T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

E K O N O M İ

Fakirleşmede rekor

Halkçı Başbakan Ecevit ve ortakları sayesinde Türkiye'de ortadirek hızla fakirleşirken dışarda da dünyanın en fakir ülkeleri arasına girdik. Küçülmede Ajrantin'den sonra dünya ikincisi olduk.

Çalışan kesim ve reel sektör cumhuriyet tarihinin en büyük küçülmesini yaşıyor. Başbakan Bülent Ecevit ve koalisyon ortakları sayesinde Türkiye cumhuriyet tarihinin en ağır küçülmesini yaşıyor. Halkçı Ecevit'in Başbakanlığı'ndaki Türkiye, dışarda yoksullar liginde en altlara doğru ilerlerken, içerde de toplumun büyük çoğunluğunu oluşturan ortadirek diye anılan kesim de fakirleşti.

Önceki gün açıklanan 2.160 dolarlık gelirle ülkeler arasındaki gelir sıralamasında en az 10 basamak düşeceğiz. Dünya Bankası Kalkınma Raporu'nda 100. sıra garanti. 1999'da 88. sıradaydık. 2001 yılında son 56 yılın en ağır yoksullaşmasını yaşadık. Ekonomi yüzde 9.4 daraldı. Kişi başı milli gelir yüzde 27.2 azalarak 2.160 dolara düştü. Kişi başına 800 - 900 dolar buharlaştı. 1994 krizindeki 2.184 dolarlık gelirin de altına indik. 1990'lar Türk insanı için tamamen kayıp bir dönem oldu. Oysa, daha 1993'te kişi başına 3.000 dolar seviyesine ulaşmıştık.

Dünya Bankası'nın Mart ayında yayınladığı Küresel Kalkınma Finansmanı 2002 raporunda, ülkelerin gelir gruplarına göre sınıflandırmasında, kişi başı milli geliri 3.960 dolar Polonya, 3.590 dolar olan Estonya, 4.420 dolar olan Brezilya ve 3.160 dolar olan Güney Afrika gibi ülkelerle beraber, 3.000 dolara yaklaşan milli gelirimizle üst orta gelirli ülkeler arasındaydık. Ancak, şimdi, Letonya (2.470 dolar), Litvanya (2.620 dolar), Rusya (2.270 dolar), Tunus (2.100 dolar), Dominik (1.910 dolar), Peru (2.390 dolar), Kolombiya (2.250 dolar), Tayland (1.960 dolar) gibi alt orta gelirli ülkeler arasına düştük.

Arjantin birinci Türkiye ikinci oldu

Türkiye, cumhuriyet tarihinin en yüksek oranlı daralmasını yılın son çeyreğinde yaşadı. Ekim-Aralık dönemi itibariyle dünya genelinde en hızlı küçülme sıralamasında birinci Arjantin, ikinci Türkiye oldu. Türkiye'nin geçen yıl yaşadığı küçülme, savaş halleri dışındaki en kötüsü oldu.

Üçer aylık dönemler itibariyle bakıldığında, geçen yılın en kötü döneminin Ekim-Kasım-Aralık ayları olduğu görüldü. Nisan-Haziran dönemindeki yüzde 12.1'lik daralma rekoru, ekonominin yüzde 12.3 küçüldüğü Ekim-Aralık döneminde geçti.

Türkiye, daralma sıralamasında yılın son çeyreğinde dünya ikincisi oldu. Yurtiçi milli hasılası son çeyrekte yüzde 10.7 küçülen Arjantin, bu dönemde en hızlı küçülen ülke olarak kayıtlara geçti. Türkiye'nin GSYİH'sı ise aynı dönemde yüzde 10.4 daraldı. Türkiye ve Arjantin'in dışında, Singapur, Tayvan, Brezilya, İsrail ve Meksika yılın son dönemini daralmayla geçirdi.

Avrupa Birliği adayları ile fark açıldı

Türkiye ile Avrupa Birliği üyeleri ve birliğe aday diğer ülkelerle arasındaki refah farkı 2001 yılında biraz daha açıldı. Euro bölgesindeki ülkelerin gayrisafi yurtiçi hasılaları toplamı geçen yıl binde 6 arttı. Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Polonya gibi aday ülkeler de geçen yılı büyümeyle kapadı. 2001 yılının son çeyreğinde Çek Cumhuriyeti yüzde 3.2, Macaristan yüzde 3.3, Polonya ise binde 3 büyüdü.

Krizden sonra zıplama ihtimali yok

Uzmanlara göre 2002'de bu ağır krizin ardından, 1994'teki yüzde 6.1 daralmadan sonra 1995'te yüzde 8 büyüme benzeri, zıplama imkanı yok. İlk 3 ayda canlanma belirtileri görülmedi. Beyaz eşya ve otomobil satışları ümit vermiyor. Ocak - Şubat aylarında beyaz eşya sektöründe iç satışlar yüzde 12 düştü. Otomotivde, iç pazara yönelik üretim yüzde 84 azaldı. Toplam araç satışı geçen yıla göre yüzde 72 azaldı. Otomobil satışlarında durum daha da vahim. Ocak - Şubat döneminde sadece ve sadece 1.961 otomobil satıldı. 2001'de 16 bin 820, 1999'da ise 35.425 otomobil satılmıştı.

Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, Mart ayı ihracatı ise toplamda yüzde 18 artarken, sözkonusu ayda sanayi ürünleri ihracatı ise yüzde 20.8 arttı. Madencilik ihracatındaki artış yüzde 32.7 olurken, tarım ürünleri ihracatındaki artış yüzde 1.9'da kaldı. Sanayi ürünleri içinde yer alan ihracatın lokomotifi durumundaki hazırgiyim ve konfeksiyonda artış oranı yüzde 26.4'ya ulaştı. İhracattaki bu gelişmeye karşın, TİM Başkanı Oğuz Satıcı, ihracatta görülen artışın en önemli sebebinin, ekonomik krizin devam etmesi nedeniyle daralan iç pazarın büyümeye geçememesi yüzünden üretimin dış pazarlara yönelmesi olduğunu bildirdi.

Kötümser düşünenler çoğalıyor

Hükümetin büyüme hedefinin aksine iç ve dış piyasalarda büyümenin yılın ilk çeyreğinde de başlamayacağını düşünenler artıyor. Değerlendirme kuruluşlarına göre ekonomi, Ocak-Mart döneminde yüzde 1.2 daralacak. Ekonomide daralmanın devam edeceğini, Devlet İstatistik Enstitüsü'nün dış ticaret rakamları da gösteriyor. Büyümeye geçiş için ithalatın kıpırdanması gerekiyor. Türkiye ekonomisinin yüzde 6.1 büyüdüğü 2000 yılında İthalat Vergisi kalemi, bir önceki yıla göre yüzde 27.3 artmıştı. Bu kalem, ithalattaki geçen yıl yaşanan düşüşe paralel olarak yüzde 25.1 düşüş gösterdi.

 
IMF bizi satın almış
Amerika'nın kanallarından FOX TV'de Analiyst programında spiker Dick Morris, IMF'nin Türkiye'yi satın aldığını iddia etti.
Savaştan bile beter
MÜSİAD Genel Başkanı Ali Bayramoğlu, "Bu ülke İkinci Dünya Savaşı sırasında 1941'de yüzde 10.2 ve 1945'te yüzde 15.3'lük küçülme oranlarından sonra böyle büyük bir küçülme yaşamamıştı" dedi.
Mudurnu iflas etti
Sabit kur uygulamasına güvenerek yeni yatırımlara girişen Mudurnu Tavukçuluk, dalgalı kura geçilmesi ve bankaların üzerine gelmesi sonrası iflas etti.
Sezer, istihdam yasasını onayladı
2002 yılı sonuna kadar işe alınacak her yeni işçi için sigorta primi işveren payı ile gelir vergisinin bir bölümü 1 yıl ertelenecek. Yasa, sendikalı işçi çalıştırmayı özendirici hükümler de içeriyor.
Hızla büyümenin formülü yeraltında
2001 yılında rekor küçülme yaşayan Türkiye'nin sahip olduğu maden ve enerji hammaddeleri değeri 2 trilyon 181 milyar doları buluyor. Dünya altın rezervinin yüzde 15'ine sahip olan Türkiye'de ayrıca endüstriyel minerallerde dünya rezervlerinin yüzde 2.5'i, dünya bor mineral rezervlerinin yüzde 70'i, bentonit rezervlerinin yüzde 20'si yeraltında bizi bekliyor.
Türkiye bor cenneti
Özellikle bor madenleri açısından Türkiye bir servete sahip fakat bu serveti de yabancı uluslararası firmalar tüketiyor. Türkiye dışındaki ülkelerde dünyanın ancak 50-60 yıllık ihtiyacını karşılayacak bor rezervi varken, Türkiye'nin rezervi ise dünyanın 450 yıllık ihtiyacı karşılayabilecek durumda. Bugünkü üretim ve tüketim hızıyla 60 yıl sonra Türkiye dışında hiç bir ülkede bor madeni rezervi kalmayacak ve Türkiye dünya pazarlarında tekel konumunda olacak.

Yüksek enflasyon hastanelik etti
İstanbul'da geçen ayın zam rekortmeni yüzde 191.7'lik artışla 1. sınıf günlük hastane yatak ücreti oldu. İstanbul Ticaret Odası (İTO) Mart ayı, ilk 3 aylık ve yıllık bazda fiyatları en fazla artan maddeleri açıkladı. Mart ayında en fazla ikinci fiyat artışı, yüzde 104.7'lik artışla diş tedavi ücretinde (diş çekme) kaydedildi. Üçüncü sırada, yüzde 87.5 zamlanan hastane röntgen ücreti oldu.
Yılın ilk 3 ayı itibariyle ise fiyatları en çok artanlar yüzde 250.9 ile mahkeme ve avukatlık, yüzde 206.4 ile biber, yüzde 191.7 ile 1. sınıf günlük hastane yatak ücretinde gerçekleşti. Yıllık bazda en fazla artış yine yüzde 307 ile 1. sınıf günlük hastane yatak ücretinde oldu. Bunu yüzde 293.5 ile mahkeme ve avukatlık, yüzde 264.2 ile lahana izledi.
2 Nisan 2002
Salı
 
Künye
Temsilcilikler
Reklam Tarifesi
Abone Formu
Mesaj Formu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED