T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

P O L İ T İ K A

'Ahlaksızca çelmeliyorlar'

AK Parti lideri Erdoğan, "Partimin başındayım. Söyleyecek sözü olmayanlar, halkın güvendiği siyasileri ahlaksızca arkadan çelmelemeye çalışıyorlar" dedi.

AK Parti lideri Tayyip Erdoğan, genel başkan olarak partisinin başında bulunduğunu ifade ederek, "Türkiye'de söyleyecek sözü olmayanlar, halkın güvenini kazanmış siyasileri, ahlaki olmayan yollarla arkadan çelmelemeye çalışıyorlar" dedi.

Erdoğan, partisinin grup toplantısında, bazı gazetelerde kendisiyle ilgili çıkan haberlere değinerek, şöyle konuştu: "Yargı hakkında bir kanaat ifade etmeden, bu haberlerle ilgili iki teknik konunun altını çizmek istiyorum. Birincisi; Anayasa Mahkemesi, 5 Ocak 2002 tarihinde bazı kurucu arkadaşlarımız ve benimle ilgili kararın gerekçesini henüz açıklamış değildir. Yani henüz gerekçeli karar yayınlanmamıştır. İkincisi ise 4483 sayılı memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yargılanması hakkındaki kanunun 9. maddesi gereğince bu konuda Danıştay'ın verdiği karar kesindir. 'Öyleyse medyada yazılıp çizilen nedir' diye sorulduğunda bunun tek cevabı var: Bütün yapılıp edilenler politik manevralardır, maalesef politik ayak oyunlarıdır. Olup bitenler ucuz, maalesef kasaba politikalarıdır. Kendi kişilikleri ile siyasetleri ile fikirleri ile ayakta duracak halleri bulunmayanlar, Türkiye'de söyleyecek sözü olmayanlar, halkın güvenini ve teveccühünü kazanmış partileri ve siyasileri, oyunun kurallarına uymaksızın, ahlaki olmayan yollarla arkadan çelmelemeye çalışıyorlar. Bazı basın organları da bu kullanıma gönüllü servis veriyorlar."

Muhalefetsiz Meclis olmaz

Kamuoyu araştırmalarında sadece AK Parti'nin barajı aştığının ortaya çıktığını hatırlatan Erdoğan, "Bu durum, yalan ve halkı kandırma üzerine politika yapmaya çalışanları telaşlandırmıştır. Bu gidişle, bataklığa düşen adam misali çırpındıkça daha da çok batacaklardır. Bizi tedirgin eden nedir biliyor musunuz? Yapılacak ilk seçimde sadece AK Parti barajı aşarak 550 milletvekilinin tamamına sahip olacak. Oysa biz muhalefetsiz Meclis istemiyoruz. İktidar-muhalefet münasebeti nasıl olur, onu göstermek istiyoruz" dedi.

Tuzakçılara uyarı

Demokrasinin alameti farikasının muhalefetin varlığı olduğunu kaydeden Erdoğan, kendilerine tuzak kurulmak istendiğini öne sürdü. Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: "Tuzak kurmak isteyenleri uyarmak istiyorum. Vazgeçin tuzak kurmaktan. Çünkü, kurduğunuz tuzaklar kendi tuzaklarınız olacaktır. Sizlerin siyaset sahnesinden silinip gitmesi önemli değil de Meclis'i muhalefetsiz bırakacaksınız buna üzülüyorum, demokrasiyi yıpratacaksınız, milletimize ve ülkemize bu kötülüğü yapmayın. Siyasette söyleyecek bir sözünüz, millete bir faydası olacak bir teziniz varsa koyun ortaya ve milletten destek isteyin, sonucu millet tayin etsin. Ama sizler, haksız rekabet ortamının karanlıklarından beslenen karanlık prensleri olma sevdanızdan vazgeçin. Gördüğünüz gibi, yine bu kardeşiniz genel başkan olarak partisinin başındadır. Partimiz her gün biraz daha fazla halkımızla kucaklaşmaya devam etmektedir."

 
'Orduyu silkeledim' dedi mi?
Kıvrıkoğlu, Ecevit'e "Yılmaz 'Silahlı Kuvvetleri silkeledik, şimdi sıra MHP'de' dedi mi" diye sordu. Yılmaz, "Demedim" dedi.
'ÖNCE ŞARON'U DURDURUN'
SP Genel Başkanı Recai Kutan, "Dick Cheney'in Genelkurmay Başkanımız ile ısrarla görüşmek istemesi siyasi nezaket kuralları ile bağdaşmayacak bir davranıştır. Ancak Genelkurmay Başkanımız'ın gereken cevabı vermiş olması memnun edicidir" dedi.
Çiller: Saddam'ı koruyamayız
DYP lideri Çiller, ABD'nin sonbaharda Irak'ı vuracağını, Türkiye'nin de bu operasyonda yer alması gerektiğini savundu.
'Gizli direnişçiler var'
ANAP lideri Yılmaz, AB'ye alternatif arayışları şeklinde değerlendirilen görüşleri, "AB'ye gizli direniş" diye değerlendirdi.
Cheney-Çakmakoğlu krizi
Memiş: Türkeş için konuşma yetkim var
Merhum Alparslan Türkeş'e ait 5 çuval evrakı yaktığını söylediği için ATP Genel Başkanı Tuğrul Türkeş tarafından "şöhret arıyor" diye eleştirilen MHP eski Genel Sekreteri Naci Memiş, 'Türkeş'i konuşmaya yetkiliyim" dedi. Türkeş'in vefatının yıldönümü münasebetiyle hatıraların tazelenmesi ve gönüllerdeki hasretin muhafaza edilmesi amacıyla sözkonusu açıklamaları yaptığını ifade eden Memiş, "Kaldı ki ana tema, evrak değil hatıra nakli idi. Şahit olduğum hatıraları anlatmaya devam edeceğim" dedi. 18 yaşından beri ülkücü hareketin her kademesinde görev aldığını belirten Memiş, "Tuğrul Türkeş'in babası Türkeş'i değil 'Başbuğ Türkeş'i anlatmaya kendimizi herkes kadar yetkili ve ehliyetli görürüz" şeklinde konuştu. Memiş, Türkeş'in güvenini kazanan bir kişi olduğunu, Tuğrul Türkeş'in de kendisini çok iyi tanıdığını söyledi. Memiş, şöyle konuştu: "1996'da Burdur Bucak'taki bir konuşmamın yankısını 'Seni dinleyenlerden biri 'Naci Memiş'i dinlerken elimdeki çay bardağını bir buçuk saat masaya koyamadım. Başarınız için onu konuşturun kafi' sözlerini bana nakleden Tuğrul Bey'in kendisidir."

21 Şubat 2002
Perşembe
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED