T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

H A Y A T

'Her şey beyinde bitiyor'

İstanbul Özürlüler Merkezi'nde adeta yeniden doğan 17 yaşındaki Evrim, "İradeli olmak şart. Her şey beyinde bitiyor" diyor.

17 yaşında bir genç kız olan Evrim Süel, spastik özürlü. Annesi Vesile Süel, diyabet hastası olduğu için erken doğan ve bakıma alındığı küvezde oksijen yetersizliği nedeniyle özürlü olan Evrim, yıllar süren çabaları sonucunda artık yürüyor. Bir yıldan beri İstanbul Özürlüler Merkezi'nde (İSÖM) düzenli olarak terapi gören Evrim, herhangi birinin yardımı olmadan yürüyor, merdivenleri çıkabiliyor. Evrim'in fizyoterapisti Nurgül Top ise Evrim'in, İSÖM'e emekleme seviyesinde geldiği halde çok kısa zamanda yürümeye başlamasının nedenini, Evrim'in azmine bağlıyor. Nurgül Top, bir zamanlar toplumdan çekinen Evrim'in, tedavisi için yapılması gerekenleri kabul ettikten sonra kesinlikle yılmadığını kaydediyor.

"Daha önce karamsardım"

Kısa zaman önce yürümeye başlayan Evrim ise ilkokula; emeklediği, elleriyle bardakları bile tutamadığı zamanlarda annesinin kucağında gitti ve orta dereceyle bitirdi. İSÖM'ün düzenlediği yaz kampına katıldığı zaman, terapi görmeye karar veren Evrim, bir zamanlar çok karamsar olduğunu ifade ederek, burada kendini sosyal hayatın içinde bulduğunu söylüyor. "İnsanların bana baktığını hissetmekten bile çekinir, hemen oradan uzaklaşmak isterdim. Fakat İSÖM'deki ortam, beni insanların içine çekti. Daha çok insanla tanışma isteği ile sohbet ediyor, her gün yeni şeyler öğrenmeye çalışıyorum" diyen Evrim, ailesinden gördüğü desteği de yabana atmıyor.

"Kazanmamı sağladılar"

Zaman zaman televizyon ve gazetelerde, spastik olduğu için ailesi tarafından zincirlenen çocukların hikayelerini görmeye dayanamayan Evrim şunları söylüyor: "Ailem, sabırla beni iyileştirmeye, yürütmeye çalıştı. Beni zincirlemek yerine topluma kazandırmayı tercih ederek, beni topluma kazandırdılar. Aile desteği şart. Ardından, özürlünün de tedavi görmeyi kabul etmesi ve iradeli olması lazım. Yani her şey beyinde bitiyor." Halen, İSÖM'ün el sanatları kurslarına devam etmek isteyen Evrim, fırsat bulduğu zaman öğrenimini tamamlamayı hedefliyor.

 
Kablosuz ilk yapay kalp takıldı
Kablosuz yapay kalp, pillerle birlikte komple göğüs kafesinin içine yerleştiriliyor ve bugüne kadar yapay kalp yerleştirilen hastaların aksine taşıyıcı, kablolarla sürekli enerji kaynağına bağlı kalmıyor.
Amerikalı bir hastaya pille beslenen kablosuz ilk yapay kalp takıldı. Ameliyat, Kentucky eyaletindeki Louisville kentinde Jewish Hastanesi'nde gerçekleştirildi. Ameliyatı gerçekleştiren ekipten Dr. Laman Gray ve Dr. Robert Dowling hastanın durumunun iyi olduğu belirtirken, hastaneden yapılan açıklamada hastanın yaşı ve cinsiyeti konusunda detaylı bir bilgi verilmedi.
Abiomed firması tarafından geliştirilen ve AbioCor adı verilen kablosuz yapay kalp, greyfurt büyüklüğünde, titanyum ve plastikten mekanik bir pompa. 30 dakika ömürlü bir pille çalışıyor. Pil, 4 saat süreli enerji veren, şarj edilebilen bir pille desteklenebiliyor. Kablosuz yapay kalp, baterilerle birlikte komple göğüs kafesinin içine yerleştiriliyor ve bugüne kadar yapay kalp yerleştirilen hastaların aksine taşıyıcı, kablolarla sürekli enerji kaynağına bağlı kalmıyor. Bateriler zayıfladığında, taşınabilir bir alet yardımıyla, indükleme yöntemiyle dışarıdan doldurulabiliyor. Elektronik basınç ölçerler, kalp atışının, efor sarf etme, stres veya korku gibi durumlarda, ne kadar yükselmesi gerektiğini tespit ediyor.
6 Temmuz 2001
Cuma
 
Künye
Temsilcilikler
Reklam Tarifesi
Abone Formu
Mesaj Formu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED