|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
2001 yılı şubat krizinin perde arkasını anlatan Merkez Bankası eski Başkanı Gazi Erçel, yabancı bankaların krizi tetiklediğini, IMF'nin de krizin büyümesinde rol oynadığını iddia etti.
Merkez Bankası eski Başkanı Süleyman Gazi Erçel, 2001 yılında yaşanan ekonomik kriz sırasında Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı bankaların 'vahşice' davrandığını ve krizi tetiklediğini ileri sürdü. Erçel, büyük bir kredibilite ile uygulanmaya başlayan ekonomik programın bankacılık kesiminin zaafiyetleri ve kar tutkusu yüzünden zaafa uğradığını söylerken, yerli bankaların birbirlerine karşı yürüttükleri rekabetin yabancı bankaların işine yaradığına dikkat çekti. Merkez Bankası eski Başkanı Erçel, internet sitesi www.digimedya.com'da şubat krizinin perde arkasını 'Akrep Hikayeleri' adı altında anlattı. Erçel, krizin büyümesinde IMF'nin de rol oynadığını iddia etti.
Ülkeyi krize soktular
Türkiye'deki yabancı bankaların sistem içinde yüzde 4 gibi bir paya sahip olmalarına karşın döviz hareketlerinin bu bankaların elinde olduğunu söyleyen Erçel, çarpıcı açıklamalarını şöyle sürdürdü: "Türkiye Cumhuriyeti Hazinesi'nden dolar hesabıyla 90'lı yıllarda yıllık ortalama yüzde 27 kazanç sağlamanın dayanılmaz cazibesine kendilerini kaptırmışlardı. Söylentiye dayalı sermayeyi en iyi şekilde temsil ediyorlardı. Nitekim, Kasım 2000 ve Şubat 2001'de bunun örneklerini gösterip ülkeyi krizin içine sokmada ve bırakmada önemli rol oynadılar. Vahşi küreselleşmenin gereklerini yerini getirdiler."
IMF batarken para verdi
Erçel, finans sektöründe yaşanabilecek ani bir nakit likidite sorunan karşı 'iyi bir ek araç' olan IMF kaynaklarının anlaşmalarda aykırı bir hüküm bulunmamasına karşın Türkiye'ye kullandırılmadığını açıkladı. "İzin şubat krizinden sonra çıktı. Yeni programda bu olanak Türkiye'ye tanındı" diyen Erçel, programın başarısız olmasında yabancı bankalarında büyük etkisi olduğuna dikkat çekti. Açık pozisyonları yanlış hesapladık Erçel, programın uygulanması sırasında karşılaştıkları sıkıntılar yüzünden krizin yaşandığını söylerken, bunları şöyle sıraladı:
Kur makası açıldı diye, bilimsel gerçekleri ve hesaplamaları göz ardı ederek, paniğe kapıldık.
Ödemeler dengesinin cari işlemler açığının, petrol fiyatlarında beklenmeyen artışların oluşması sonucu dikkate almadan, beklenenden yüksek düzeylere çıkmasından ürktük.
Yanlış hesaplamalarla, bankaların döviz pozisyon açıkları 20 milyar dolara çıktı diye bütün dünyayı korkuttuk.
Başta Telekom olmak üzere özelleştirmeyi, en iyi zamanlarda yapmayıp, hem para hem de güven kaybettik.
Sorumsuz bankacılık örnekleri vererek ve bankacılığın düzeltilmesine yönelik gerekleri yerine getirmeyerek Türk Bankacılık Sistemini krizin nedeni ve tetikçisi haline dönüştürdük.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv Bilişim| Dizi | Röportaj | Karikatür |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |