|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Diyanet İşleri Başkanı Yılmaz: Ramazan, toplumumuz için zorlukları aşma açısından bulunmaz bir fırsat Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, Ramazan ayının, ekonomik bir darboğazdan geçen Türk toplumu için zorlukları aşma hususunda gerekli olan ruh donanımını kazanma bakımından bulunmaz bir fırsat olduğunu bildirdi. Yılmaz, Ramazan ayının başlaması nedeniyle yayınladığı mesajda, bu ayda, Allah`ın engin rahmet, mağfiret ve bağışlamasının diğer zamanlara göre daha fazla olduğu, sosyal dayanışma ve yardımlaşmanın güzel örneklerinin verildiğini belirtti. Ramazan'da bireysel ve sosyal hayatın yepyeni bir canlılık kazanırken, kalplerin ilahi rahmet ve mağfiret arzusu ile yıkandığını, gönüllerin sahur bereketi, iftar sevinci, teravih huzuru, Kuran feyzi ve orucun manevi hazzı ile manevi derinlik kazandığını anlatan Yılmaz, iyilik ve feragat duygularının da genişlediğini kaydetti. Dinen zengin sayılmayan herkesin fitre alabileceğini anlatan Yılmaz, "İşçi olur, memur olur, esnaf olur... Onu isimlendirmeye gerek yok" dedi. Yılmaz, bir yıllık yiyecek ihtiyacının dışında 96 gram altın veya karşılığı parası bulunanların zekatla yükümlü olduğunu, zenginlik sınırının da bununla belirlendiğini vurgulayarak, "Geliri giderini karşılamayan herkes yoksul sayılır ve fitre de alabilir" diye konuştu. Tatlıyı fazla kaçırmayın
Ramazan ayında iftar yemeğinin üzerine ara verilmeden tatlı yenmesinin, damar tıkanıklığı başta olmak üzere çok sayıda hastalığa davetiye çıkardığı bildirildi. Konya Numune Hastanesi Başhekim Yardımcısı Ali Okur, oruç tutanların büyük bölümünün iftar sofrasında ağır yiyecekler tükettiğini söyledi. Oruç sırasında kan şekerinin önemli derecede düştüğünü ve bu çerçevede açlık hissinin üst seviyelere tırmandığını belirten Okur, bu hissin yüksek kalorili gıdalarla sağlık sorunlarına yol açtığını kaydetti. İftarda aşırı miktarda vücuduna yüksek kalori yükleyen kişinin bir de üzerine kaloriyi en az ikiye katlayacak tatlı yediğini ifade eden Okur, yüksek dozdaki kalori nedeniyle tokluk kan şekerinin önemli oranda arttığını ifade etti.
Behlül'ün padişahlığı Halife Harun Reşid'in kardeşi Behlül Dane Hazretleri bir gün kardeşinin tahtına geçip oturmuştu. Birkaç dakika oturmadan hemen sarayın hizmetçileri gördüler. Behlül Dane Hazretleri'ni tahttan indirdikleri gibi bir de temiz dayak attılar... Behlül ağlamaya da başlamıştı. O anda saraya Harun Reşit gelerek Behlül'ün neden ağladığını sordu. Oradakiler Behlül'ün büyük ve affedilmez bir hata ettiğini, tahta çıkıp oturduğunu, kendilerinin de tahttan indirip dövdüklerini söylediler. Ağabeyinin ağlamasına üzülen Harun Reşit: -"Behlül böyle hatalardan dolayı dövülür mü?" deyip, özür diledi. Behlül Dane Hazretleri kardeşine: -"Kardeşim ben, beni dövdüler diye ağlamıyorum. Ben birkaç dakika tahta çıkmakla bu kadar dayak yedim, yarın senin durumun ne olur, ne kadar dayak yiyeceksin diye düşünüyor ve onun için ağlıyorum" dedi. Bu sözler Harun Reşid'in gözlerini yaşarttı... -"O halde söyle nasıl hareket edersem kurtulurum" dedi. Behlül Dane Hazretleri de şu nasihatta bulundu: -Adaletle hükmet, kimseyi incitme, millet senden memnun olup sana dua etsinler. Ancak o zaman kurtulursun. lİFTARA NE HAZIRLAYALIM? Tas kebabı, Beyaz pilav, Düğün çorbası, Tavuk göğsü.
MALZEMELER: 500 gr. kuşbaşı et, 3 adet soğan, 2 adet havuç, 2 adet patates, 2 kaşık yağ, tuz, kırmızı biber, karabiber, kimyon, kekik, 5-6 diş sarımsak, 2 adet domates veya salça, 2 su bardağı pirinç, 2 kaşık tereyağı, 2 su bardağı su. HAZIRLANIŞI: Sarımsakların kabukları soyulup dövülür. Ete dövülmüş sarımsak, tuz kırmızı biber, karabiber, kimyon, kekik katılarak karıştırılır. 4-5 saat bekletilir. Etin saldığı su süzülür. Soğan soyulup kıyılır. Havuç çok küçük karelere bölünür. Bir tencereye baharatta beklemiş kuşbaşı et, doğranmış soğan ve havuç katılarak çok kısık ateşte kendi suyuyla pişirilir. Patates soyulup küçük küp şeklinde doğranır. Patates ve 2 su bardağı sıcak su ilave edilip pişmeye bırakılır. Etler yumuşayınca ateşten alınır. Ayrı bir yerde ayıklanmış pirince sıcak su ve tuz ilave edilip 15 dakika bekletilip suyu süzülür. Bir tencereye tereyağı konup kızdırılır. Pirinç, su ve tuz ilave edilip harlı ateşte kaynatılır. Kaynayınca çok kısık ateşe alınıp pirişilir. Çukur bir kaba pişen tas kebabı yerleştirilip bir tepsi veya servis kabının ortasına gelecek şekilde ters döndürülür. Kase tepsiden alınmadan etrafına düzgün şekilde pilav yaydırılır. Daha sonra dikkatlice ortasından kase kaldırıp sıcak olarak servis yapılır.
CUMHURİYET CAMİİ AÇILDI
KIRGIZİSTAN'DA RAMAZAN BARIŞI
BAĞCILAR'A 'İRFAN ÇADIRI'
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Ramazan| Arşiv Bilişim| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |