|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Trabzonspor, farklı yenilse bile kimsenin şaşırmayacağı bir maçta ruhunu aramaya çıktı. Ama zaman zaman depreşen bilinç, dermansız, mecalsiz ve şaşkın takıma maçı kazandıracak tempoyu sağlayamadı. Bu maçın Trabzonspor için öneminin farkında olan isimlerden biri Marco, birisi de birazcık Gökdeniz'di. Trabzonspor, son bir gayretle saldırdığı Denizlispor defansında sakin güç Finli Hietanen'i aşamayarak dirilme umutlarını İnönü'ye gömüldü. Dün akşam alınacak bir galibiyet Trabzonspor'un durumunu değiştirmeyeceği gibi son haftalarda mutad olduğu üzre bikere daha yenilse de uygulanacak tedavinin niteliğinde herhangi bir değişiklik sözkonusu olmayacaktı. Ardarda yenilmek sanki kupada başarı için gerekliymiş gibi, ligdeki felaket profile aldırmaksızın bir maça kilitlenmek, Trabzonspor'un içinde bulunduğu dramatik ahval ve şeraiti asla ve kat'a değiştirmiyor. Trabzonspor bir takımın başına gelebilecek en büyük yenilgiye uğrayarak kendi zihnine yenilerek, büyüklüğünü kaybetti, formasının özelliği silinip gitti. Kulübü yönetenler de zihinlerdeki bu travmayı ne dün farkedebildiler, ne de bugün farkedebiliyorlar. Zevahiri kurtarmak için hamaset nutukları atıp, futbol yerine geçmiş ihtişamın imitasyonunu sergileyerek, kağıttan şatoyu ayakta tutmaya çalıştılar. Ama, günü geldi Türk futbolunun her geçen gün güçlenen ve alttakilerle üsttekiler arasındaki mesafeyi kapatan rüzgarı önce Trabzonspor'a çarptı ve o kağıttan kuleyi yerle bir etti. Şimdi yeni bir kule inşa etmek gerekiyor ama kağıttan değil.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |