T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

H A Y A T

Çocuklar televizyonla büyüyor

"Çocuk ile televizyon arasındaki ilişki genellikle başka ilgi araçlarının sayısı ve etkisi azaldıkça artacaktır" diyen Hüseyin Emin Öztürk, "Bu sebeple farklı uğraşlar edinme imkanı bulan çocuklar genellikle televizyona karşı daha az ilgili olmaktadırlar" dedi.

Çocuk Edebiyatı yazarı Dr. Hüseyin Emin Öztürk çocukların kişilik gelişimini olumsuz yönde etkilediğini ileri sürdüğü televizyonun çocukları esir aldığını belirterek bu konu üzerine yaptığı araştırmaları ve görüşleri bir kitapta topladı. "Kişilik Gelişimi Açısından Çocuk ve Televizyon" adını taşıyan kitapta yazar Öztürk, "Çocuk ile televizyon arasındaki ilişki genellikle başka ilgi araçlarının sayısı ve etkisi azaldıkça artacaktır. Bu sebeple yaşadığı sosyal çevre ev dışında farklı uğraşlar edinme imkanı bulan çocuklar genellikle televizyona karşı daha az ilgili olmaktadırlar. Buna karşılık zamanının büyü bir bölümünü ev ortamında geçiren çocuklar için televizyon en cazip oyuncak durumundadır" diyor.

Çocuklar yerli dizileri seviyor

Çocukların en çok televizyonda yayınlanan filmleri, en çokta yerli filmleri seyrettiğini söyleyen Öztürk "Çocuklar TV filmlerinin, özellikle büyükler için yapılmış olanlarını tam kavrayamazlar. Birisini kötülük için vurup öldürenle, kendini savunan ya da kötü kişileri cezalandıran kahramanın davranışını birbirinden ayırdedemezler. Dolayısıyla hep kaba güç kullananın haklı olduğu veya kazandığı sonucunu çıkarabilirler" diyerek şiddet ve cinsellik içeren filmlerin çokluğunun gelişme çağındaki çocukların üzerinde oldukça olumsuz bir etki yarattığını belirtiyor.

Aile içi iletişimi yok oluyor

Yaptığı araştırmada televizyonun aile içi iletişimi yok ettiğini belirten Öztürk, "Televizyonun en önemli sakıncalarından biri hiç kuşkusuz aile içinde söyleyişi, dertleşme ve konuşmayı sınırlamasıdır. Akşamları biraraya gelen aile üyeleri yüzlerini ekrana çevirip konuşmayı en aza indirerek, birbirini susturmaya çalışarak saatler geçirirler. Aile içinde birlikte eğlenme, etkileşim, sorunları tartışma kalkar. Aileler toplumsal yalnızlığa alışır. Ailelerin değer yargılarında aşınma ve değişme başlar" diyor. Televizyon seyretmenin göze çarpmayan ama uzun sürede ortaya çıkan önemli sakıncalarının varlığına da değinen Öztürk, "Televizyon seyretmek büyük küçük herkes için ama özellikle çocuklar için zararlı sonuçlar yaratır. Çocuk pasif bir seyirci rolünü benimser, gördüğü ile yetinir. Algıladıklarını seçme, ayıklama, değerlendirme için zamanı yoktur. Programın hızlı akışı buna olanak tanımaz.Aslında hayalle gerçeği ayırdetmekte güçlük çeken çocuklar televizyon ekranında gördüklerini mutlak gerçekler olarak benimserler.Televizyon çocuğu tek yönlü etkiler, düşünmeye fırsat tanımadan egemenliği altına alır" diyerek televizyonun çocuklar üzerindeki olumsuz etkisini belirtiyor. Hüseyin Emin Öztürk Televizyonun insanlar üzerindeki etksini şu şekilde açıklıyor, "Televizyonun büyükler ve küçükler üzerindeki etkisi keyif verici ilaçların etkisine benzer: Azı uyarıcı çoğu uyuşturucu etki yapar."

 
Lazerle kılcal damar tedavisi
Tıpta kullanılan lazer teknolojisindeki gelişmeler sayesinde artık kılcal damar genişlemeleri lokal anestezi kullanılmadan 1-6 seansta tedavi edilebiliyor.
Hepatit 'B' uyarısı
Hepatit B'nin, Türkiye için, çağın vebası olarak tanımlanan AIDS'ten daha tehlikeli bir hastalık olduğu belirtildi. Gaziantep Üniversitesi (GAZÜ) Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yavuz Coşkun, A.A muhabirine, Hepatit B'nin, AIDS'den daha yaygın bir hastalık olduğunu belirterek, "Yüzyılın en kötü ve bulaşıcı hastalıklarından hepatit B ile toplum olarak mücadele edilmeli. Dünyada hepatit B virüsü ile enfekte olanların sayısı, AIDS'e yol açan virüsle enfekte olanların 100, Hepatit B taşıyıcısı sayısı, AIDS virüsü taşıyıcısının 80 katı dolayında" dedi. Tüm hastalar başta olmak üzere, herkes potansiyel Hepatit B, C ve benzeri enfeksiyonlu kabul edilerek mücadele yöntemleri geliştirilmesini öneren Prof. Dr. Coşkun, "Hepatit B'ye yakalanan; kendisine, ailesine, topluma ve ülkesine ekonomik ve manevi yükler getiriyor" diye konuştu. ABD'nin Wisconsin eyaletindeki bir hamburgercide çalışan işçinin Hepatit A hastalığından ölmesi üzerine, Ashwaubenon kenti civarında panik yaşandığı bildirildi. Hepatit A'dan ölen 19 yaşındaki Jessica Van Straten'in, 18 aylık oğlu ile başka bir çalışanın 18 aylık bebeğine hepatit A virüsü bulaştırdığı da saptandı. Restorandaki diğer işçilerde virüs tespit edilmediğini belirten yetkililer, müşterilerin paniğe kapılmamaları gerektiğini açıkladılar.
24 Ağustos 2002
Cumartesi
 
Künye
Temsilcilikler
Reklam Tarifesi
Abone Formu
Mesaj Formu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED