|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Amma da garip işler oluyor güzel ülkemizde.. Akıl ve mantık sınırlarını zorlayan savlarla, bir genel seçimde kazanacakların nasıl iktidar olamayacakları ve kaybedenlerin de, nasıl iktidar olmaları gerektiği anlatılıyor.. Örnek, dünkü Ertuğrul Özkök yazısından verilebilir.. Özkök, önce, son yayınlanan anketlere göre, AK Parti'nin baraj endişesi taşımayan en güçlü parti olduğunu vurgulamıştı.. Ancak sonra, yabancıların AK Parti'ye karşı duydukları kuşkularla bezemişti sütununu.. "Yabancı Yatırımcılar" Özkök'te, AK Parti'den tam anlamıyla tatmin olmadıkları izlenimi yaratmışlardı.. Bu arada Hürriyet, Tayyip Erdoğan'ın eşi "Emine Hanım"ın, türbanlı olmasından ötürü, "Başbakan Erdoğan" tarafından resmi davetlere götürülmeyeceği şeklinde bir "Algılama Haber" yayınlamıştı dün.. Demek "Yerli Yatırımcılar" da, bu konuda tatmin edilmek ihtiyacındaydı.. Ülkenin en güçlü partisi olarak görülen AK Parti, bu şekilde, Türk ve yabancı ecnebiler tarafından, henüz kabul edilebilir konumda olmayan, tartışmalı bir kuruluş biçiminde sunuluyordu.. Ve Ertuğrul Özkök, yazısının sonunda, "Öteki Partiler"in barajı geçmemeleri ihtimaline değinerek, barajın düşürülmesi veya ittifaklara izin verilmesi için, yasa değişikliği çağrısı yapıyordu.. Çünkü Özkök'ün hesabına göre, seçim sonunda seçmenlerin yüzde 62'si, Meclis'te temsil edilemeyecekti.. Ve Türkiye'de hiçbir iktidar, dışarıda kalan yüzde 62'yi taşıyamazdı.. Düşünebiliyor musunuz? Barajı geçip, en güçlü parti olarak seçimden çıkması beklenilen AK Parti'nin, yerlileri ve yabancıları ne tür tereddütlere ittiği, ciddi bir sorun olarak sunuluyor.. Bu arada, Yüksek Seçim Kurulu'nun, Tayyip Erdoğan'ı engellemesi ihtimali de gündemde.. Aynı sırada, seçmen gözünde itibarlarını ve güvenilirliklerini yitirmiş partilerin, "Dışarıda" kalmalarının yaratacağı tehlikeye dikkat çekiliyor.. Biliyoruz ki, bu 3'lü Koalisyon'un kötü yönetimiyle ürettiği ekonomik krizin başından beri, kamuoyu yoklamaları, bu üç partinin baraj altında kalacağını gösteriyor.. DSP'nin ve ANAP'ın, yüzde 5'in altında bulunduğu, MHP'nin ise yüzde 5-6 oy alabileceği, bir yılı aşkın süredir her ankette var.. Üçünün toplamı yüzde 10'u zor bulan bir temsil yeteneğine sahip bu "3'lü Koalisyon", ülkenin yüzde 100'ünün iktidarı olurken, buna ses çıkartan pek yok.. Seçmenlerin yüzde 62'sinden çok fazlasının karşı olduğu RTÜK Yasası'nı da bu azınlık iktidarı Meclis'ten geçirirken, muhteremler hiç ağızlarını açmadılar.. Ve sonra, oy oranı yüzde 5'in altına düşmüş DSP'nin içinden bir grup kopunca, aynı kişiler, kurulan YTP'yi, ülkenin en büyük ve en yeni partisi gibi sundular.. Şimdi de herkesin perçemi önüne düşünce, "Küçük partiler büyütülmeli, büyük parti de yok edilmeli" edebiyatı başlatıldı.. Aslında bu mantığa uygun gelecek bir çözüm var bizde.. Şöyle ki.. Halkın sevgilisi olduğu varsayılan Kemal Derviş, hem ANAP'a, hem YTP'ye, hem de DTP'ye, parça parça iltihak etsin.. Böylece, bu üç parti de barajı geçer.. ŞAKA
Aman doktor, canım doktor!.
Sabah'ın haberine göre, Ecevit doktorlarını değiştirmiş.. Yeni doktor Mücahit Pehlivan, Ecevit'e verilen kortizonu kesmiş, Ecevit'in çelik korsesini çıkartmış, beslenme rejimini değiştirmiş.. Sabah'a göre böylece Ecevit canlanmış!. Şu doktor Mücahit Pehlivan'ı Ecevit altı ay önce bulsaydı, İsmail Cem hala Dışişleri Bakanı, Kemal Derviş hala Koalisyon'un 4'üncü ortağı, Hüsamettin Özkan da hala Ecevit'in sağ kolu olacaktı.. ŞİMDİ "12 DEV ADAM" HEDEFTE
Başarısızlık en ağır suçtur!.
Bizim milli basketçilerimiz (veya 12 Dev Adam), büyük reklam kampanyalarının ertesinde, İndianapolis'te başarısız oldu ya.. Veyl mağluplara!. Şimdi herkes onlara yükleniyor.. Tıpkı Yeni Türkiye Partisi'nin durumu gibi birşey var ortada.. İsmail Cem-Hüsamettin Özkan ikilisi, Kemal Derviş'in pompası ile DSP'den koptukları zaman hava nasıldı, şimdi nasıl? Bütün bunlardan alınacak bir ders var.. Başarısızlık en büyük suçtur.. Başarısız olunca, o güne kadar sizin çevrenizden ayrılmayanlar, "Ben zaten böyle olacağını söylemiştim" demeye başlarlar.. Eğer yaşam denilen yarışın, bir maraton olduğunu bilirseniz, bunları aşarsınız.. Bakın atletimiz Süreyya Ayhan'ın yaşadıklarına.. Hatırlayın Şenol Güneş'in karşılaştığı kötü ve iyi tepkileri.. Celal Bayar'ın ve İsmet İnönü'nün, Süleyman Demirel ile Bülent Ecevit'in yaşamlarını inceleyin.. Bu gerçeklerin ışığında, herkesin yenilenlere veya başarısız olanlara karşı daha insaflı davranmalarını öneririz..
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |