AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Albaraka Türk

Y A Z A R L A R
7. Paket mucizesi

7. Uyum Paketi'nin TBMM'den geçmesi, Türkiye açısından sadece AB hattında değil, demokrasi yolunda da büyük bir gelişme.

Türkiye'de, askeri vesayet sisteminin cumhuriyetin kuruluşunda tesis edildiği, 1947-1960 istisnası dışında bu sistemin sürekli genişleyen uzay misali durmaksızın alanının büyütüldüğü, sofistike hale getirildiği, pekiştirildiği dikkate alınacak olursa, atılan adımın ne denli devasa ve hayati olduğu görülür.

DP dönemi dışında, ilk kez sivil ve siyasi alan askeri alanın aleyhine genişletilmektedir ve temsili demokrasinin temel eksikliklerinin giderilmesi yönünde bir iş başarılmıştır.

Elbette şu da açık:

70 yıllık bir askeri vesayet rejimi, bu rejimin kurumları ve uygulaması söz konusu olunca, bir hamleyle, bir çırpıda sistemi sivilleştirmek, düzeltmek mümkün olamaz.

Şimdi genel görüntüye şöyle bir bakalım…

Bizde askeri vesayet rejimi üç temel üzerine oturmuştu:

1. Silahlı Kuvvetler'in elinde bulundurduğu devlet malları, askeri kadrolar ve askeri harcamalar açısından Sayıştay'ın, dolayısıyla TBMM'nin "mali denetim"inden muaf olması.

2. Yüksek Askeri İdare Mahkemesi, Yüksek Askeri Şura, Milli Savunma Bakanlığı ile ilişkilerin ters bir hiyerarşi üzerine oturması gibi araçlarla atama, terfi, tayin, milli savunma politikası, askeri politika ve askeri sorumluluk açısından "hukuki denetim" ve siyasi iktidarın "siyasi denetim"i dışında kalması.

3. Bu iki mutlak özerklik durumundan güç alarak, durmaksızın çıkarılan ve tazelenen türlü yasa ve yönetmeliklerin şemsiyesi altında "icracı ve denetleyici bir güç" haline dönmesi, bunun sonucunda ise ülkede devlet iktidarı-siyasi iktidar ayrışmasının yaşanması, daha doğrusu böyle bir hiyerarşinin oluşması…

Silahlı Kuvvetler'in denetleyici ve icracı bir güç olması, askeri vesayet rejiminin kalbini oluşturur. Anayasadan başlamak üzere, ülkenin hukuki mevzuatını elden geçirmiş bir güç olarak ordu, özgürlükler rejimini, devlet işleyişini, devlet-siyaset ve siyaset-toplum ve toplum-devlet ilişkilerini denetimi altına almıştır.

Milli güvenlik kavramı etrafında kendisi tarafından hazırlanan ve tüm kritik konularda iktidarlara empoze edilecek devlet siyasetine işaret eden Milli Güvenlik Siyaset Belgesi aracılığıyla siyasi karar süreçlerine katılma imkanı bulmuştur.

Dahası, kendisini, İç Hizmetler Kanunu, Mili Güvenlik Kurulu, Sıkıyönetim Kanunu ve Olağanüstü Hal Kanunu'nun bazı hükümleri, Başbakanlık Kriz Yönetim Masası Yönetmeliği gibi bu denetleyici ve icracı konuma uygun yasa, tüzük ve yapılanmalarla donatmıştır.

7. Uyum Paketi'yle birçok hükmü değiştirilen MGK, görülüceği gibi askeri vesayet rejminin araçlarından sadece birisidir…

Yukarıda da söylediğimiz gibi, Türk sisteminin sivilleşmesi ve demokratikleşmesi için daha birçok adım atmak gerekiyor.

Atılan ilk adımın arkasından bunların da zaman içinde geleceğini umuyoruz.

Zira şu an atılan adım, hem fiili açıdan hem sembolik açıdan büyük bir adım olmuştur.

Olmuştur, zira, MGK son yıllarda askeri vesayet rejiminin en önemli araçlarından birisi haline gelmiştir; Silahlı Kuvvetler'in siyasete müdahale, siyaseti denetleme, temel siyasi kararlara katılma, askeri demokrasiyi yasal kurallara uydurma, ordunun kamuoyu ve kamu kurumlarıyla doğrudan ilişki kurma gibi temel siyasi faaliyetlerinin odaklandığı kurum olarak karşımıza çıkmıştır.

7. Paket, MGK yanında, askeri harcama, kadro ve mal denetimiyle ilgili hükümler de getiriyor. Başka bir deyişle, ordunun siyasi gücünü sağlayan en önemli ayaklardan birisine de müdahale ediyor. Bu da önemli bir gelişmedir. Ancak buradaki müdahale çapının MGK da olduğu kadar kesinlik taşıdığı söylenemez.

Peki, 7. Paket'le gelen değişiklikler tam anlamıyla neler; daha doğrusu askeri vesayet sisteminin geneli içinde neler ifade ediyor?

Ve başka neler yapılmalı? Nasıl yapılabilir?

Bu soruların yanıtlarını vermeden önce, askeri vesayet sistemini, 7. Uyum Paketi'nden önceki mali özerklik ve MGK'nın çalışması açısından ele almak gerekiyor.

Ardından sıra, birinci soruyu yanıtlamaya, en nihayet yapılması gerekenlere değinmeye gelecek.

Pazartesi, Salı ve Çarşamba günleri bu konuları sırasıyla ele alacağız.


2 Ağustos 2003
Cumartesi
 
ALİ BAYRAMOĞLU
ALİ BAYRAMOĞLU


Künye
Temsilcilikler
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Karikatür | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED