Yeni Safak Online...
T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Balıkesir'de köşeler törpülenmiş

Otelde kahvaltıyla güne başlıyoruz. Sonra lobiye geçerek, lobi faaliyetlerinde bulunuyor ve ardından dolaşmaya çıkıyoruz.

Balıkesir'de de öyle oldu.

Otel odaları, ne kadar konforlu olursa olsun, insana garip duygular yaşatıyor. Bu ayrıntı, epeyce geniş. Edebiyatta örneği bol.

Balıkesir'de kendi aramızda tartışma çıktı. Ben bu nabız tutma işini galiba biraz fazla ciddiye almışım. Arkadaşların dediğine göre abartmışım.

Bir direğin tepesinde leylek yuvası gördüm. Çıkıp leyleğin de nabzını tutacağım deyince, ekip itiraz etti.

-Yahu gelirken yol kenarında keçilerin nabzını tutmak istedin, arabayı durdurduk. Daha sonra koyunları gördüğümüzde de aynı şeyi yaptın. Çobanla konuşmadan koyunların nabzını tuttun. Ama bu sefer olmaz. Hem bak, yuva boş, leylek gitmiş. Abartma! Direğe tırmanıp ne yapacaksın? Ya elektrik çarparsa...

Vazgeçirdiler. Doğrusu, elektrik çarpma ihtimali beni de korkuttu. Belli etmesem de, ısrarları üzerine gruba uyduğumu açıklasam da işte şimdi itiraf ediyorum.

***

Balıkesir, Ocaktan'ın memleketi. Dolaşırken tanıdıklara rastlıyoruz. Çay bahçesi, kahvehane bulmak için epeyce aramak gerekiyor.
Şurada bir çay bahçesi olacaktı...
-Orası 25 sene önceydi beyim.
-Zaman ne çabuk geçiyor... Biz orada tv seyrederdik.
Bir-iki yer daha sorsa, Ocaktan artık delikanlılıktan çıktığını kabullenecek.
Önceleri hep sola oy veren bir seçmen, bu defa "Cem"diyor.
-Hangi Cem?
-Uzan.
-Niçin?
-İMF'yi kovsa yeter.

"Yeter"li cevap veren biri daha vardı masada. Besim Tibuk'u sormuştuk.

-Doğru konuşuyor, çok güzel şeyler söylüyor. Hedeflerinin yarısını yapabilse yeter... Yeter ama...

-Eee?

-Aması var işte.

-Oy verecek misiniz?

-Hiç belli olmaz. Tek başına gelmesi lazım ki... Çok zor.

Bir başkası, bugüne kadar kararsızlığının sürdüğünü, ancak Kanadoğlu'nun son hamlesinden sonra kesin karar verdiğini söyledi.

-İnadına Tayyip.

İhtiyar bir seçmen "Talip Erdoğan iyi adam ama çok uğraşıyorlar, o da zorlanıyor" deyince, "Talip değil, Tayyip" şeklinde düzeltmemizi duymuyor.

Zagnos Paşa Camii yanında oturduğumuzda DYP il merkezinden hoparlörle yapılan aralıksız anonslar kulağımızı patlatacak gibi.

-Geliyoruz!.. Kararlıyız!.. Ekmeğinizi büyütmeye geliyoruz!..

Karayağız bir delikanlı şöyle cevap veriyor: "İyi, gelin bakalım!"

Biz de şu soruyu ortaya attık:

-Fırın ne tarafta?

HALKÇI MUSTAFA

Babasının koyu CHP'li olduğunu belirten bir Balıkesirli, ömrünün son demlerinde babasının şu şekilde vasiyette bulunduğunu anlattı.

-Ben öldükten sonra mezar taşıma 6 ok kazıttırıp şunu yazdıracaksın: "CHP'li Mustafa (...) burada yatıyor."

Bir vakit sonra vadesi dolunca, oğlu ne yapacağını şaşırmış. Çare ararken, en uygun şekli bulmuş kendince: "Halkçı Mustafa (...) ruhuna fatiha."

-Siz hangi partiye yakınsınız?

-Babam koyu CHP'liydi ama, ben doğma büyüme Doğru Yolcuyum.

Masada Doğru Yolcu'nun bir de dayıoğlu var. O da CHP'li.

-Sen bakma bunlara arkadaş diyor genç biri. Bunlar emekli. Siyaset bunlar için sohbet konusu. Ben gencim, çalışıyorum. Benim için siyaset önemli. (Besicilik yapıyormuş. Dana alıyor, besleyip satıyor.) On tane dana aldım, kilosu 5800'den. Besleyip büyüttüm. Satarken 5300 liradan sattım. Beni kim düze çıkaracaksa oyum o partiye.

-Kim çıkarır?

-Şimdilik bilmiyorum. Sandık başına gidince...


26 Ekim 2002
Cumartesi
 
MEHMET ŞEKER


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED