T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Erdoğan kartal mı, güvercin mi olacak?

Tayyip Erdoğan, kurulu düzeni iyice rahatsız ediyor olmalı. Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun davranışını başka türlü yorumlamak imkânsız.

2'nci Daire'nin kararı

Konuyu özetleyerek aktaralım.

Müfettiş Candan Eren "çete, ihaleye fesat, kadrolaşma" gibi suçları ihtiva eden bir rapor hazırladı. İçişleri Bakanlığı soruşturma izni verdi. Buna karşı Tayyip Erdoğan vekilleri Danıştay'a bakanlık kararının iptâli için dava açtılar.

Danıştay 2'nci Dairesi, Tayyip Erdoğan'ın seçilmiş bir kişi olduğundan yola çıkarak, kadrolaşmasının "çeteleşme" gibi değerlendirilemeyeceğini belirtti. Yargıtay kararlarından örnekler vererek, çetenin tarifini yaptı ve konunun, ancak görevi ihmal veya suistimal kapsamına girebileceğini söyledi. Danıştay 2'nci Dairesi, söz konusu fiillerin -işleniş tarihi itibariyle- erteleme yasasına tâbi olduğu, dolayısıyla davanın düştüğü hükmünü verdi.

Bu durumda Tayyip Erdoğan'ın yargılanması mümkün değildi.

* * *

Kanadoğlu ise, o dönemde çete suçlarının DGM'lerde yarglandığını, dolayısıyla Memurin Muhakemat Kanunu'nun koruması altında bulunmadığını, Danıştay'ın konuyu incelerken yetkisini aştığını, sonuç itibariyle verilen hükmün yok farzedilmesini talep ediyor.

Kanadoğlu, şu anda çete suçu DGM kapsamından çıktığı için, Danıştay'ın gene yetkili hale geldiğini, eski kararı yok farzederek, yeni bir hüküm tesis etmesi gerektiğini ilgililere duyuruyor.

Bu arada, Erdoğan'ın lehinde karar alan Danıştay 2'nci Dairesi'nin başkanı, Sabri Coşkun ile, aynı dairede görev yapan Hüsnü Tuğlu'nun emekli olduğunu hatırlatmakta yarar var. Kanadoğlu'nun talebi kabul edilirse, 2'nci Daire'de bir başka kadro Erdoğan'ı yargılayacak.

Akbil davası

Kanadoğlu, Akbil davasının da yeniden görülmesini istiyor. Malûm "Akıllı Bilet" (Akbil) uygulamasında, cihazın manipüle edildiği, kullanımın tamamının merkezî bilgisayara yansımadığı ve bu suretle para kaçağı bulunduğu iddiası ile, bir iki yıl önce, Sarıyer Savcılığı, Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'na başvurmuştu. Sarıyer Savcısı'na göre, Akbil işlemlerinde zimmet, sahtekârlık, hatta kalpazanlık suçları işlenmişti.

Belediye Başkanı'nın göreviyle ilgili bir iddia söz konusu olduğu için Tayyip Erdoğan, Ali Müfit Gürtuna ve İstanbul Belediyesi Genel Sekreteri Mustafa Açıkalın ile memurları kapsayan suçlamalar, Danıştay 2'nci Dairesi'nin yanı sıra, Kanadoğlu tarafından da incelenmişti.

Hem İkinci Daire, hem de Kanadoğlu, "Ortada bir zimmet yok; olsa olsa görevi ihmal veya suistimal söz konusudur; bu da erteleme kapsamına girmiştir" şeklinde bir karar vermişlerdi.

Şimdi Kanadoğlu, bir yandan, Danıştay'ı çete başlığı altında toplanan isnatları yeniden ele almaya davet ediyor; bir yandan da kendisinin Akbil'e ilişkin kararını yok hükmünde ad'ederek, Akbil dosyasının da yeniden açılmasını istiyor.

Hürriyet ve psikolojik harekât

Hukuki cephede, evvelce rastlamadığımız gelişmeler yaşanır, Danıştay ile Yargıtay'ın birbirine düştüğü görüntüsü doğarken, Hürriyet gazetesi de psikolojik harekâtın destekçisi olarak, sahnede yerini aldı.

Neden böyle bir iddiada bulunuyoruz, açıklayalım:

İki gün önce Hürriyet'te manşet olan haber, yeni bir haber değil.

Anayasa Mahkemesi'nin, Tayyip Erdoğan'ın kurucu ve milletvekili olamayacağına dair kararı 9 Ocak 2002 tarihinde açıklandı. Erdoğan milletvekili olamayacaktı, dolayısıyla, kurucu da olamayacaktı ama, siyasi hayatı devam edeceğinden dolayı, kurucu sıfatını taşımamakla birlikte, Genel Başkan seçilebilecekti. Anayasa Mahkemesi, AK Parti lideri Erdoğan'ın kurucu olamayacağı hükmünü verirken, Genel Başkanlık yetkilerinin tedbiren engellenmesi talebini red ederek, Genel Başkanlığı önünde bir mâni bulunmadığını kabul etmişti.

Anayasa Mahkemesi'nin gerekçesi önemli değildi. Çünkü kararı zaten biliniyordu.

* * *

Anayasa Mahkemesi, Fazilet'i kapattı; 5 kişiye siyasi yasak koydu. 6 ay sonra da gerekçeli kararını açıkladı. Hürriyet, gerekçeli kararın açıklandığı gün, "Fazilet kapatıldı, 5 kişi siyasi yasaklı" diye manşet attı mı?

Erdoğan hakkındaki manşet aynen buna benziyor. Amaç eski bir haberi yeni gibi sunarak, AK Parti liderinin yasaklı olduğu havasını yaymak.

* * *

Kaldı ki Anayasa Mahkemesi'nin o kararından sonra 312'nci madde değiştiği için, Erdoğan'ın mahkûmiyeti geçersiz kaldı. Eskiden ağırlaştırıcı sebeb sayılan -kamu düzeni açısından tehlike yaratmak- suçun aslî unsuru haline geldi. Oysa, Erdoğan hakkındaki kararda, ağırlaştırıcı hükümler uygulanmamıştı.

Bu durumda, Tayyip Erdoğan 312'nci madde değişikliğinden hemen yararlanacak.

Tıpkı depremden mahkûm olan Mehmet Kutlular gibi. Kutlular'ın mahkûmiyetinde ağırlaştırıcı sebeb uygulanmadığı için, kanun yayınlanır yayınlanmaz mahkemeye müracaat etti ve hapishaneden çıktı.

Kedi ve güvercin

Kurulu düzen, Tayyip Erdoğan'ı hedef aldı. Erdoğan ise, ancak milleti arkasına alarak engelleri aşabilir. Bunu yapabilmek için, düzene, kendisini beğendirmeye çalışmak yanlış bir tercih. Çare, "Ak Parti'nin düzeni değiştireceğine" geniş kitleleri ikna etmesidir.

Askerin siyasete karışmadığı, oligarşik yapının yıkıldığı, medyanın çıkarlarına hizmet etmeyen bir hükûmet anlayışının benimsendiği bir düzeni kuracağı vaadini verebiliyor mu Erdoğan? Sadece vaad etmekle kalmayıp, bu vaadlerini, iktidara gelince gerçekleştireceğine dair ipuclarını bugünden sergiliyor mu?

Medya Karteli'nin salvoları karşısında, meydanlara hâkim olan ve Meclis'te 50'den fazla milletvekili bulunan AK Parti, yeri göğü inletebiliyor mu? Erdoğan 1980 sonrasının Demirel'i gibi, üstün performans sergileyebiliyor mu?

Maalesef bu sorulara olumlu cevap veremiyoruz. Çünkü AK Parti içinde, Erdoğan'ın gözünü korkutup, herkesle iyi geçinmek gerektiğini ona telkin edenler ve kanatlanıp uçmasını engelleyenler var.

"Kartal" değil, "güvercin" olmak, sinsi kedilere kolayca yem olmak demektir.


21 Mart 2002
Perşembe
 
NAZLI ILICAK


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED