|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Geçen hafta sonunda Prof. Dr. Bilal Eryılmaz ve Borsa'nın Kurucu Başkanı Muharrem Karslı ile birlikte Çorum'daydık. Doksanlı yılların başında Orta Anadolu'nun yükselen yıldızı Çorum'un Organize Sanayi Bölgeleri'ni gezdik, sanayici ve işadamlarıyla sohbet ettik. Sanayideki çöküşün sebeplerini araştırdık. Üretim odaklı bir toplum olmak için alınması gereken tedbirlerin neler olabileceğini tartıştık. Çorum'da seksenli yılların ikinci, doksanlı yılların birinci yarısındaki ekonomik patlama, dehşet verici bir çöküntüye dönüşmüş. Birinci bölgede yer alan fabrikaların yarısına yakını ya kapanmış, ya da üretimini uzun süreli olarak durdurmuş. İkinci bölgedeki arsaların büyük bir kısmı boş, geri kalanında da tamamlanamamış fabrika binaları var. ÇOSİAD Başkanı Fikret Bilal'ın bütün zorluklara rağmen, üretimini hiç aksatmayan tesislerinin bahçesinde, üretim odaklı bir şehir, ihracat odaklı bir ülke olmanın yol ve yöntemlerini konuştuk. Kuzey Afrika, İtalya ve Amerika'da, un, irmik ve yem fabrikaları kurmayı başaran İsmail Alapala'yı dinledik. Kriz yüzünden üretimine kısa bir süre ara vermek zorunda kalan Mustafa Balaban'dan Çorum'daki sanayicilerin sorunlarını bütün ayrıntılarıyla öğrendik. Türkiye'deki yatırım ve üretim patlamasında bir döneme damgasını vuran, Anadolu Aslanları bırakın kükremeyi, neredeyse kıpırdayamaz bir hale gelmiş. Bütün Türkiye'de olduğu gibi, Çorum'daki yatırımlar da önemli bir değer kaybına uğramış. On yıl önce büyük bir gelecek vaad eden tavuk çiftlikleri, borçlarını ödeyemez duruma düşmüş. Dün Afyon kalesi gibi güçlü görülen Çorum sanayicileri, üç yıldan fazla bir süre boyunca devam eden kriz karşısında kerpiçten yapılara dönüşerek dayanma güçlerinin sınırına gelmiş. Çorum'a Ankara ve Kırıkkale yolundan gitmiştik. Dönüşte Osmancık, Tosya ve Çerkeş yolunu tercih ettik. Çerkeş'te Aytaç tesislerine uğramadan edemedik. Yönetim Kurulu Başkanı Veli Korkmaz bizi tesisleri gezdirmeden bırakmadı. Aytaç'ın gıdada Avrupa standartları sertifikası aldığını öğrendik. Korkmaz, "Az da olsa pazar ve müşteri kaybına uğradık ama uzun süren krizde ayakta durmasını da başardık" dedi. Geçenlerde büyük bir bankanın şube müdürü, genel müdürlüğün müşteri ilişkilerinde teminatlar konusundaki kurallarını büyük ölçüde gevşettiğini söylemişti. Artık finans kurum ve kuruluşları, "üç yıllık krizde yıkılmayıp ayakta kalan firma güçlü kuruluştur, ipotek almadan kaynak sağlanabilir" diyorlar. Dayatmacı hükümetlerin elinde, Türkiye Cumhuriyet tarihinde eşi ve benzeri olmayan bir kriz yaşadı. Krizden etkilenmeyen kişi, kurum ve kuruluş kalmadı. On sene önce nasıl Çorum Anadolu'nun parlayan yıldızı ise, Türkiye de Avrupa'nın doğmakta olan güneşiydi. Uluslararası finans kurum ve kuruluşları tarafından Türkiye, Doğu Avrupa ülkeleri ve Türk Cumhuriyetleri'ne örnek ülke olarak gösteriliyordu. Dayatmacı güçlerin siyasal, ekonomik ve kültürel alanı yokedercesine daraltmaları yüzünden, Türkiye yalnızca Avrupa'nın değil, Asya'nın da en yoksul ülkesi haline geldi. Bütün Türkiye gibi, Çorum da herkesin bildiği reçeteleri uygulayacak "muktedir bir iktidar" bekliyor.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |