|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
WASHINGTON- AK Parti heyetinin misafir bulunduğu ABD'nin son durumunu en iyi yansıtan, dünyanın dört bir tarafında yayımlanan gazetelerde çıkan haberler... Henüz bu haberleri topluca değerlendiren bir yorumla karşılaşmadım. Zaten, haberleri alt alta koyduğunuzda, 11 Eylül sonrası başlatılan 'terörle mücadele savaşı' ile neyin kast edildiği çok iyi anlaşılıyor. Beraberce okuyalım, bakalım nasıl bir sonuç çıkacak... İlk haber, Christian Science Monitor gazetesinden (28 Ocak 2002). Şu anda Afganistan'ın Bak bölgesinde bulunan muhabir Philip Smucker, "Tora Bora'dan sonra, ABD, avı yalnız sürdürüyor" başlığı altında şunu yazıyor: "Doğu Afganistan'da el-Kaide karşıtı yeni bir baskın sonrası, hafif kamuflaj kıyafetleri giymiş 100'den fazla Amerikalı savaşçının doluştuğu altı helikopter mavi göğe yükseldiğinde, toza bulanan göçerler şaşırdılar. (..) Terörle mücadele savaşında yerel Afganlar'a güvenmek yerine, ABD silâhlı kuvvetleri, şimdi güney ve doğu Afganistan'da sığınak olduğundan kuşkulanılan yerleri, sayıları 100 ila 300 arasında değişen ABD'nin seçkin timleri ve birkaç yerel tercümanla basmayı tercih ediyorlar." Afganistan'da Amerikan askerlerinin varlığı meçhul değil, artık yalnız başına operasyona çıktıklarını da öğrendik. Acaba orada ne kadar kalacaklar? Bu sorunun cevabı, ABD dışişleri bakanı Colin Powell'in ağzından, Pakistan'da yayımlanan Frontier Post gazetesinde bulunabiliyor (28 Ocak 2002). Haberin başlığı, "Powell: ABD Afganistan'da uzun süre kalacak." Haberin girişi de şöyle: "ABD dışişleri bakanı Colin Powell, Afganistan dışişleri bakanı Dr. Abdullah Abdullah'a, ABD'nin verdiği desteği ve oradaki varlığını, terörizme karşı savaşın askeri operasyonları başarıya ulaşsa bile sürdürecekleri güvencesini verdi." Afganistan böyle. Acaba ABD'nin ilgisi sadece orayla mı sınırlı? Konuya ışık tutacak bir haber, bu defa Reuters haber ajansından ve Zamboanga/Filipinler mahreçli (27 Ocak 2002). Muhabir Ruben Alabastro'nun haberine seçtiği başlık şu: "ABD birlikleri Filipinler'de arama görevi yapacak, ama dikkatle". Haberin ilk cümlesini de aktarayım: "Bir Filipin askeri yetkilisi, ABD güçlerinin, güney Filipinler'de, Müslüman gerillalarla savaşan yerel birlikler yanında arama tarama görevi yapacaklarını; ancak yalnızca çatışma riskinin az olduğu bölgelerde bulunacaklarını açıkladı." Amerika'nın başka ülkelerle ilgisi Afganistan'la başlayıp Filipinler'le sona ermiyor. Sunacağım haber, yine Batı basınında görünecek biçimde yer almadı (Hiç değilse ben görmedim). Pakistan'da yayımlanan 'Jang' gazetesi, haberi, Taşkent'ten iletiyor (25 Ocak 2002). Başlığı, "ABD, eski-Sovyet devletlerindeki aşırıları hedef alıyor". Haberin girişi şu: "Afganistan'daki ABD güçlerinin komutanı Gen. Tommy Franks, Özbekistan'da, birliklerinin, Özbek Cumhurbaşkanı'na muhalefet eden İslâmcı militanları da hedef aldığını söyledi. Kısa süre sonra gerçekleşecek ve Başkan İslam Kerimov'un iktidarını daha da güçlendirecek referanduma yönelik Washington'un eleştirisinden sadece bir gün sonra, Gen. Frank, Özbek evsahiplerine, teröre karşı mücadele sırasında üslerini Amerikan birliklerine açtıkları için teşekkür etti." Bu haberlerden öğrendiğimiz dünyanın her tarafını 'savaş alanı' görme planından bizler haberdar olmasak bile, Amerika içinde gelişmeleri izleyenler durumun farkındalar. Havaii'de faaliyet gösteren 'The East-West Center' adlı düşünce üretim merkezi, bu gelişmeleri "Zor ve tehlikeli" olarak gördüğünü açıklamış. "Düşünce merkezi ABD'nin Asya'daki planları konusunda uyardı" başlıklı haberi de, ancak, 'Taipei Times' gazetesinde okuyabiliyoruz. Gazete 'The East-West Center'ın uyarısını şöyle aktarıyor: "ABD silâhlı kuvvetlerinin Filipinler'de terörle savaşma planı hem açık değil, hem de başarısızlık getirebilir; aynı tehlike Endonezya için de söz konusu. George W. Bush yönetimi teröre karşı savaşını, yavaşça, bazı yerel yöneticilerin Üsame bin Laden'le irtibatladıkları İslâmi militanların, Malezya, Singapur, Endonezya ve Doğu Filipinler'i de etkileri altına almayı hedeflediklerinden korktukları Güneydoğu Asya'ya da kaydırıyor." Afganistan'da uzun yıllar kalmayı planlayan, artık yanına yerel güçleri almadan askeri baskınlar düzenleyen, ilgi alanını Filipinler'e kadar uzatan, Malezya, Endonezya ve Singapur'a kadar uzatmayı planlayan, Orta Asya'daki siyasi dengeleri de görev alanında gören bir Amerika var karşımızda. Dün, AK Parti heyetinin ziyareti vesilesiyle, burada, Bush yönetiminin baş etmeye çalıştığı sorunların büyüklüğünden söz etmiştim. O sorunların kaynağında, yukarıdaki gazete haberlerinde kendini belli eden ABD'nin 'hegemonik' niyetleri yatıyor. 11 Eylül'ü bir de bu yönden değerlendirmek şart.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |