Yeni Safak Online...
T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

G Ü N D E M
Oyum en iyi yalan söyleyene…

Bir işçi, 'Şimdi Cem Uzan'a vereceğim. Gerçeklerden umudumu kestim, artık yalan duymak istiyorum. Oyum en iyi yalan söyleyene!..' diyor.

  • MUSTAFA KARAALİOĞLU

    Parti taraftarlığı, particilik gibi geleneksel çatışma ve kamplaşmaların bittiğine inanmayanlar, bir zahmet Balıkesir'e uzanıp rastladığı ilk kalabalığa karışsın. Burada, bırakın parti kamplaşmasını, aynı partiye oy verecek iki kişiyi bir arada bulabilmek bile neredeyse imkansız. Dargınlık, inatlaşma yok. Bir masada, Ak Partili'yle MHP'li, bir başka masada CHP'li, SP'li, DYP'liler… Hepsi de, 'artık o eski kavgalar geçti' diyor. Gerçekten güzel bir tablo. Bu bir uzlaşmanın mı yoksa siyasetten umut kesmenin işareti mi, şimdilik belli değil. Ama, muhtemeldir ki her iki ihtimal de geçerli.

    Balıkesir, sağın kalesi olarak bilinen bir şehir. Hem de bir zamanlar AP'nin tulum çıkartabildiği sağlam bir kale. Dolayısıyla, burada DYP her zaman var, bu seçimde de olacak. Ama, ülke çapında esen Ak Parti rüzgarına direnebilecek kadar değil. Hatta CHP, DSP'nin Balıkesir'deki mirasını devralabilirse -ki bu bir ölçüde mümkün- DYP'nin o zaman, bir adım daha gerilemesi kaçınılmaz görünüyor.

    CHP, bu seçimde Balıkesir'de Baykal'a rağmen ayağa kalkmak istiyor. Baykal'a rağmen çünkü, çokları onu pek istemese de yine de CHP diyecek. Ama, bu da herhalde Baykal'a açılan son 'ballı kredi' olur. Halkın gözünde, alacağı oyları hak adan bir liderden çok, şanslı bir adam gibi görünüyor. Yerini ona fazla bulanlar bile var. Mesela, babadan Halk Partili bir vatandaş, yörede çok kullanılan bir samimiyet ifadesiyle kulağıma eğilip fısıltıyla şunları söylüyor: 'Sağdıç, sana bir şey diyeyim mi! Aslında Baykal'ın yerinde Derviş olsa daha iyiydi ya neyse…'

    Her yerde olduğu gibi burada da seçmenin önemli bir bölümü bıkkın ve bu bıkkınlık sandığa kesinlikle yansıyacak. Genç Parti'nin bu bıkkınlık sonucunda yükseldiği aşikar. Kime oy vereceğini sorduğumuz bir işçi, 'Son seçimde DSP'ye vermiştim, daha önce ANAP ve SHP'ye… Şimdi Cem Uzan'a vereceğim. Gerçeklerden umudumu kestim, artık yalan duymak istiyorum. Oyum en iyi yalan söyleyene!..' diyor.

    Bir başkası… 'Hanımla ben oyumuzu Talip'e (Tayyip Erdoğan) vereceğiz ama ilk kez oy verecek kızım Genç Parti'yi tercih ediyor.'

    Bir de bütün bu olup bitenleri tebessümle seyredip, 'Yahu sen bakma bunlara. Şimdi böyle diyorlar ama, sandığı karşısında görünce eski partilerinden vazgeçemezler' diyenler var. Kimin haklı olduğunu anlamak için 4 Kasım sabahını beklemekten başka yol yok!

    Köylülerle konuşuyoruz. Seçim çalışmalarının temposunu, gelip gidenlerinin çok olup olmadığını soruyoruz. 'Hayır' diyor bir tanesi, 'pek değil..' Neden? 'Çünkü değil koalisyon partileri, 90'dan beri hükümet olanlardan bazılarının bile karşımıza çıkmaya yüzleri yok.' Sadece yeni partiler köylünün kapısını çalabiliyor.

    Bu sözde her yerde olduğu gibi Balıkesir'de de ekonomik krizin insanları çaresiz duruma düşürdüğü gerçeği saklı. 'Sanayi Odası olup da sanayisi olmayan tek şehir burası' diyorlar. Bu yüzden fakirlik, bu yüzden işsizlik hem normal zamanların hem de 3 Kasm'ın ilk gündem maddesi. Kriz, işsizlik ve varsa yoksa IMF düşmanlığı. Seçimin kilidi de buradan açılacak…

    Balıkesir, Ankara'ya 8 milletvekili gönderiyor. Bunlar nasıl mı dağılır? Türkiye genelinde nasıl dağılırsa öyle… Çünkü, bu seçimde oy dağılımı birkaç istisna hariç, gözle görünür bir homojenliğe oturmuş bulunuyor.



  • 26 Ekim 2002
    Cumartesi
     
    Künye
    Temsilcilikler
    ReklamTarifesi
    AboneFormu
    MesajFormu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED