioksidan etki, kanser hücrelerinin büyümesine engel olmaktadır. Bu nedenle dünyada bu konu üzerine yoğun çalışmalar devam etmektedir. Üzüm suyu ayrıca enerji ve vitaminlerden 'Thiamin, Riboflavin ve Niasin' açısından zengidir."
    Öte yandan, Tarım Ürünleri Satış Kooperatifi Birliği (TASKOBİRLİK) Genel Müdürü Hasan Gürcan, Nevşehir'de kurulu fabrikalarında bu yıl üzüm suyu için 3 milyon dolar yatırım yaptıklarını söyledi. Gürcan, "Amacımız sağlık yönünden büyük faydaları bulunan üzüm suyunu halka sevdirmek" dedi.
    1 Temmuz 2001
    Pazar
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Reklam Tarifesi
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
    Bilişim
    | Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED