T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Derviş 25 milyar doların hesabını verecek mi?

Kemal Derviş önceki gece Ali Kırca'nın "Seçim Meydanı"ndaydı; dikkatle dinledim, Türkiye'yi ekonomik krizden kurtaran "Derviş programı"nın rakamlarla ifadesi nedir diye...

Hiçbir şey söylemedi...

Ağzından çıkan, sadece, "olacaktı", "yapacaktık", "umuluyordu", "daha kötüsü gelebilirdi" türünden muğlak ifadeler.

Olacaktı ama olmadı.

Yapacaktı ama gerçekleşmedi.

İyisini umuyordu ama daha kötüsü gelebilirdi.

İşte Derviş'in Türkiye'yi ekonomik krizden kurtaran programı.

Yani ortada program filan yok.

Olmayan programın yürümesi, Derviş'in iddia ettiği gibi, sadece "taze para"ya değil, geniş kitleleri üretime ikna edecek siyasal dönüşümlerin gerçekleşmesine bağlı görünüyordu.

Bu konuda hiçbir şey yapılmadı.

Ekonomik daralmanın (verimsizliğin, üretimsizliğin) "açık toplum-şeffaf devlet" ilkesiyle aşılabileceği, üretim için yegane dinamiğin "siyaset" olduğu gerçeği bir türlü kavranamadı.

Bu nedenle, ekonomiyi kurtarma girişimleri, her defasında, ülkeye zaman, kaynak ve enerji kaybettirdi.

Derviş Türkiye'ye getirtildiğinde dolar 900 bin liraydı.

Ekonomiden sorumlu kılındığında "bir anda" 1 milyon 600 bin TL'ye fırladı.

Bunun neden böyle olduğunu anlamak için "iktisatçı" olmaya gerek yoktu elbette.

Türkiye'deki yabancı bankalar piyasadan külliyatlı miktarda dolar ve mark topluyordu. Merkez Bankası da, piyasaya döviz sürmeyerek, "kendince" döviz rezervini korumaya çalışıyordu.

Haklıydı.

Çünkü, Merkez Bankası piyasaya, piyasa bankalara, bankalar hükümete, hükümet Kemal Derviş'e, Kemal Derviş hükümete, halk da siyasete güvenmiyordu.

Vaktiyle "Türkiye için son şans" diye pazarlanan programın, "olacak", "yapılacak", "umuluyor" gibi geniş zamana dayalı hedefler öngördüğünü ve fos çıkacağını, ayıptır söylemesi, biz bundan bir yıl mukaddem oturduğumuz yerden öngörmüş, üstelik yaşadığımız krizin "ekonomik" değil, "siyasî" olduğunu yazmıştık.

Çünkü, siyaset olmadan hiçbir program, hiçbir iyileştirme paketi, hiçbir kurtuluş reçetesi başarıya ulaşamazdı.

Arkasında kayıp iki yıl bırakan Kemal Derviş şimdi siyasette.

Üstelik, "solu birleştirip liberalize etmek" gibi boyundan büyük işlerle uğraşıyor.

Ama halk onu, "özlenen sosyal-liberal birleşme"yi gerçekleştiremediği için değil, IMF'den gelen paraları "üretim"e aktarmayıp bankacılık sektöründe batırdığı için yargılayacak.


24 Ağustos 2002
Cumartesi
 
MEHMET E. YAVUZ


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED