|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
İz Yayıncılık Mustafa Ruhi Şirin'in "Toplu Şiirleri"ni yayınladı: Yıldız Sayan Ağaç (Haziran 2002). Güzel bir kapak düzeniyle sunulan kitap 208 sayfa. "Toplu şiirler" öteden beri çocuk edebiyatı ile uğraşan M. Ruhi Şirin'in şiirlerini değerlendirmek için bir imkan doğuruyor. Son bölümde yer alan Gökyüzü Çiçekleri'nden (Şairin ilk şiir kitabı, 1983) bu yana Şirin'in şiirinde Türk şiirinin modernleşen yapısına yaklaşan bir yolculuk seziyoruz. Bu kısımdaki şiirlerin çoğu vezin, kafiye, ses, imaj, çağrışım ve tema yönlerinden eski şiirimize (Cumhuriyet'ten önce başlamış Cumhuriyet'ten sonra yaygınlaşmış çoğu hece ile yazılmış çocuk şiirlerine) daha yakın duruyor. Ancak o dönemde bile Şirin "Sararınca ortalık/Ağaca çıkar balık" (sf. 171) diyebiliyormuş. Aradan geçen yıllar bu şiiri olgunlaştırmış ve Sesimden başka ses duymayan kuş
mısralarındaki enginliği yakalamış. M.R. Şirin şiirlerini esasen "çocuklar okusun" diye yazmıyor. Çocuk-büyük-genç-ihtiyar-ana-baba ayırmadan herkese hitap ediyor. Ancak yine de bunlar arasından tıpkı Ömer Seyfettin'in hikayelerinden yapılan seçmeler gibi çocuklara yönelik seçmeler yapılabilir. Nitekim kendisi de bunu bölüm başlıkları altına koyduğu alt başlıklar ile gerçekleştiriyor. (Her yaştan çocuklar için kuş şiirleri sf. 89 ile Her yaştan çocuklar için şiirler, sf. 151) Çocuk, çocukluk, çocukluğumuz, içimizdeki çocuk, çocuk ve tabiat, çocuk ve aile şiirlerin genel tematiğini oluşturuyor. Başta kuş olmak üzere hayvanlar dünyası; deniz-toprak ve ırmak; ay-güneş ve yıldızlarla gökyüzü çocukla ilişkilendirilen unsurlardır. Masal, oyun, rüya, melek, Allah bu unsurları metafizik dünyaya bağlar. Şiirler aleladeden uzaklaşarak harikuladeye doğru yola çıkar: (Msl. Kırmızı kar şiiri). Bütünden çok parça üzerinde durulmaktadır. Buna rağmen bütünü gözeten şiirler de var: (Msl. Kuş işleri, Seni uçurabilirim anne). İyilik, güzellik, şefkat, merhamet, cömertlik gibi ahlaki ilkeler; sevgi ve aşk gibi duygusal ilişkiler; arkadaşlık gibi yüceltilen olgular şiirleri bir mesaj-mesele ağırlığına taşımıyor, onları ezmiyor. Ama başta yoksulluk ve acı paylaşılan bir değer olarak öne çıkıyor. İslam coğrafyasının kanayan yaraları (Bosna-Filistin-Kudüs-Afganistan) Kandeharlı Ali'nin kişiliğinde somutlaşıyor. Tuhaftır, kitabın tamamında anne (haliyle bebek - çocukla ilişkisi oranında) ağır basarken, belki de en güzel şiir baba için yazılmış (Arka kapağa konulmuş). 1955 Trabzon doğumlu Mustafa Ruhi Şirin'in kırk yedi yıllık yaşantısı çocuklara adanmış gibidir. Gibisi fazla, bunun canlı şahidiyim. Çocukları gözeten faaliyetleri (ki burada tek tek saymayı lüzumsuz görüyorum) yanında "şiirler" bir nihai gaye taşımıyor. Acıyla gerilmiş bir çocuk bakışını yumuşatmak, ona bir gülücük fırlatmak için yaşıyor Şirin. Bu yüzdendir ki yetişkinlere yönelik eserler de kaleme alıyor, sosyal faaliyetler yürütüyor. Ve bıkmadan-usanmadan şunu tekrarlıyor: Sakın ağlama küçük, melekler incinir
Ruhi Şirin'e bu soylu yolculuğunda başarılar, sağlıklar, mutluluklar diliyor; "toplu şiirler"in ileriki yıllarda daha da gürbüzleşen baskılar yapmasını temenni ediyorum. Tashih için not: Galiba 73. sayfadaki şiirin başlığı konulmamış.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |