T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Başını kumdan çıkarmak

BERLİN- Gazeteciliğin azizlikleri vardır. Önemli bir gündem maddesi nedeniyle yaptığınız geziler, özellikle dış geziler sırasında ülke ve Ankara siyaseti ısınabilir ve bu durumda kendinizi hem dışarıda hissedersiniz hem bu ısınma üzerine yazmak istersiniz…

Siirt seçimlerinin iptalini, Tayyip Erdoğan'ın dün Meclis'te yaptığı başörtüsü konusunda milletvekillerini uyardığı önemli grup konuşmasını diğer yazar ve gazeteci arkadaşlarla birlikte Berlin'de duydum.

Siirt seçimlerinin iptal edilmesi, Yüksek Seçim Kurulu'nun vereceği karara göre Tayyip Erdoğan'a milletvekilliği ve Başbakanlık kapısının açılacak olması, bu çerçevede AKP'nin Anayasa'nın 76. maddesinin değişikliği için ilk öneriyi imzaya açması önemli gelişmeler.

Bunlar Türkiye'nin "siyasi normalleşme" yolunda atması gereken adımlardan birisinin ön belirtileri…

Tayyip Erdoğan'a Başbakanlık imkanının açılması, getireceği yeni meşruiyet dalgasıyla ve liderin siyasi olarak iyice görünür kılınmasıyla, tekrar ülke gündemine yerleşen tesettür konusunun, bu konu etrafında cereyan eden tutum ve tartışmaların sona erdirilmesi açısında da önemli…

Ancak şunu da kabul etmek gerekir ki, hiçbir oyun tek oyuncuyla oynanmaz…

Normalleşme konusunda AKP ve Tayyip Erdoğan kadar devlet aktörleri, merkez medya ve merkez güçler de sorumluluk taşıyorlar ve taşımalılar.

Anlamsız bazı girişimler bunlara verilen anlamsız bazı tavırlar ülkeyi zaman zaman, hiç gerek ve gerekçe yokken bir kez daha rejim tartışmalarına itiyor.

Aslında Türkiye bu yolla başını kuma gömerek tekrar mahallileşiyor. En kötüsü en az yirmi yıllık toplumsal ve siyasal değişim dalgasının ürettiği kıymetli sonuçlar, örneğin AKP'nin yaşadığı ve İslami kesim açısından simgelediği değişim sanki buharlaştırılmaya çalışılıyor. Oysa "İslami alanın kendi içinde ve kendi dinamikleriyle çağa uygun demokratik bir dil üretmesi, bu yolla AKP'nin demokratlık ve çok-kültürlülük projesini henüz tam ya da istenildiği gibi özümsemese bile, bu projenin kurucu parçalarından birisi haline gelmesi, Türkiye'nin de İslami toplumların da tarihi seyirlerinde önemli bir kilometre taşı"dır.

Bugün kadar toplumsal değişmeye kendisini uyarlamak, yani demokratikleşmek yerine, bu değişmeyi sosyal, ekonomik, kültürel cihazlarla yönlendirmek, yani entegrasyon politikaları üretmek yerine, onlarla kavgaya tutuşan siyasal sistem ve başaktörleri artık bazı gerçeği görmek zorundadır.

Cebir, şiddet, keyfilik yoluyla hiçbir toplumsal talep ortadan kalkmaz, hiçbir toplumsal sorun buharlaşmaz. Tersine azar ve yeni sorunlar üretir. Bu talepler kucaklandıkları ve tatmin edildikleri andan itibaren varlık nedenlerini yitirirler, dahası bu kucaklanma sürecinde kendi içlerinde değişim yaşarlar…

Türkiye'de de bu olmuştur…

Yıllardır demokrasi ve değişim ikilisini öne alanların düşünceleri doğrulanmıştır.

Şimdi mesele bunun siyasi olarak doğrulanmasındadır.

Seçimler toplumun merkezi ile çevresi arasındaki kara delikleri çevrenin doldurmaya çalıştığını gösterdi. Sıra merkeze ve atacağı adımlara geldi.

Örneğin ilk iş olarak 3 dakikalık ya da 20 dakikalık ziyaretler ile "vesayet demokrasisi oyunu"na artık son vermek gerekir. Basının buralardan beslenmeyi bir yana bırakması gerekir.

Bir süredir yurtdışında yoğun temaslar içindeyiz. Ne gariptir ki, Batı, Türkiye'nin yaşadığı bu değişimin ne kadar değerli olduğunun bizden daha çok farkında. Yerel değerlerin modernleşmesi, İslami kültür kendi içinden demokrasi modeli ve bir tür siyasi sekülerlik üretmesi sadece Türkiye için değil, Batı için de önemli.

Şu an önemli ve acil olan mesele, Kopenhag'a doğru Türkiye'nin bu gerçeği uluslararası alanda siyasileştirmesi meselesidir.

Hem bu meseleyi ve hem dün yazmayı vaadedip ertelediğimiz 11 Eylül sonrası 'Avrupa'sında Türkiye ve Türkiye'nin AB mecarası konusunu yarın ele alacağız…



4 Aralık 2002
Çarşamba
 
ALİ BAYRAMOĞLU
ALİ BAYRAMOĞLU


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan| Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED