T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

P O L İ T İ K A

Baykal herkese kucak açtı

CHP'nin 29. Olağan Kurultayı'nda konuşan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, parti içindeki merkez sağdan geçişlere tepki gösterenlere "Bırakın gelsinler. Türkiye'yi kucaklamak istiyorum" dedi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Ankara Atatürk Spor Salonu'nda iki gün sürecek olan 29. Olağan Kurultay'ın açılışında yaptığı konuşmada, merkez sağdan partiye geçişlere kapılarını açtığını belirterek, partililerden bu geçişlere tepki duymamalarını istedi. Baykal, "Sağ partiler sol mücadeleden yorgun düşmüş çok insanı almıştır. Bu da yadırganmamıştır. Ama ne zaman biri sağ partiden sol partiye geçse, içimizden kimileri 'bunlar niye geliyor' diyorlar. Bu azınlık psikolojisidir. Bırakın gelsinler, ben bütün Türkiye'yi kucaklamak istiyorum, bütün insanları kucaklamak istiyorum. Kıskanç olmayalım. Bu partinin tapusu sizde, ne korkuyorsunuz" dedi.

İsyan ediyorum, isyan

CHP'nin denenmemiş bir parti olduğunun savunan Baykal, Türkiye'deki en büyük yanlışın 'tüm partilerin birbirinin aynısıdır' klişesi olduğunu söyledi. Baykal, "Bütün partiler aynı' sözü sakıncalı ve yanlıştır. Buna isyan ediyorum, isyan. Hayır biz aynı değiliz. İnsaf sahibi, vicdan sahibi hiç kimse bu partilerle aynı kefeye koyamaz. Akıl isyan eder, yürek isyan eder, insaf isyan eder. Biz diğer partilerle aynı değiliz. Hadi canım sende, hadi" sözleriyle salonda büyük heyecan yarattı.

Siyasetteki ikinci yanlışın, "Sizi de gördük" anlayışı olduğunu vurgulayan Baykal, "Bizi de görmüşler. Hayır, hayır bizi görmediniz. Bizden kastettiğiniz altı oksa, onu görmediniz. Baykal ve arkadaşlarını kastediyorsanız, hayır görmediniz" dedi. Sosyal demokrasinin tanımını yeniden yapan Baykal, "Sosyal demokrasi bir devlet düşüncesi değil, toplum düşüncesidir. Bizim görevimiz, devletin isteklerini halka iletmek değil, toplumun isteklerini devlete iletmek olmalıdır." derken, parti içindeki muhaliflere de bunu anlatmaya çağırdı.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal konuşmasının son bölümünde CHP içindeki değişimin altını çizererek, "Değişyoruz, dönüşüyoruz. Değişmek kendine güvenmektir" derken, Doğu ve Güneydoğu'ya ilişkin önemli mesajlar verdi. "Hepimiz bir ve kardeşiz. Hepimiz Fırat'ın, Dicle'nin, Kızılırmak'ın, Sakarya'nın çocuklarıyız. Kürt kökenli vatandaşlarımızı ayrıştırarak değil, birleştirerek bu sorunları çözebiliriz" dedi.

Önce parti içi demokrası

Baykal'ın konuşmasının ardından Altan Öymen'e söz verildi. Öymen, Türkiye'nin en önemli sorununun yolsuzluk ve ekonomik kriz olduğunu belirterek, "Türkiye'de insanı düşünen partinin ya da partilerin, solun, CHP'nin iktidara gelmesi lazım" dedi.

Parti Genel Başkanı Deniz Baykal'ın uygulamalarını eleştiren Öymen, "Türkiye'de demokrasiyi biz yerleştireceksek kendi partimizde de demokrasinin gereklerini yerine getirmemiz lazım" dedi. Konuşmasında 16 aylık genel başkanlık dönemindeki çalışmalarını anlatan Öymen, seçim barajının yüzde 10 olması nedeniyle solda birleşmenin şart olduğunu belirtti. Öymen, Divan Başkanı Anadol`un, "Sayın Öymen, konuşmanız Genel Başkan`ın konuşma süresini de aştı"diyerek uyarması üzerine, 9 aydır mikrofona özlem duyduğu için konuşmasının uzadığını söyledi.

Kurultay'dan NOTLAR

  • CHP'nin 29. Olağan Kurultayı'nın yapıldığı Atatürk Spor Salonu'nun içi ve dışı "Şimdi CHP zamanı" pankartlarıyla süslendi.

  • Salonda Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya yönelik pankartların yer alması dikkatlerden kaçmadı. "Sıkıyönetimle doğdum, Olağanüstü halle büyüdüm. Yeter artık demokrasi istiyoruz", "Ne olur hiçbir ana ağlamasın" gibi pankartlar asıldı.

  • CHP eski İstanbul milletvekili Mehmet Sevigen'in sunuculuk yaptığı kongrede çok sayıda hırsızlık vakıası yaşandı. Sevigen bir anonsu sırasında, "Birkaç cüzdan çalınmıştır" dedikten sonra sözünü düzelterek, "Kaybolmuştur" diyerek olayı örtbas etmeye çalıştı.

  • Kurultay salonuna saat 11.10'da gelen Ertuğrul Günay, büyük tezahüratla karşılanmasına rağmen, Baykal taraftarlarınca yuhalandı.

  • Zülfü Livaneli ve Sefa Sirmen'in de gelişi salonu hareketlendirirken, Baykal saat 11.15'te kurultay salonuna geldi.

  • 29. Kurultay Mayıs ayında Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu'nda yapılan ve Baykal'ın yeniden genel başkanlığa seçildiği kurultaydan sonra en sönük kurultay olarak değerlendirildi.

  • Ertuğrul Günay'ın listesinde yer alan eski bakanlardan ve PM üyesi Ziya Halis'in konuşması sırasında da arbede yaşandı. Halis'in konuşmasını engellemeye çalışan bazı üyeler Divan Başkanı'nın talimatı üzerine salondan çıkarıldı.

    Günay'a Pişkinsüt muamelesi

    Kurultay'da Genel başkan adaylarının konuşmalarıyla ilgili gündem maddesine geçildiği sırada, Ertuğrul Günay salon dışında bulunduğu için, divan başkanlığı adaylardan Baykal ve Başaran'a dönerek, 'konuşma talebiniz var mı?' diye sordu. Her iki adayda konuşmak istemediklerini beyan edince, divan başkanı Kemal Anadolu kongrenin ilk günkü bölümünü kapattığını, bugün sabah saat 9.00'da seçimlere geçileceğini açıkladı.

    Bu sırada salon dışından apar topar gelen başkan adayı Ertuğrul Günay konuşmak istediğini ancak, delegelerin salonda bulunmadığını belirterek, yarın (bugün) sabah konuşma talep etti. Divan başkanlığının bu talebi kabul etmemesi üzerine Günay boş salona hitap etmek üzere kürsüye çıkmak zorunda kaldı. Bu arada kongre dışına ses veren hoparlörlere de, elektrik kesintisi gerekçe gösterilerek, ses verilmediği dikkat çekti.

    Günay kürsüye çıkarak, "şimdi buraya son iki seçimde CHP'yi batıran anlayışın, şimdi CHP'yi yok etme anlayışına itiraz etmek için çıktım. Çünkü konuşmamızdan korkuyorlar, halktan korkuyorlar. Bu parti yeteri kadar yıprandı, yeteri kadar parçalandı. Gecenin bu saatinde genel başkan adaylarına söz verildiği nerede görülmüştür"diye konuştu.

    CHP, DSP'leşiyor

    Kurultayın ilk gününde, genel merkez tarafından hazırlanan tüzük değişikliği yüzünden, sert tartışmalar yaşandı. İhraç konusunda genel merkezin daha yetkili kılınması ve 60 kişilik Parti Meclisi üye sayısının bilim ve kültür platformundan alınacak 12 üye ile birlikte 72 kişiye çıkarılması önerisi üzerine sert tartışmalar yaşandı. Bunun üzerine Günay kürsüden "CHP delegesi kalite düşmanı mıdır? PM'ye girecek Bilim ve Kültür erbabı insanları da seçebilir." deyince, Baykal yanlıları Günay hakkında, "DSP'ye gidenlerden hesap sorulacak" diye slogan atmaya başladılar. Günay bu sloganlar üzerine "Kurultayda, kitle örgütlerinin temsilcileri bile yok. Bu hava 18 Nisan seçimlerinde barajın altında kalmış bir partinin görüntüsünden başka birşey değil"dedi.

    Tüzük değişikliğiyle üye yazımı ve ihraç konusunda Genel Merkezin yetkileri artırılırken, İl ve İlçe Başkanlarının disiplin kurullarına verilmesi yetkisi de genel başkana verildi. Böylece CHP'de DSP tüzüğüne benzer bir düzenleme yapıldı.

    Karayalçın: Yeni oluşum Eylül'de tamam

    SHP eski Genel Başkanı Murat Karayalçın, solda yeni parti oluşumunun Eylül ayında tamamlanacağını söyledi. Karayalçın CHP Kurultayı ile ilgili olarak gazetecilere yaptığı açıklamada, "Kurultayın ve seçimlerin bitmesini bekleyip, parti meclisinin oluşumundan sonra değerlendirme yapmalıdırlar" dedi.

    "Yeni parti oluşumu ile ilgili çalışmalar nasıl gidiyor" şeklindeki bir soru üzerine de Karayalçın, şöyle konuştu: "Tüzük ve program üzerinde Sayın İnönü bir hazırlık yaptı. Sayın İnönü'nün ifadesi ile söylüyorum, yeni oluşum Eylül ayında tamamlanacak."

    İZLENİMLER

    CHP Kurultayı'nın yapıldığı Atatürk Spor Salonu'na gelenleri kapıda Fatih Kısaparmak'ın türküleri karşılıyordu. Şimdiye kadar kurultaylarda Zülfü Livaneli'nin, Ahmet Kaya'nın türkülerini, "Dağ başını duman almış" marşlarını duymaya alışık olan CHP'liler, bir an yanlış yere mi geldik diye düşünüp başlarını kaldırdıklarında, devasa boyutlardaki "Şimdi CHP zamanı" pankartıyla karşılaşınca, değişimin müzikle başladığı mesajını alıyorlardı.

    Değişimin başka göstergeleri de vardı. Kurultay salonunun her köşesine asılan "Şimdi CHP zamanı" pankartından arta kalan yerlere, SHP kurultaylarından bu yana unutulan Baykal döneminde ise dışlanan Kürt seçmenlere sıcak mesajlar gönderen pankartlar vardı. Birinci lige çıkan Diyarbakırspor'a başarılar dileniyordu.

    Salonun içi de dışından farksızdı. Partilileri coşturmak görevini yürüten Mehmet Sevigen, elinde mikrofon bir o yana bir bu yana koşturuyordu. Her ne kadar, "Geliyor, geliyor Baykal geliyor" diye ortalığı inlettiği sıralarda salona Ertuğrul Günay girse de yine de başarılıydı. CHP kurultayı coşkudan uzak ve sakindi. Sanki her tarafa "Bu parti Baykal'ın partisidir" damgası vurulmuştu. Baykal salona ne Ricky Martin gibi merdivenlerden inerek girdi ne Amerikanvari şov yapıldı. Ne de olsa Anadolu solunun tartışılacağı kurultaydı bu. Baykal alkışlandı, ilgi gördü, ama öyle yer yerinden oynayacak, izdihama neden olacak bir heyecan dalgası yoktu. Salonda oturan başkaları da vardı. CHP'nin eski genel başkanları. Altan Öymen İstanbul delegelerinin arasında, Hikmet Çetin ise protokol sıralarında oturuyordu. Delegelere ayrılan bölümde, ANAP kongrelerinden gördüğümüz isimler vardı. Kısa bir süre önce CHP'ye katılan Uğur Aksöz, Tevfik Diker, Feridun Pehlivanlı yeni partilerinde, "yabancı bir misafir" gibi olanı biteni seyrediyorlardı.

    Baykal, beklenenin aksine "Anadolu Solu" kavramına değinmedi. Belki başkalarının konuşmasını istiyordu. Öyle de oldu. Özellikle Ertuğrul Günay'ı destekleyenler, Anadolu Solu kavramına ateş püskürdü. Desteklense de eleştirilse de Anadolu Sol'u kurultay salonunda ençok tartışılan kavramdı.



  • 1 Temmuz 2001
    Pazar
     
    Künye
    Temsilcilikler
    ReklamTarifesi
    AboneFormu
    MesajFormu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
    Bilişim
    | Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED