AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Albaraka Türk

Y A Z A R L A R

Luce'nin bir bildiği var

Lucescu'nun mutlaka bir bildiği var bizim bilmediğimiz.... Transfer döneminde "Flas takım" olarak bellenen Beşiktaş'ı Samsunspor karşısında eskileriyle çıkardı... Yapılan onca transferin birini dahi ilk onbirde sahaya çıkarmadı. Kadroya dahi alınmayan Ümit'i, Aydın'ı bir kenara bıraktık. Sergen'in de oynamadığı bir maçta Okan'a, Ahmet Hassan'a yer vermemek pek akıl işi değildi. Mutlaka yenilerin de oynama sırası gelecek. Ancak, Tayfur'un Giunti'nin varlıklarıyla yokluklarının belli olmadığı bir ortamda, takımı yeni transferlerle güçlendirmenin doğru bir mantığını bulamıyoruz.

İlk yarıda Beşiktaş'ın çok kötü oynadığını söylemek haksızlık olur. Rakip kalede birçok gol pozisyonu bulan Siyah-beyazlıların Samsunspor kalesine mutlak baskısı vardı. Defanstan çıkıp gelen Zago, Ronaldo ve Ahmet Yıldırım'ın boşalttığı alanlara çabuk yerleşen Samsunspor, da karşı ataklarala rakibin üzerine gitti. İlk 45 dakikada futbolun ortasahası yoktu... Ya Samsunspor kalesinde Beşiktaş'ı, ya da Beşiktaş kalesinde Samsunspor'u gördük. İşin aslı şuydu. Beşiktaş'ın ortasaha zaafı, Samsunspor karşısında geri düşmelerine sebep oldu. Ofans hattını desteklemek içi gerilerden gelen defans oyuncuları, rakip takımın atağa kalkmasını sağlayacak boş alanlar bıraktılar. Siyah-beyazlıların ortasahasında yer alan futbolcuların hucumda ve savunmada işe yaramadıklarını açık seçik tespit ettik.

İşin sırrı ikinci yarıda çözüldü. Beşiktaş'ın çalışmayan ortasahasına Ahmet Hassan'ın monte edilmesi gözardı edilen bir galibiyeti Beşiktaş'a kazandırdı. Siyah-Beyazlılar, adeta uyuyan bir devi uyandırıp oyuna soktular. Ahmet Hassan'ın, Samsunspor karşısındaki aktivitesi önce galibiyeti sonra da, 2 farklı skoru getirdi. Maçın ve yazımızın başına dönecek olursak... Bu Ahmet Hassan işin başında niye yoktu? İlk yarıyı mağlup kapamak Lucescu'nun aklını başına mı getirdi. Bu soruların cevabını şimdilik bilemiyoruz. Ancak, çok açık bir şekilde belli olan bir şey var ki, o da bu takımın Ahmet Hassan'sız yürümeyeceği. Lucescu'nun böyle bir gerçeği görmesi için takımının önce mağlup duruma düşmesi mi bekledi.

Doğru mu yaptı derseniz...

Yüz kere hayır...


9 Ağustos 2003
Cumartesi
 
TURGUT KOLOĞLUGİL


Künye
Temsilcilikler
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Karikatür | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED