T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

İ Z L E N İ M

İkinci el telefon anarşisi

Sanki insanların kandırılması için kurulmuş bu alış-veriş merkezleri... Hiç bir tedbir yok ve kesin bir dayanağı olmayan kurallarla çalışıyorlar. Kim ne kadar çok kandırabilirse o kadar kârlı sayanlar var aralarında. Tabii bazı saygın esnaf da yok değil.. Zaten kaderlik de onlara oluyor. Namusu ile çalışıp, üç-beş kuruş çoluk çocuğunun rızkını temin etme gayretinde olanlar maalesef kötülerin kurbanı oluyorlar. Ankara'nın İtfaiye Meydanı'nda faaliyete geçirilen ve adına "Ulus Ucuzluk Pazarı" denilen bu mekanda özellikle ikinci el telefon ticareti yapılıyor.. Bu arada tamir ve bakım işleri yapanlar da var. Yalnız bu ehliyetsiz tamirciler belki geçici olarak telefonları tamir ediyorlarsa da, zaman içinde daha büyük sıkıntılar yaratabilecek bazı hatalar yapıyorlar.

Yetkili servisleri tercih edin

Bu konuda görüşlerini aldığım Başarı Elektronik Teknik Servis Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Senai İstanbulluoğlu önemli açıklamalarda bulundu ve vatandaşların, ucuz tamir yaptıracağım derken malına zarar verdiğini ve ikinci el telefon değişiminin sakıncalarını şöyle anlattı: "Vatandaş yeterince bilinçlendirilemediği için maalesef kendi malına kendisi zarar verdiriyor. Belki 10 milyon liraya tamir ettirdiği telefonuna 20 milyon liralık zarar açılır da farkına varmaz. Bu nedenle pahalı da olsa mutlaka yetkili servisler tercih edilmelidir. Piyasada çıkarcı sahtekarlar var.. İşinin erbabı olmadığı halde vatandaşı kandırıyorlar ve böylelikle toplumumuzda telafisi mümkün olmayan bir ahlaksızlık buhranı yaşanıyor. Her telefon ülkemize kesin devlet garantisi ile geliyor. İkinci el telefonların sanki sıkıntısı giderilemiyormuş gibi piyasadaki sahdekarların kucağına düşülüyor. Bundan vatandaş da zarar görüyor, devletimiz de... Bizim işimiz onarım ve biz tüm ürünlerimizi (çok eski modeller de dahil) onarıyoruz. Oysa halkımızda genel bir yanılgı var, sorununu kısa yoldan, ucuza halledeyim düşüncesinde. Halbuki yetkisiz ve ehliyetsiz tamirciler, çalıntı yan cihazlarla problemin çözülmesi cihetine gidiyorlar ve sonuçta zararlı çıkan tüketici oluyor."

Gerçek bir hikaye

Görüldüğü gibi dünya çapındaki bir kuruluşun en yetkili isimlerinden Senai İstanbulluoğlu ikinci el telefon alışverişi yapan kişi ve kuruluşlara yaklaşılmamasını, bu ucuz yolu tercih edenlerin mutlaka zararlı çıkacaklarını söylüyor. Gerçekten de bu böyle midir?.. Evet, benim tesbitim de Sayın İstanbulluoğlu'nu doğruluyor ve işte bu konuda yaptığım araştırmalar ve vardığım sonuç... Altındağ Belediyesi tarafından "fakir fukara sebeplensin" diye açılan Ulus Ucuzluk Pazarı'ndan vatandaşın birisi Taner Ayık adında bir esnaftan Samsung marka telefon alır. Aradan kısa bir süre geçtikten sonra telefonun arızasının farkına varıyor ve getirip iade etmek istiyor. Satıcı vatandaş "beyefendi ben sana bunu garantili verdim ve tamirini yapmak ve sana beğendirinceye kadar eksiklerini tamamlamak benim görevimdir" diyor ve tamir etmek üzere telefonu alıyor.

Çık içinden çıkabilirsen

Ertesi gün vatandaş gelip telefonunu teslim alıyor, ancak aynı arıza yine zuhur ediyor, yani tamir edilebilmiş değil. Bu arada tekrar götürüyor ve bu sefer Taner Ayık denen satıcı "arkadaş ben telefonu sana sağlam teslim ettim, bozmasaydın" diyerek restini çekiyor. Bunun üzerine alıcı birçok telefoncu ve tamirciye başvuruyor, hepsi de bir ayrı bahane ile tamir parası koparmak istiyorlar. Sonuçta alıcı; Taner Ayık denen satıcının Ihlamur Sokak'ta aynı mesleği icra eden ağabeyi Hamdi Ayık'ı buluyor, o da önce iyi niyetle yaklaşım gösteriyor, fakat daha sonra o da restini çekiyor. Ancak Hamdi Ayık şu itirafta da bulunmayı ihmal etmiyor "Arkadaş sen nasıl bir adamsın ki İtfaiye Meydanı'ndan telefon alıyorsun, oralara yaklaşılır mı?"

Sonuçta alıcı vatandaş Samsung marka telefonların arızasının giderilemediğini, Kore malı olması hasebiyle parçasının bulunmadığını öğreniyor; bunun üzerine bu marka telefonların sorumlu servisi olan Başarı Elektronik'e giderek durumu izah ediyor, burası gerekli testleri yaptıktan sonra telefonun kullanılamaz halde olduğunu, arızasının çok fazla ve masraflı olduğunu beyan ediyor.

Altındağ Belediyesi bu konuda duyarlı... Sahtekarlara göz açtırmıyor ama, bu Taner Ayık denen adam belki de dolandırdığı ve kandırdığı yüzlerce vatandaşın intizarı ile veya bir başka nedenle işyerine haftalardır gelmiyor, İzmir Caddesi Ihlamur Sokak'ta Tiryaki İş Merkezi'ndeki ağabeyi ise kardeşinin nerede olduğunu bilmediğini söylüyor.

Sahtekarlık olaylarının yaşandığı bu tür alışveriş merkezlerinde Emniyet gerekli önlemleri zaman zaman aldığını söylüyor. Özellikle 18 yaşın altında çocukların kandırılmalarını önlemek için bir minibüs dolusu polis var.. "Ya 18 yaşından yukarı dolandırılanlar ve kandırılanlar ne olacak?" dediğimizde polisler "onlar savcılığa başvuracaklar" diyor. Öyle veya böyle, Allah bu alışveriş merkezlerine kimseyi düşürmesin.. Ve ısrarla söylüyorum, mümkün olduğu kadar buralardan kimse telefon almasın. Hele hele tamirat için hiç gidilmemesini ve mutlaka yetkili servislerin tercih edilmelerini tavsiye ediyorum.

Başarı Elektronik

İkinci el telefonla ilgili iz sürerken ulaştığım Başarı Elektronik konusunda da bilgi sahibi oluyorum... Ankara Balgat'taki muhteşem binasının varlığı bir yana Akyurt'taki fabrikasında Kaan LS-256, Kaan 800 TV vericisi Kaan Dect kablosuz telefon sistemleri, (Kaan 991) ofis içi iletişimde rahatlık sağlayan Kaan Wırex ve elektrik sayaçları ürettiğini öğreniyorum. Teknik serviste görev yapan yetkililer, Başarı Elektronik'in Almanya ile birlikte dünya standartlarında hizmet veren, bünyesinde çeşitli kuruluşları bulunan ve 6 telefon markasının Türkiye temsilcisi olduğunu söylüyorlar. Bu arada, Senai İstanbulluoğlu'nun insan sağlığı ile ilgili yaptığı bazı açıklamalar oldukça ilgimi çekiyor: "Ankara'da Dikmen ve Şentepe'de özel sektör tarafından kurulan televizyon vericilerinde radyasyon kontrolu yok. Ayrıca bu vericiler RTÜK, Telsiz Genel Müdürlüğü ve TGM-ST-006 sayılı standardına uygun değil.. Dolayısıyle insan sağlığına önem veriyorsak ki vermek durumundayız acilen tedbir almak durumundayız." Görüldüğü gibi tehlike tepemizde duruyor.. Başkentliler göz göre göre bu tehlikeyi yaşıyor. Buna rağmen herhangi bir tedbir alınmıyorsa; ya diğer Anadolu şehirlerimizdeki tehlikenin boyutlarından kim haberdar olacak?..




12 Temmuz 2001
Perşembe
 
Künye
Temsilcilikler
Reklam Tarifesi
Abone Formu
Mesaj Formu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED