|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Necmi Erdoğan'ın hazırladığı Yoksulluk Halleri (Demokrasi Kitaplığı, Ağustos 2002)'ni okuyorum. 632 sayfalık kitapta yoksullarla yapılmış konuşmalar var. Bunlardan birinde 69 yaşında yedi çocuklu, yıkılmak üzere olan bir gecekonduda yaşayan işsiz bir vatandaş konuşuyor. Temmuz 2001 tarihinde yapılan röportajda bakın bu vatandaş neler söylüyor. Bir yıl sonra yapılacak seçimlerin sonucunu nasıl tahmin ediyor; kurulacak hükumetten neler istiyor: "-Peki bu işin sonu ne olacak, bu fakirlerin durumu ne olacak? Kim çözebilir, kim yapabilir, kim kurtarabilir bu insanları? -Ağbi, bunu ne bu hükumet yapabilir, ne de kimse yapabilir. Bunu yapacak, bütün komple, silme yeni bi hükümet. Komplesinin yerine temiz, genç bi hükümet gelecek. Belki, onlar bi şey yaparsa yapar. Zaten biz olmuşuz ya! Zaten bunu yiyen yediler. Yiyen yiyo. Devlette para kalmadı, diyorlar. Niye? Onun bunun, işçinin parasını, fakirin fukaranın parasını onlar hortumluyo. Başka bi şeyi yok ki bunun. Bu kadar olmaz ki! Baştakiler düşünmüyo ki. Zaten Türkiye, bütün gerisin geri gitti. -Ne yapsalar çözülür bu iş? -Valla, bunun çözümü, dediğim gibi, yeni bi hükümet kurulması. Yeni bir, genç bi hükümet kurulması. Biz zaten bu hükümetle -şimdi şu vaziyette, biz Amerika'ya falan satılmışız. Biz satılmışız. Bir şey diycem sana, Derviş gibi adam Türkiye'de yok mu? Acaba kaç bin tane var? Niye onlar olmuyor da, Derviş'i Amerika yolluyo buraya? Türkiye'nin hükümeti o mu olacakmış? Türkiye'yi o mu yönetecekmiş? Derviş kim oluyor ya? Bilmem kim oluyor? Sonra, bizim devletimizde kanun yok, bi şey yok, hiçbi şey yok... -Adalet yok mu? -Adalet yok. Adalet diye bi şey kalmadı artık. Adalet olsa... Acın birisi giderken, fırından, canı isterse, ne olursa olsun, bi ekmek alayım, demiş. Aldı. Mesela, parasını vermeden aldı. Bu adam yakalanıyo, geliyor altı ay ceza yiyo, bir sene ceza yiyor. Peki, bu bankaları, bu devletin paralarını götürenler niye yatmıyo içerde? Hı? O niye yatmıyo içeri? Adliyeden giriyo, öbür kapıdan çıkıyor. -Peki amca, şey dedin, genç hükümet gelecek, dedin. Genç hükümet gelsin; ne yapmasını istiyosun? Ne yapacak genç hükümet sana? -Ağbi, genç hükümet bi defa bu hortumları silip atacak. Bu hırsızları silip atacak, cezalandıracak, yok edecek. Ondan sonra, planlı yapacak. Güzeeel bi adalet getirecek buraya, Türkiye'ye bi adalet getirecek. Böyle devletin parasını mı götürdü? Gel diyecek buraya, gel gel gel. "Sen fakirin fukaranın parasını mı yiyorsun?" Ona gereken cezayı verecek. Yapacaklar bunu. -Ona ceza vermesinin sana faydası olacak mı? -Türkiye'ye faydası olur, bana değil. Türkiye'ye faydası olur. (s. 329-330)" Vatandaşın "adalet" ve "kalkınma" istediği ortada. Seçimlerde bu isteğini fazlasıyla belli etti. Ey hükumet! Vatandaşın "son şansı" sayılırsın, ona göre davran.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan| Arşiv Bilişim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |