|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Dünyadaki gelişmeleri önceden görebilmek, imkânsız hale geldi yaşadığımız çağda.. Sondan başlayalım.. 11 Eylül'deki Amerika'ya yönelik terörist saldırıların, 89 yaşındaki devrik Afgan Kralı Zahir Şah'ın 29 yıllık sürgünden sonra ülkesine dönmesi sonucuna dayanacağını, kim kestirebilirdi? ABD'nin Başkanı Bush, "Terörizme karşı global savaş"ı, 89 yaşındaki bir devrik kralı ülkesine geri döndürerek bir "zafer"le mi sonuçlandırdı dersiniz? Daha geriye dönelim.. 1980 öncesini ve 1980'lerin "Özal'lı Yılları"nı yaşayanlardan kaç tanesi, 2002 yılında Bülent Ecevit'in Türkiye'nin Başbakanı olacağını tahmin edebilirdi?.. Ya da 28 Şubat 1997'nin "post-modern darbesi" sırasında, bir gün Dinç Bilgin'in "Etibank Sanığı" olarak yargılanıp tutuklanacağını ve tahliyesinden sonra, "Eski Cumhurbaşkanı" Demirel'in ona "geçmiş olsun" ziyareti yapacağını, rüyanızda görseniz inanır mıydınız? Yine dış dünyaya dönelim.. Lübnan'daki "Sabra ve Şatilla" mülteci kampları katliamının faili Şaron'un, ileride İsrail Başbakanı kimliği içinde, "Cenin Katliamı"nın faili olacağını ve buna, "terörizmle mücadele" gerekçesi ile Amerika'nın arka çıkacağını, tahmin edebilir miydiniz? 1963'te Ankara ve Atina Antlaşmaları ile Avrupa Birliği'ne (o zaman Ortak Pazar) üye adayı olan Türkiye ve Yunanistan'dan birinin, yani Yunanistan'ın, 1980'de bu üyeliği gerçekleştireceğini ve Türkiye'nin 2002 yılında hâlâ aday adayı olarak kalacağını, öngörebilen var mıdır? Ya da 1974'te Kıbrıs'a müdahale eden Türkiye'de ve kurtarılan Kıbrıs Türk kesiminde, kişi başına düşen ulusal gelir payının, 2002 yılında Kıbrıs Rumları'nın ve Yunanistan'ın kişi başına düşen gelirinin altıda biri olacağını bilseydiniz, ne yapardınız? Peki bir de şunu düşünün.. 1990'da Körfez Savaşı'"nı "zafer"le sonuçlandıran Baba Başkan Bush'tan sonra bir başka Başkan'ın (Clinton), iki dönem (8) yıl sonunda yerini oğul Bush'a devredeceğini ve Irak'ta hâlâ Saddam Hüseyin'in iktidarda bulunacağını kim tahmin edebilmişti?.. 1950'nin 14 Mayıs'ında, seçimle Tek Parti iktidarını sona erdiren seçmenler, ilerideki 50 yılda dört tane askeri müdahale olacağını, nasıl görebilirlerdi? Özetle, "Ne oldum" demeyin, "ne olacağım" deyin. Hiçbir şey önceden kestirilemiyor.. Bugün "meşru" görünen, yarın yasa-dışı ve hatta "rejim-dışı" olabiliyor.. Siz evinize ilk video cihazı girdiği ve ilk video-kaset filmini izlediğiniz gün, bunun ileride, siyasi silah olabileceğini düşünmüş müydünüz? Ya da askeri müdahaleler ertesinde devrilen, yasaklanan, tutuklanan Ecevit ve Demirel gibi isimlerin, o gün yaptıkları konuşmaların video-kasetleri bugün yayınlansaydı, DGM savcıları soruşturma açar mıydı? Veya "eski konuşmaları" ile şimdi rejimi "tehdit eden" Tayyip Erdoğan'a soruşturma açılırken, darbe yapıp rejime "müdahale eden" cuntacılara karşı, hiç koğuşturma yapıldı mı?
ŞAKA
Rakam hatası!..
Sabah'çılar, kefil olduğu 2 milyarlık borçtan ötürü, Can Ataklı'nın evine icra memurları göndermiş.. Herhalde rakamı yanlış görmüşler ve bu yüzden bu ayıplı davranışı sergilemişlerdir.. "Etibank Sanıkları" için, katrilyondan küçük rakamlar ne para, ne borç sayılır. Can Ataklı'nın en az 2 trilyona kefil olduğunu sanmışlardır..
ÖZAL'I ANLAMAK
Demirel hâlâ anlamamış!..
17 Nisan'da, Turgut Özal'ı Malatya'lı hemşehrileri ile anmak, benim de benimsediğim bir gelenek oldu.. Korkut Özal ve Cengiz Çandar'la, hem Malatya TV'nin canlı yayınında, hem de Belediye'nin düzenlediği "Özal'ın Vizyonu" seminerinde, düşüncelerimizi ve duygularımızı, sevgili Malatya'lılarla paylaştık.. Türkiye'de siyasetin çıtasını yükselten Özal'ın (veya Özal gibi politikacıların) yokluğu, sadece Malatya'da değil, tüm yurtta hissediliyor. Şunu da söyleyelim.. Demirel 17 Nisan'da "Özal öncesi-Özal sonrası olmaz" benzeri sözler söylemiş.. Herhalde o da farkındadır.. Özal-sonrası Türk insanı, Özal-öncesinden çok farklı. Çünkü insanlar, siyasetin sadece "ayakta ve sağ kalmak mesleği" olmadığını, Özal'ı görerek öğrendi.. Yani olay, baraj yapmak veya turizmde, ihracatta hamle yapmaktan öteye boyutlar kazandı.. Olay bir vizyonu olmak ve bir toplumu "yarın"a taşımak meselesi şimdi.. Bu da "Özal'dan sonra" oldu.. Bunun herkes farkında..
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |