T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R

Lorant'ın kaderi

Lorant'ın Fenerbahçe'ye hoca olmasının üzerinden bir şu kadar zaman geçti; ancak takımın başında kalıp-kalmayacağı bu kadar uzun olan zaman zarfında bile belli olmadı.

Tuhaf bir durum. Açıklanması zor. Yine de Fenerbahçe Yönetimi'nin bu kadar sık hoca değiştirmekten bıktığı, kaçındığı; bu sezonada hasbelkader Lorant ile başladığı, bir bakıma hocaya destek vermekten başka çıkar bir yol bulunamadığı söylenebilir.

İyi de puan cetveli hiçbir şey söylemiyor mu?

Daha sezonun yarısına varmadan liderin on puan gerisine düşmüşsün, Avrupa cephesinde göğüs kabartacak bir başarı henüz görülmüyor.

Takım her maça başka bir kadro ile çıkıyor, eleştiriliyor; hâlâ tatbik edilen bir sistem ve bu sistemin ideal onbiri ortalarda yok.

Lorant eleştirisi çok yapıldı, yapılıyor; bunları uzun-uzun burada sıralamanın mânâsı yok. Söz dönüp dolaşıp Galatasaray derbisine gelecek; eh, bizde ona gelelim.

Ve diyelim ki Lorant bu maçı aldı. İşte bu onun Fenerbahçe macerasında dönüm noktası olacak.

Fener camiası, yönetimi, Galatasaray'ı yenmiş olmanın manevi hazzı ile bu zamana kadar gelen aksaklıkları, başarısızlığı unutacak.

Unutacak ve "Lorant ile devam" kararı güç kazanacak. Serinkanlı bir bakış; bu meselenin böyle değerlendirmesine onay vermez.

Her ne kadar bu derbi maçı çok önemli ise de, uzun lig maratonunun maçlarından bir maçtır.

Bunu kazanana on puan vermiyorlar. Hele şu Galatasaray'ı yenelim de gerisi mühim değil diyemezsiniz. Aksi olur da, Galatasaray maçı alırsa; işte o zaman ne yönetim, ne de Lorant durduğu yerde duramaz. Radikal tedbirler devreye girer. "Varsın girsin" diyeceksiniz, ama, iş işten geçmiş olacak.

Evet Fenerbahçe'nin Lorant macerası bir çıkmaz sokak görünümünde. Bu sebeple derbi maçına çok gergin olarak çıkacaklar.

Buna mukabil Galatasaray ve Fatih Hoca o denli gergin olmayacak. Kaybedilecek puanlar durumu çok da değiştirmeyecek. Dolayısıyla maç için Galatasaray daha avantajlı gözüküyor. Amaaa...

Kendi sahasında Diyarbakır'a gol atamamış, ancak rakip takımın kendi kalesine gönderdiği bir kaza golü ile galip gelmiş, Altay ve Göztepe karşısında oynadığı futbol ile hiç göz dolduramamış olan Galatasaray; Lokomotif mağlubiyetini de düşünürsek, [hâlâ lider olmasına rağmen] hiç de iyi bir performans gösteremiyor. Bu açıdan İkinci Terim dönemi eleştiriliyor. Ayrıca, bu derbi maçı ertesinde Galatasaray'ı çok zor geçecek beş-altı maç bekliyor.

Görüşümüz şudur ki; arada onca puan farkı olmasına rağmen; eğer sarı-kırmızılılar Fener maçını kaybederlerse, önlerinde uzanan bu zorlu dönemi kayıtsız geçemezler. Dolayısıyla Fatih Terim'in de durumu parlak değil. Durumu ve geleceği parlak olan, hep tekrar ediyorum: Beşiktaş'tır.

Alaves maçından avantajla dönen Kartallar rövanşı alırlarsa iyice rahatlayacaklar.

Lucescu nihayet takımı ve sistemi oturttu. Geriye yüzde otuz-kırkla oynayan bazı futbolcuların tam forma girmesi kaldı. O da olursa Beşiktaş'ın önü tümden açık demektir.


6 Kasım 2002
Çarşamba
 
MUSTAFA KUTLU


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan| Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED