|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Amerika'da olsam da Türkiye gündemi yakamı bırakmıyor. Geçen haftayı Reha Muhtar'ın kahramanı olduğu bir 'televizyonculuk olayı' üzerinde tartışarak geçirdiğinizi bu sayede biliyorum. Devam eden bir programdan elenen bir kadının, bir başka yarışmacıyla 'ilişki' kurduğu haberi etrafındaki tartışmayla... Sabah gazetesinin, "Bu kadarına pes!" ahlâkçılığına soyunduğunun da farkındayım... Bu sebeple de, size, Amerika'dan, "Daha beterlerine kendinizi hazırlayın" uyarısında bulunmak istiyorum. "Daha beteri" dediğim, fantazisi güçlü olanların bile düşünemeyecekleri konuların, hergün, hem de sabah kuşağında, ekranlardan evlerinize tasallut edebileceği ihtimalidir. Reha Muhtar'ı beğenmeyip "Bu konular da tartıştırılır mı?" diye ayaklananlar, Amerikan televizyonlarındaki bazı programları görseler, hemen her 'yerli' programın oradan esinlenilerek ekrana taşındığını da bilecekleri için, kendilerini 'daha beterine' hazırlarlardı... Bazı sabahlar, sırf 'Jerry Springer Show'u izlemek için dışarı çıkmadım. Her reklâm arasında, "Bu program için orijinal bir konu teklifiniz varsa dinleme hazırız" duyuruları yapılan bir program bu. Konular gerçekten uçuk. Benim izlediğim programda, "Hiç akla gelmeyecek fantaziler" başlığı altında gerçekten 'hiç akla gelmeyecek' edepsizlikler sergilendi. Jerry'nin ele almayacağı konu yok gibi. "Bize zulmediyorsun" demeye kalkmamanız şartıyla, programın veb-sitesinden bazı konu başlıkları aktarayım. Bugün karşı çıktıklarınız yarın karşınıza çıkıyor, unutmayın: 28 Ocak 2002 tarihinde, "Bir striptizcinin öyküsü" işlenmiş. Striptizcilik yapan, masajcı olarak çalışan kadınlar ve erkekler doldurmuş ekranı. 29 Ocak'taki konu başlığı "Beni baştan çıkardılar..." Kendi kızının erkek arkadaşıyla işi pişiren anneden, aldattığına inandığı nişanlısının otomobilinde başkasıyla olan kadına kadar bir dizi öykü... 30 Ocak'ta da "Kim porno yıldızı olmak ister?" başlığı altında bu hevese kapılan tipler resm-i geçidi yapılmış... Liste böyle devam ediyor. Konu başlıklarını okuduğunuzda dudak bükmeniz doğal da, bir de konuların nasıl işlendiğini bilseniz... Diyelim, ailesinden ve arkadaşından habersiz porno filmlerde oynamaya başlayan bir kız ifşaatta bulunmak üzere programda; o başından geçenleri anlatırken annesi koridorda bekletiliyor. İfşaat bitince anne sahneye gelip kızına bağırıp çağırmaya başlıyor. O arada, annenin de hoş olmayan ilişkileri öğreniliyor; sözgelimi, yine dışarıda bekletilen nişanlı sahneye gelip... Kimi sahnede üstünü başını soyuyor, kimi galiz ifadeler kullanıyor, birbirine saldırma teşebbüsleri yaşanıyor... Kadının çıplak yeri üzerine "Sansür edildi" ifadesini yerleştiriyor Jerry Springer, galiz ifadeler 'bipleniyor' ve neredeyse izleyici kadar kalabalık bir koruma ordusu var programın, saldırılar öyle önleniyor... Melih ile Hülya olayını sollayacak konular... Jerry Springer yanında Reha Muhtar mahçup delikanlı sayılabilir... "Bu kadar süfli konuları ekrana taşıyan adam nasıl biri?" sorusunun cevabı çoğunuzu şaşırtacaktır. Karşınızda, Amerika standartlarına göre de 'okumuş yazmış biri' var çünkü. 1944 Londra doğumlu Jerry, "Ailem Hitler'in zulmünden kaçanlardandı" diyor. Beş yaşındayken ailesiyle ABD'ye göçmüş. "Özgürlüklerin elden gittiği ortamların ürünü olduğum için kavgam özgürlükler adına" diyor. Önce siyaset bilimi okumuş, sonra da hukuk. Robert Kennedy'nin başkanlık kampanyasında yer almış. Kennedy suikasta uğrayınca Cincinnati'ye gidip politikaya atılmış; belediye meclisinde üyelik yapmış, en yüksek oyu alarak belediye başkanı seçilmiş... "33 yaşında, ülkenin en genç belediye başkanıydım" diyor o günleri anlatırken... Striptizciler ve fantezi avcılarını ekrana çıkarmaya başlamadan önce ciddi programlar yapmış Jerry Springer. Cincinnati yerel televizyonlarındaki yorumları tam yedi Emmy kazandırmış ona, sözgelimi. Haber sunmuş, açlık çeken Afrikalılara yardım kampanyası açmış, o amaçla gittiği Somali ve Etiyopya'dan canlı yayınlar gerçekleştirmiş... Sulu programını 1991 yılı eylül ayında başlatmış... Sizin dudak büktüğünüz konuları işleyen programa rakip dayanmıyor şimdilerde; en fazla izlenen programı karşısına koyduklarında bile, reytingler Jerry'nin daha çok izlendiğinin tanığı oluyor... ABD'de pişen bize de düştüğüne göre, yakında, sulu ve salçalı konuları 'derinliğine' işleyen bu tür bir program bizim kanallara da konacaktır... "Melih ile Hülya" bunun bir girişi bile sayılabilir... Amerika geniş ve kalabalık bir ülke, bu sebeple ne ararsan bulunuyor... İzlediğim bazı programlardan, Jerry'nin 'teşvik edici unsur' kullanmaktan da kaçınmadığını anladım. Hatta, izleyiciye 'ânında görüntü' gibi sunulan programların önceden provasının yapıldığını duysam hiç şaşırmam; o kadar hesaplı-kitaplı gidiyor iş... Canlı yayınlanmadığı için de istedikleri gibi sonradan kesip biçiyorlardır... Ar damarı çatlayan insanın nasıl bir mahluka dönüştüğünü sergileyen bir program bu... En fazla hoşuma giden, ne yalan söyleyeyim, Sabah gazetesinin ahlâkçılığı eline alması oldu. Olumlu tepki almış olmalı ki, Sabah, yayınını sürdürdü. Devam ederse, yerli Jerry Show'ların gelişini -belki- geciktirebilir... Bir umut.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |