T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R

"Pazartesi pazartesi olalı böyle pazartesi görmedi"

Pazartesi günleri çok kimseler tarafından pek sevilmez. İş görüşmeleri bile pazartesi dışındaki günlere sarktırılır. Pek nadirdir nişan, nikah, düğün yapıldığı. Spor aleminde bile bu günde müsabaka yapılmaz. Basın toplantıları için siyasiler pazartesi gününü pek sevmezler. Evlerde temizlik yapılır ama semt pazarları bile istisnalar dışında salı gününden başlar. Gazetelerde köşe yazarlarının bir çoğu pazartesi izin yapar. Ekranlar pahalı yapıtları, çok izlenen programlarını pazartesi dışına sarktırır. Spor programları ise "Geyik muhabbeti" tabir ettiğimiz ölçüde olur. Hele hele geç saatlerde olursa, sözüm ona "Reyting aldık" aldatmacası teranesi ile uyutuluruz.

Sanki başka gün kalmamış gibi nereden aklıma geldi bu pazartesi bilemiyorum. İçimden yazı yazmak bile gelmezken. Kendimi Olimpiyatevi'nde buldum. Günlerden pazartesi. Kapıdan içeri girdiğim zaman pek kalabalık yoktu ve aklım haftanın ilk günü pazartesi'ye takıldı. "Olacağı buydu. Nereden aklınıza geldi de bu günü seçtiniz" diye mırıldandım. Ayak üstü sohbetler sürerken Spor Müdürümüz Ümit Aktan'ı ve bizim ekibi gördüm. Galiba birşeyler olacak derken Genel Müdür Mehmet Atalay'ı gördüm. Artık gözüm kapıdaydı. Akın akın gelen konuklar, ayaküstü sohbetlere dönüştü. Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy ekibi ile gelmişti. Medyanın dikkati Ulusoy'a çevrilmişti ki Galatasaray Futbol Takımı özel kıyafetleriile kapıdan süzüldü. Başkan Mehmet Cansun, Abdurrahim Albayrak ikilisi de gelince ortalık tam şenlik havasına döndü. Meraklandım. Galatasaray ekibini saydım. Masöründen başkanına kadar 39 kişiydi. Bir başka gurup ise Genç Bayan Voleybol Milli Takımı da yerini almıştı. Başkanları Prof. Dr. Hüsnü Can'ın mutluluğu gözlerinden okunuyordu. Yelken camiası oradaydı. Katılanların isimlerini yazmaya kalksam unuttuklarım hariç tam sayfa olur. Ancak, pazartesi gecesinin onur konukları vardı ki onlardan söz etmeden noktayı koymayacağım. Özürlüler... Evet Yavuz Kocaömer. Pazartesi gecesinin ödülünü sana veriyorum. "Her sağlam bir özürlü adayıdır" sloganı bizlere ders olsun dediğin zaman biz sağlamların! yüzlerindeki ifadeyi görmeliydin.

Peki, neden, nasıl biraraya gelmiştik. Ve Mehmet Güçlü'nün "Sportföy"ü nasıl becermişti. "ZİRVEDEKİLER 2001 ÖDÜL GECESİ" pazartesi günü tabusunu yıkmıştı. SPORTFÖY'ün "S"si SEVGİ ve SAYGI'yı bize gösterdi.


30 Ocak 2002
Çarşamba
 
BEKİR BORAN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED