|
|
|
|
Gündemimde yine atletizm var. Bıkıp usanmadan, bu ana spor dalının sorunlarını yazacağım. Yeter ki, yetkililer bu konuda akıllarını başlarına alsınlar. Süreyya Ayhan kızımızın Avrupa Şampiyonluğu karşısında havalarda uçtuk. Kolay değil, Cumhuriyet tarihimizde ilk kez bir kızımız 1500 metrede Avrupa Şampiyonluğunda altın madalyayı boynuna taktı. Devletteki büyüklerimiz bu kızımızı bağrına bastı ve teri "kurumadan" ödüllendirdi. Buraya kadar her şey güzeldi. Yani, kızımız piste çıkmış ve birinci gelmişti. Devletimizde, ona verdiği sözü yerine getirmişti. Dediğim gibi, buraya kadar her şey güzel. İşin "çirkin" tarafı, bu başarılı kızımızın elinden tutulup, parsa toplayanlar gibi, bazı parti liderlerinin huzuruna çıkarılmasıydı. İşte, ben buna isyan ettim. Kimsenin, Türk milletine mal olan başarılı atletimizi, siyasi hedefleri uğruna "alet" etmeye hakkı yoktur. Bu kişiler, çok sevdiğim iki dost, eski Atletizm Federasyonu Başkanı Mehmet Yurdadön ve Gençlik ve Spor Vakfı Başkanı, eski Müfettiş Feyzullah Zeren dahi olsa, isyanım sürecek. Yurdadön ve Zeren, CHP'den Milletvekili aday adayı oldular. Bu tercih, analarının ak sütü gibi onlara "helal" olabilir. Ancak... Süreyya Ayhan'ı elinden tutup, CHP lideri Deniz Baykal'ın huzuruna götürmeleri, işin "garip" tarafı olarak ortaya çıktı. O bakımdan, Avrupa Şampiyonu Süreyya Ayhan'ın belirli bir siyasi partinin içine sokulup, gelecek için siyasi yatırımlarına aracı kılınmasını, sonuna kadar, kınıyorum. Yani... "Kaş yapayım derken, göz çıkartıldı."
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |