|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Geçen Cumartesi günü kısa adı ASKON olan Anadolu Aslanları İşadamları Derneği'nin ikinci olağan genel kurulu vardı. Dostlarımızdan teşekkül eden bu derneğin davetine icabet etmemek yakışık almazdı. Genel Kurulu, divan başkanlığına seçilen aziz dostumuz Ümraniye Belediye Başkanı Mehmet Bingöl bey idare etti. Her zamanki centilmenliği yine üzerindeydi. Açılışın hemen ardından bir multivizyon gösterimi seyrettik. Bir işadamları derneğinin hazırladığı multuvizyondan genelde dünyanın özelde ülkedeki iş dünyasının içinde bulunduğu durumu özetleyen ve derneğin önerilerini sıralayan bir muhteva beklenirdi. Ama öyle olmadı multivizyon, fikri ve siyasi ağırlıklı söylemlerle doluydu. Belli ki bir ekonomist ya da iş dünyasının içinden biri tarafından hazırlanmamıştı. Multivizyonun bu eksiğini dernek başkanı değerli kardeşim Rağıp Gültekin tamamlamaya çalıştı. Küreselleşmeden, yapısal sorunlara, verimlilik ve üretimden AB konusuna kadar temel meselelere parmak bastı. Erken seçimin lüzumuna da değinen Gültekin ASKON üyelerine, teşebbüs ruhu, tasarruf bilinci ve sivil toplum faaliyetlerini ülkeye yararlı biçime sokma tavsiyelerinde bulundu. Genel Kurul'a gelen misafirlerin yanı sıra bazı köşe yazarları gazetelerinin adı anılarak anons edildiği halde hatta yazmayan bazı yazarlar anons edildiği halde genel kurula katılan Yeni Şafak yazarlarının anons edilmemesine bir anlam veremedim! Genel Kurul'da konuşan misafirler arasında Filistin temsilcisi İbrahim Harun, HAK-İŞ Genel Sekreteri Agah Kafkas, MÜSİAD Genel Başkan Yardımcısı Ömer Bolat, Ehl-i Beyt Vakfı Başkanı Fermani Altun, AKP Grup Başkanvekili M. Ali Şahin, AKP milletvekili Mahmut Göksu, SP Genel Başkan Yardımcısı T. Rıza Güneri, DYP İst. İl Başkanı ve SP Genel başkan yardımcısı ve İst. İl başkanı Numan Kurtulmuş vardı. Hepsi konuştu ancak itiraf etmek ve kabul etmek gerekir ki günün en orijinal konuşmasını Numan Kurtulmuş yaptı. Dünyanın ve ülkemizin bugünkü fotoğrafını çok güzel ve net bir şekilde okudu. Siyaseti de ekonomiyi de gerçekçi rakamlarla anlaşılır bir dille izah etti. 20. yüzyılın başında bütün imparatorlukların çöktüğü, çöken imparatorluklar yerine güçlü devletlerin çıktığı sadece Osmanlı'nın yerine güçlü bir Türkiye ikame edilemediği tespitindeki ufuk turu mükemmeldi. Pratiğini bilmem ama fikri düzeydeki siyaseti çok iyi öğrendiği görülüyordu. Evet Numan Kurtulmuş hakikaten günün göz dolduran ilk konuşmacısıydı. Kürsüye son çağrılan ise 54. Hükümetin Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan'dı. Bir sene önce verdiği konferanstakinden daha dinç ve zinde görünüyordu. Meselelere hakimiyetini kaybetmemişti. ASKON'un kuruluşunu, amacını ve ehemmiyetini başkanından daha güzel anlattı. Mesela ASKON amblemi üzerindeki 7 halkanın 7 bölgeyi temsil ettiğini ben de orada öğrendim. Saadetin şartlarının huzur, hürriyet, adalet, refah ve itibar olduğundan başlayarak ülkenin içinde bulunduğu durumu tahlil etti. Sözü 54. hükümete getirerek o zaman haklı zenginlikten yola çıkarak nasıl kaynak oluşturduklarını gayet sade ve anlaşılır bir dille ortaya koydu. Ülkedeki ekonomik sıkıntıların haksız zenginliklerden kaynaklandığını ve 54. hükümette ülkenin kendi kaynaklarıyla kimseye el açmadan ekonomiyi nasıl düzlüğe çıkardıklarını anlattı.Umut verdi, dinleyenleri heyecanlandırdı. Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıların reçetesini afaki olarak değil, bizzat tedavi etmiş tecrübeli bir devlet adamı olarak açık açık söylüyordu. Ama burası Türkiye meselelere çözüm getirecek olan ve bunu icraatlarıyla ehliyetini ispat etmiş bulunan şahsiyetler başta Erbakan olmak üzere siyasetten yasaklılar. Yasaklı olmayan ve icraatlarıyla başarısını ispat etmiş olan diğer dürüst siyasetçilerin yasaklanması için sarf edilen çaba maalesef ülkeyi batıranları cezalandırmak için edilmiyor. Hakikaten bu ülkede başarısızlıklar değil başarılar cezalandırılıyor. Başarısızlıkların değil başarıların hesabı soruluyor. Ve biz toplum olarak sadece seyrediyoruz. Nasılsak, neye layıksak öyle idare ediliyoruz. Biz millet olarak doktorların iki saatlik toplantıya bile katılma izni vermedikleri turp gibi sağlam işinin başındaki Ecevit'e layıkız.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |