T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R

Lucescu'nun eseri!..

Dünya devi üç büyük kulübün yeraldığı bir gruptan, çeyrek final şansını son maçta yediği tek golle kaybeden, Galatasaray'ın başarısını takdir etmemek mümkün değil. Ancak kuru kuruya "Buraya kadarmış, canın sağolsun" demek de onore etmekten ziyade zarar getirir Galatasaray'a.

Grupta oynadığı 6 maçın 4'ünde öne geçmesine rağmen galibiyeti koruyamayan, İstanbul'da oynadığı Liverpool ve son Barcelona karşılaşmalarında ise gol bile atamayan bir takımda sorun var demektir. İkinci kez yakaladığı çeyrek final şansını elleriyle Barcelona'ya kaptıran, mücadele olarak rakiplerinden hiçbir zaman geride kalmayan futbolcular değil, teknik direktör Lucescu'dur.

Terim'den aldığı takımla çıktığı bir maç sonrası "Bu takımı durduramıyorum" demeci veren Lucescu'nun G.Saray'a yapacakları o günden belliydi aslında. Kendi futbolunu kabul ettirerek rakiplerini sindirmiş ve UEFA Kupası'nı kazanmış bir takımı rakibin futboluna esir etmek kimin eseri? Elbette Lucescu'nun...

"Formayı hakeden giyer" felsefesini çürüten de O.

Koca bir sezon ne için kulübeye çekildiğini kimsenin bilmediği Suat'ı, yine kurtarıcı rolünde Barcelona karşısında sahaya süren de Lucescu. Bırakın Avrupa'yı, lig maçlarında dahi yüzünü görmeye hasret kaldığımız Suat, orta sahası çöken Galatasaray'da forma şansı bulamıyor. Ve bir yönetici de çıkıp bunun hesabını soramıyor.

Hadi Suat haketmiyor formayı...

3-5 dakikalık bölümlerde oyuna girmesine rağmen ligde 9 gol atan Serkan ve bu konuda ondan biraz daha şanslı 15 gollü Arif de mi haketmiyor? Lucescu'nun torpillisi (!) Ümit Karan ise her maçta 90 dakika sahada kalmasına rağmen attığı gol 7'yle sınırlı.

Top sevdalısı fakat ligde henüz golü olmayan Hasan Şaş'a 90 dakika tahammül eden, kötü oynadığı maçlar sonrası bile bırakın kulübeye çekmeyi, "O benim en büyük silahım" diyen hocanın adaletsizliği G.Saray'ın en büyük gücü olan "takım ruhu"nu baltalamıştır.

Futbolcu ayrımı yapmadan formsuz olanı yedeğe çekmek, kulübedekini de her an hazır tutmak, bunu da küstürmeden yapabilmek Terim'e has bir özellikmiş.

Galatasaray, bu Lucescu'yla ikinci kez ayağına kadar gelmiş Süper Lig şampiyonluğunu da kaybederse şaşırmam doğrusu...


21 Mart 2002
Perşembe
 
YURDAL KÖROĞLU


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED