T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
ANAP niçin "mış gibi" yapıyor?

Başbakan istifa eder de, Meclis'i yeni bir hükümet emrivakisiyle karşı karşıya bırakırsa, seçim işi yatar.

Gerçi, dünkü açıklamasında "seçimin önünde engel olmayacağını" belirterek, (kelek muharrir ağzıyla söylersek) bir nebze de olsa yüreklere su serpti ama, Ecevit bu, belli mi olur!

Bir hafta öncesine kadar seçimin en hararetli savunucusuydu, DSP'deki kopmalar 60 sınırında durunca önce ilkbaharı, sonra 2003'ü, ardından 2004'ü telaffuz etmeye başladı.

Aslında kimse seçim istemiyor.

Buna, yeni oluşumcular da dahil...

"Seçim, 'hoş' ve 'boş' bir temenniden öte, ortakların birbirlerine göre pozisyonlarını belirleyen (pozisyon almalarını kolaylaştıran) bir restleşme aracı" diye yazmış, dünyanın hakaretini işitmiştim.

Ne oldu?

Yine de hakkını teslim etmek lazım, ortaklar arasında seçimi samimiyetle isteyen tek parti MHP.

Çünkü "ülkücüler", yeni yasama döneminde Avrupa Birliği'yle ilgili bir dizi yükümlülükle (örneğin Kürtçe öğrenim ve idam yasaları) sınanacak, ya bu yasalara "evet" demeleri sağlanacak, ya da hükümetten çekilme seçeneğiyle karşı karşıya bırakılacaklardı.

MHP için en uygun kaçış alanı "erken seçim" kozunu oynayıp ortaklığı (koalisyonu) yeni bir "vasata" razı etmekti.

Olmuyorsa, seçime gitmek...

Bu nedenle, erken seçim konusunda en rahat (ve görece olarak en samimi) parti MHP.

En sıkıntılı parti ise, kuşkusuz ANAP.

ANAP seçimden "yanaymış gibi" yapıyor

83 ruhunu öldüren adamın korkusu, parlamento dışında kalmak.

Çünkü, yüzde 35'ten devraldığı partinin oy oranını önce yüzde 25'e, sonra yüzde 19'a, ardından yüzde 14'e, son seçimlerde de yüzde 11'e düşürmüştü.

Son kamuoyu yoklamaları, ülke barajına takılacak partilerin başında ANAP'ı gösteriyor. Hatta, baraj yüzde 5'e düşse bile, ANAP'ın aradan sıyrılma ve Mesut Yılmaz'ın Rize'den milletvekili seçilme şansı bulunmuyor...

Yılmaz, muhalefet avantajıyla girdiği tüm ana, ara ve yerel seçimleri kaybetmiş, bununla da kalmamış, ANAP'ın çok sesli, çok renkli, çoğulcu yapısını bozup partinin varlık nedeni olan "83 ruhu"nu öldürmüştü.

Elektronik posta kutuma mesaj gönderen bir ANAP'lı (ismi mahfuz), "ANAP artık varlık nedeni olan ilkelere ihanet etmiş bir parti hüviyetinde" diyordu, "Bu değişimin mimarı Mesut Yılmaz, devletin çatışmalardan (laik-antilaik kutuplaşmasından) beslenerek kendi meşruiyetini ayakta tuttuğu ve hakem olma hüviyetini yitirdiği bir dönemde (28 Şubat sürecinde), merkezin restorasyonuna talip bir 'mutemet eleman' portresi çizdi... 28 Şubat kararlarının uygulanması konusundaki cevvaliyetiyle de 'seçmen'in değil, kendisini orada tutan gücün taleplerini öncelediğini gösterdi. Ama yine de sisteme yaranamadı. Şimdi bir taraftan ANAP'ın kuruluş felsefesi ve 'Özal misyonu'yla ödeşiyor, diğer taraftan Meclis'teki aritmetik dengeye yaslanarak iktidar süresini uzatmak istiyor..."


24 Temmuz 2002
Çarşamba
 
MEHMET E. YAVUZ


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED