|
|
|
|
İddia ediyorum, son 6 ay içinde İlhan Cavcav ve Gençlerbirliği hiç bu kadar "medyatik" olmadı. Oysa... Cavcav, esas işi "undan" çok iyi anlamasına karşılık, "futbolcunun iyisinden" daha çok anladığını bazı beyinlere vura vura anlattı.. Cavcav Başkan bunu 25 yıllık başkanlığı döneminde defalarca ortaya koyarken, 1923 patentli Gençlerbirliği ise, bir kulübün nasıl yöneltileceğini bizlere öğretti.. Ucuza kapattığı futbolcuyu, "pahalı" transferle satma başarısını gösteren Cavcav ve Gençlerbirliği, şimdilerde tüm medyanın göz bebeği. Zira.. Ortada, herkesin kabul ettiği, bir başarı var. Bu başarıda, hem ortaya konulan futbol adına, hem de alınan sonuçlarla ilgili. Kasası Dolarla dolu olan Gençlerbirliği, yıllardır sürdürdüğü "akılcı" davranışlarını bugünlere taşıdı. Bunda da en büyük pay İlhan Cavcav'a ait. Evet, bu futbol duayeni ile geçenlerde konuştum. "Artık Gençlerbirliği'ni Şampiyonluğa oynatman gerekli" dediğimde, lafı ağzıma tıkadı.. Cavcav, bu dileğime karşılık "Bu O kadar kolay değil. Futbolcularımın büyük kısmı genç. Orta yaşlılarda, şampiyonluğa oynayan takımlardan gelmemiş. Evvela bunu içimize sindirmemiz gerekir. Kocaelispor maçından sonra, futbolcularımla oturup konuştum ve takıma takviye yapılması konusundaki düşüncelerini öğrenmek istedim. Futbolcularımın çoğu, kadronun yeterli olduğunu, takviyenin takıma zarar verebileceğini söyleyince bu önerimi geri çektim" cevabını verdi. Yani, anlayacağınız Gençlerbirliği gittiği yere kadar gidecek. Bakarsınız, tünelin ucunda, şampiyonluk "altın tepsi" içinde Gençlerbirliği'ne sunulursa, O zaman işler başka görüntüye dönüşebilir.. Cavcav'ı bu olumsuzluğa iten taraf, Gençlerbirliği'nin eksikliklerinin giderilmesinde bazı unsurların belirleyici rol oynaması.. Bu unsurların başında, seyirci, taraftar ve medya geliyor. "20 milyon liraya sezonluk bilet satmaya kalktık, bunda da başarılı olamadık. Sadece ve sadece 2500 bilet satabildik. Son üç maçta, kasamıza para atamadığımız gibi, bir de 7 milyar lira borçlandık" diye dert yanan Cavcav, bilhassa "12'nci adam" sıkıntısının başrolde olduğunu söyledi. Yaş ortalaması 24 olan, ligin en fazla gol atan takım etiketi ile görüntü veren, Gençlerbirliği, rakiplerinden önce, yukarıda sıralanan üç unsur ile boğuşuyor. Ve Cavcav, son söz olarak şunları haykırdı: "Şimdi bakıyorum, kulüpler ağızlarını şapırdatarak bazı futbolcularımızı kadrolarına almanın çabası içinde. El Saka, Ahmet Hassan, Thomas, Serkan ve Okan'a transfer üzerine transfer teklifleri geliyor. Herkes her futbolcumu kadrosuna almak için çaba sarfedebilir. Ama Gençlerbirliği'nden artık bir çivi bile sökemezler. Bizde daha çok, Okan, Serkan ve Ahmet Hassanlar var. Alt yapımızdaki 1500 futbolcuya güveniyorum. Büyük kulüpler bu kafada gittiği süre içinde, Gençlerbirliği kasasını daha çok dolduracaktır. Bunu herkes böyle bilsin." İşte, Gençlerbirliği'nin yaratıcısı İlhan Cavcav'ın görüşleri bunlar. Anlaşılan kulüpler bu kafada gittiği süre içinde, Cavcav ve Gençlerbirliği adından daha çok söz edeceğiz. Benim merak ettiğim konu şu. "Şampiyonluk" Ankara'ya geldiğinde, O zaman büyük olduklarını söyleyip duranlar, bu uykudan uyanabilecekler mi acaba?
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat| Arşiv Bilişim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |