|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kapatma kararı bizi güçlendirdi
Mesele mutlaka demokratik usullerde halledilmelidir. Büyük kongrede uyguladığımız yöntemi Kurucular Kurulu'nda uygulayalım.
FP'nin kapatılmasının ardından yeni parti arayışları devam ederken Recai Kutan'dan yeni bir çağrı geldi. Yeni partinin kuruluşu için Kurucular Kurulu oluşturulmasını teklif eden Kutan bunun en demokratik yöntem olduğunu dile getirdi. Kutan, "Ancak bazı kişiler bu teklifimizi samimi bulmadı. Şimdi buradan çağrıda bulunuyorum. Kendilerine göre inandırıcı olan teklif neyse getirsinler ortaya koysunlar. Ancak bunun bir şartı var. Dayatmacı bir teklif olmayacak, tamamen demokratik bir teklif varsa oturalım konuşalım ve müzakere edelim" dedi. Kutan, Kurucular Kurulu'na geçmiş dönemde davaya hizmet vermiş bütün insanların katılabileceğini ifade ederek, "En ekstrem bir misal olarak ifade ediyorum. Siyasi yasaklı olmadığı tescil edildiği takdirde Tayyip Erdoğan Bey de bu Kurucular Kurulu'na üye olabilir" dedi. Kutan, Kurucular Kurulu'nun Gül'ü genel başkan seçmesi halinde ise "Ben bu durumda Abdullah Gül'ün emrinde seve seve çalışmaya hazırım" diye konuştu. Kapatılan FP'nin Genel Başkanı Recai Kutan, yeni parti kurma çalışmalarında kullanılmak üzere tutulan Çetin Emeç Bulvarı'ndaki ofisinde sorularımızı cevapladı. FP'nin kapatılması kararını neden haksız ve yanlış bir karar olarak değerlendirdiniz? Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Fazilet Partisi'nin iki sebepten dolayı kapatılması talebinde bulundu. Bunlardan bir tanesi Anayasa'nın 69. maddesinde belirtilen laikliği ihlal eylemlerinin odağı olmaktır. İkincisi ise Anayasa'nın 69. maddesinde bulunan 'kapatılan bir parti bir başka ad altında kurulamaz' ilkesine aykırılıktır. FP'nin kapatılan Refah Partisi'nin devamı olduğu iddia ediliyordu. Bir kere FP laikliğin ihlal edildiği odak haline gelmiş midir? Bu savunma sırasında özellikle Türkiye içinde ve dışındaki hukuk otoriteleri ile müzakere edildi. Ortaya konulan deliller değerlendirildi. Bu delillere göre FP'nin laiklik ilkesinin ihlal edildiği odak olması mümkün değildir. Delillerin yüzde 90'ı Meclis'te yapılmış olan konuşmalardır. Geriye kalanlar Meclis'te yapılmış konuşmaların dışardaki toplantılarda ifade edilmesidir. Anayasamız'a göre bunların hiçbir hukuki sorumluluğu olamazdı. Konuşulanların hiçbirisi yasaya aykırı değildir. Siyasi partilerin ve özellikle anamuhalefet partisinin görevi ülkedeki sıkıntıları gündeme getirip çözüm yollarını ortaya koymaktır. Şu anda bile Türkiye'deki en ciddi problemlerden bir tanesi millet-devlet kaynaşmasını tahrip eden olaylardan birisi başörtüsü meselesidir. Anamuhalefet partisi başörtüsü meselenin gündeme getirmeyecekse hangi konuları gündeme getirecek. Hukukî savunabilirliği yok
Masumane taleplerimizin dini siyasete alet etmek, laikliği ihlal etmek şeklinde değerlendirilmesinin hukuki açıdan savunulabilir yanı yoktur. Anayasa'da kapatılan bir parti başka bir ad altında kurulamaz dedikten sonra, herhangi bir müeyyide konmamıştır. Kaldı ki FP, RP kapatıldığı dönemde mevcut olan bir siyasi partidir. RP üyelerinin bir bölümü özellikle miletvekilerinin bir bölümü FP'ye katıldı. Hukukçular Anayasa'da müeyyide bulunmaması ve mevcut olan bir siyasi partiye katılım olduğu için kapatma nedeni olamayacağı ifade ediliyordu. Anayasa Mahkemesi üzülerek ifade edeyim ki kapatma kararı verdi. Karar hukuka dayalı değil siyasi karardır. Yeni partide başörtüsü meselesine bakışınız değişecek mi? Bütün ülke meselelerini nasıl gündeme getiriyorsak eğer o dönemde başörtüsü meselesi milletimizi rahatsız eden mesele olarak devam ediyorsa bunu Meclis'e getireceğiz, çeşitli yerlerde açıkça ifade edeceğiz. Bunun din istismarı olmadığı ve laiklik ihlali anlamına gelmediği kesin görüşümüzdür. Ilıcak'a yasağı kabul etmeyiz
Siyasi yasak getirilen Nazlı Ilıcak'ı telefonla ilk aradığınızda latife yaptınız...
Kamuoyunun ve özellikle entelektüel kesimin en çok yadırgadığı hatta bir nev'i meseleye istihza ile baktıkları bir husustur. Nazlı Hanım gibi geçmişi itibarıyla modern bir hanımefendinin laikliği ihlal ve irticai faaliyette bulunmak gibi iddiayla siyaset dışına itilmesini kabul edemeyiz. Başka yapacak bir şeyimiz olmadığı için latife olarak söyledim. "Sen neymişsin. Biz seni modern biliyorduk. Ancak alttan alta laikliği kemiriyormuşsunuz!" diye latife yaptım. Birlik ve beraberlik noktasında yeni bir öneri ortaya attınız. Bunun hayata geçme ihtimali var mı? FP'nin kapatılmasının ardından demokratik teamüllere uygun olarak bu meseleye acaba mensuplarımız ve tabanımız nasıl bakıyor ve bu kapatma kararını nasıl değerlendiriyor, bundan sonra nasıl adımlar atmamızı istediğini öğrenmek maksadıyla sırasıyla Genel İdare Kurulu, milletvekilerimiz, il ve belediye başkanlarmızla toplantılar yaptık. Ortaya çıkan görüşler şudur. Deniyor ki, "Biz bu kapatma kararından daha güçlü olarak çıktık. Biz bu kapatma kararından sonra daha çok bilendik. Ancak, FP'nin tek başına iktidar gelecek parti olması için birliğimiz ve bütünlüğümüzün sağlanmasında zorunluluk var." Büyük çaba gösterdim Geçmiş dönemde hasbelkader bir numaralı sorumlu olan ben birlik ve bütünlüğü sağlamak bakımından elimden gelen bütün gayretleri göstermeliydim. Bütün teşkilat mensupları kabul ediyorlar ki kapatılmadan önceki dönemde genel başkan olarak beni herkesi kucaklayıcı, hoşgörülü ve bir nevi sabırlı ve birliği ve beraberliği ana hedef olarak alan birisi diye kabul ettiler. Mutlaka yeni bir parti kurmak durumdayız. Bir yandan görüyoruz ki Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında bazı arkadaşlar parti kurma çalışmaları içindedirler. Bir bölünme olursa, bu camianın bir değil iki partisi ortaya çıktığı zaman bundan kimler sevinir ve kimlerin ekmeğine yağ sürülür bunun herkes tarafından çok iyi düşünülmesi gerekir. En demokratik yöntem Bu itibarla birlik ve bütünlüğü sağlamak üzere biz bir adım atalım dedik. Mesele mutlaka demokratik usullerde haledilmelidir. Biz şimdi yeni bir parti olmasa idik çalışması devam eden bir parti olsa idik bir büyük kongre yapacaktık. Ortada büyük kongre yok. Ancak büyük kongre yetkisinde olan Kurucular Kurulu var. Büyük kongrede uyguladığımız yöntemi Kurucular Kurulu'nda uygulayalım. Kurucular Kurulu nasıl olacak da bazı arkadaşlarda 'Bu Kurucular Kurulu öyle seçtiler ki oradan çıkacak netice belli bir ismin genel başkan olması ve belli bir grubun genel idare kurulu olmasını temenni eder' endişesine mahal vermemek için 100 milletvekilinin tamamı Kurucular Kurulu'nun üyesi olsun. Sadece milletvekilleri olacağına buna bazı ilaveler yapalım. Bunlar FP'nin başarılı il başkanları olabilir. İlim ve fikir adamları olabilir. Altını çizerek ifade ediyorum ki milletvekillerinin dışındakiler müştereken seçilecek. Bu durumda 125 kişilik kurucular kurulu ortaya çıkacak. Bunlar büyük kongre yetkisine sahip gibi genel başkanlarını ve genel idare kurulunu seçsinler. Genel başkan olmak gibi bir talebiniz var mı? Genel başkan olayım diye bir sevdam yok. Benim bu istikamette en ufak bir ihtirasım yok. Ancak kurucular kurulu biraraya gelerek derlerse 'Biz hizmeti size verdik'. Böyle bir hizmet tevdi olduğu zaman inançlarım itibarıyla benim bunu reddetmem mümkün değil. Gül seçilirse ne olur? Kurucular Kurulu Abdullah Gül'ü genel başkan seçerse tavrınız ne olur? Ben bu durumda Abdullah Gül'ün emrinde seve seve çalışmaya hazırım. Tayyip Erdoğan'la aynı partide siyaset yapmak istemez misiniz? Tayyip Erdoğan'ın, temenni ederim ki, siyasi yasaklı olmadığı hususunda karar çıksın. O karar çıktığı zaman bu davaya uzun yıllar hizmet vermiş bir kardeşimiz olarak kendisinin Kurucular Kurulu'nda bulunmasını temenni ederim. Eğer Kurucular Kurulu Tayyip Erdoğan'ı genel başkan seçerse herkes buna uymak mecburiyetindedir. Peki Kurucular Kurulu'ndaki milletvekili dışındaki isimler nasıl tespit edilecek? Gayet kolay. Bir metod şu olur. İsterseniz en büyük şehirlerden 7-8 il başkanı olabilir. Eski milletvekillerimiz belli. Müştereken şu eski milletvekilerinden en başarılı 7-8 tane arkadaş üzerinde mutabakata varılır. Sosyal, ekonomik, siyaset ve dış politika sahasında ilim adamları müştereken tespit edilir. Bizim metodumuzda dayatma yok. Herşey uzlaşma ve demokratik yöntemlerle olacak. Erdoğan da kurucu üye olabilir "Bunun dışında başka demokratik yöntem söylemem mümkün değil. Biz önceden herkesin kabul edibileceği hatta onların tabiri ile tarafların kabul edeceği genel başkan ismi ortaya atalım. Biz bu metodla bir genel başkan aramaya başlarsak genel başkan adayları birden bire çoğalır. Birisi çıkar der ki 'Benim bu zattan ne eksiğim var' diyerek kendisi genel başkan olmak isteyebilir. Bunu ortadan kaldırmak için Kurucular Kurulu gelerek seçimini yapar. Gayet tabii geçmiş dönemde bu davaya hizmet vermiş bütün insanlar katılabilir. En ekstrem bir misal olarak ifade ediyorum. Siyasi yasaklı olmadığı tescil edildiği takdirde Tayyip Erdoğan Bey de bu Kurucular Kurulu'na üye olabilir. Ondan sonra kim genel başkan olacak, kim genel idare kurulu üyesi olacaksa demokratik çerçevede belirlenir. Bu açıklamanın ardından bazı arkadaşlar hemen yanlış yorumlara içine girdiler. Bu teklif inandırıcı değil dediler. Şimdi kendilerine buradan çağrıdan bulunuyorum. Kendilerine göre inandırıcı olan teklif neyse getirsinler ortaya koysunlar. Ancak bunun bir tek şartı var. Dayatmacı bir teklif olmayacak, tamamen demokratik bir teklif getirsinler varsa oturalım konuşalım ve müzakere edelim." ERBAKAN sıcak bakıyor
Sayın Necmettin Erbakan'la da istişare ediyorsunuz. Sayın Erbakan bu teklife nasıl bakıyor? Sadece Necmettin Erbakan Bey'le değil herkesle istişare ediyoruz. O da bu metodun en iyi metod olduğunu düşünüyor. Sayın Erbakan bölünmeme noktasında size tavsiyelerde bulunuyor mu? Kesin olarak bölünmenin olmamasını söylüyor. Bana tembih ettiği husus şudur: "Gördüğüm bir yanlışlık var. Bazı arkadaşlar küçük olsun bizim olsun anlayışı içersinde yeni partiler kurmak hevesindeler. Halbuki bu bizim temsil ettiğimiz dünya görüşüne en büyük zararı verir. Her türlü fedakarlığı yaparak bütünlüğü tesis etmenizi tavsiye ederim." Biz yöntem olarak bunu bulduk. Yine çağrıda bulunuyorum demokratik anlamda başka ne öneriniz varsa getirin müzakereye açığız. Fazilet Partisi'nin kapatılmasının ardından kurulacak yeni parti "Fazilet-1 gitti Fazilet-2 geldi" anlayışıyla mı kurulacak? Hayır. Bir defa kabul edelim ki dünya hiçbir devirde görülmemiş ölçüde büyük değişimler içindedir. İki ana hedefi hep gerçekleştirmeye çalıştım. Değişim ve toplam kalite. Dünyadaki değişikliklere paralel olarak biz de değişeceğiz. Ancak bir şartla. Bizim bazı temel doğrulamız var ki bizim bu doğrulardan sapmamız mümkün değildir. Kimse şu iddiada bulunmasın. Bulunuyorsa o başka bir siyasi gidişin içindedir. 'Bizim partiler arda arda kapatıldılar. Çizgide değişiklik yapalım.' Hayır. Biz böyle bir çizgide ülkeye hizmet edileceğine inanıyoruz. Böyle bir çizgide değilsek benim böyle bir siyasi faaliyette bulunmamın anlamı kalmaz.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv Bilişim| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |