T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Hangi kriz nasıl aşıldı?

Kemal Derviş'e göre kriz aşıldı. Bu açıklamanın hangi kriterler kullanılarak veya ekonomideki hangi gelişme esas alınarak yapıldığını bilmiyoruz. Kemal Derviş'in beyanlarında, 'kriz şu veya bu gelişme nedeniyle aşılmıştır' şeklinde somut ve anlamlı bir değerlendirme göremiyoruz. Sadece kuru bir iddia var ortada.

Kemal Derviş'in yapmadığını biz yapalım ve hangi krizin nasıl aşıldığı veya aşılmadığı sorusuna cevap arayalım.

Krizin en belirgin özelliği yaşanan durgunluk ve ekonomideki daralmadır, üretimde meydana gelen azalma ve işsizlik oranındaki büyük oranlı artıştır. Bu açıdan bakıldığında kriz bütün haşmeti ve yıkıcılığı ile orta yerde durmaktadır. Yüksek oranlı devalüasyon nedeniyle ihracattaki kıpırdanmadan kaynaklanan bir üretim artışı hem yetersizdir ve hem de uzun ömürlü değildir. Dövizin fiyatının düşürülmesi ve TL'deki aşırı değerlenme ihracatın artış hızını kesmeye başlamıştır. Olumsuz sonuçları birkaç ay içinde ihracat rakamlarına yansıyacaktır.

Ek niyet mektubunda yer alan düzenlemeler ekonomideki durgunluğu ağırlaştıracak mahiyettedir. Faiz dışı fazlanın GSMH'nın % 6,5 olarak belirlenmiş olması somut göstergedir. Hükümet faiz dışındaki bütün harcama kalemlerinde kısıntı ve kesintiye gidecek, buna karşılık faiz harcamalarında sınırlama olmayacaktır.

Faiz dışındaki ana harcama kalemleri personel harcamaları, cari harcamalar, sosyal güvenlik harcamaları, yatırım harcamaları ve sosyal amaçlı transfer harcamalarıdır. Bu kalemlerdeki reel düşüşler üretimi ve istihdamı olumsuz yönde etkileyecektir. Faiz harcamalarının ise üretime hiçbir katkısı bulunmamakta, sadece devletin faiz ödemelerinin finansmanını sağlamaktadır.

2002 yılı bütçesinde öngörülen faiz dışı fazla rakamı 15,8 katrilyon liradır. GSMH'nın ise 2002 yılında 283,2 katrilyon lira olacağı tahmin edilmektedir. İMF'ye verilen söz gereği 18,4 katrilyon liralık faiz dışı fazlaya ulaşılması gerekir.

Bu hesaplamaya göre, faiz dışındaki kalemlerden 3 katrilyon liralık bir kesintiye gidilecektir. Yani, 2002 yılı bütçesine konulmuş faiz dışındaki ödeneklerin bir kısmı kullanılmayacaktır. Kesinti yapılacak kalemlerin tamamı orta ve dar gelirli grupların milli gelirden aldıkları payı azaltacaktır. Sonuçta talep azalacak, üretim düşecek ve durgunluk daha da ağırlaşacaktır.

Dolayısıyla, üretim ve istihdam açısından bakıldığında krizin aşıldığını söylemek mümkün değildir.

Olaya bir de cari işlemler dengesi açısından göz atalım.

Dövizdeki gereksiz ve aşırı düşüşün ithalatı artıracağını biliyoruz. İhracattaki yavaşlamayla birlikte cari işlemler açığının büyümesi kaçınılmaz olacak. İMF'ye verilen niyet mektubunda 2002 yılında 2,3 milyar dolarlık cari işlemler açığı öngörülmektedir. Sonraki yıllarda bu açık daha da büyüyor.

Bunun anlamı şu: Türkiye'nin döviz ihtiyacı ve dış borç bulma gereği 2002 yılından itibaren büyüyecek.

Dış borçtan kaynaklanan kriz açısından da olumlu bir iyileşme olmayacak ve dış borç krizi artmaya devam edecek.

İç ve dış borçlarımızda da herhangi bir düzelme söz konusu değil. Borçlar olduğu gibi duruyor. Azalacağına ilişkin bir işaret de mevcut değil.

2002 yılı enflasyon tahminlerinin tutmayacağı şimdiden anlaşılmıştır.

Bu gerçeklere rağmen kriz nasıl aşılmış oluyor, anlayabilene aşk olsun!

Tek gelişme, İMF'den gelecek paranın kesinleşmiş olmasıdır. Bu hafta 9 milyar dolar tutarındaki İMF kredisi Hazine'nin kasasına girmiş olacak. Borç olarak sağlanan ve faiziyle birlikte kısa süre içinde ödenecek olan söz konusu krediyi gerekçe göstererek krizin aşıldığını iddia etmek çocuksu bir yaklaşımdır. Alınan borçların sadece hükümetin ömrünü uzattığı, ekonomik problemleri maskelediği, ağırlaştırarak ileri bir tarihe aktardığı ve ülkemizin dışarıya olan bağımlılığını artırdığını çok iyi biliyoruz.

Peki, Kemal Derviş bunları bilmiyor mu? Bal gibi biliyor.

Hala anlamadınız mı, Kemal Derviş siyasi demeçler veriyor. Krizin aşıldığını söylemesi siyasi bir projenin içinde olduğunun somut delilidir.

Duyduk duymadık demeyin: Kemal Derviş siyasete hızlı giriş yapma hazırlığında.


6 Şubat 2002
Çarşamba
 
NURETTİN CANİKLİ


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED