AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Albaraka Türk

Y A Z A R L A R
Psikolojik Harekat

Radikal Gazetesi yaptığı devasa işi devam ettiriyor. MGK yönetmeliğinin tüm ayrıntılarını notlar halinde veriyor.

Bu köşede eksiklikler olarak nitelediğimiz ve tamamlamaya çalıştığımız bazı noktalar fazlasıyla, aynı gün Radikal Gazetesi tarafından yayınlandı.

Bir gazetenin manşetten verdiği ve sahip çıktığı bu bilgilerle bir tabu kırılmakla kalmıyor; yarına yönelik endişeler için alınabilecek önlemler ortaya çıkıyor. En azından yeni yönetmelik hazırlanırken neler yapılması ve bunların nasıl takip edilmesi gereği ile bu gereğin hayati önemi netleşiyor.

Radikal'in yayınladığı yönetmelikte, bu yayından hareketle çeşitli köşelerde yapılan yorumlarda "Psikolojik Harekat" kavramı öne çıkıyor.

Bu son derece doğal…

Herhangi bir kurumun merkezi bir ideolojiden hareketle kendi halkına, siyasi iktidara, siyasi partilere yönelik, yönlendirici ve cezalandırıcı harekata girişmesi demokrasi fikrinin, düzeyi ne olursa olsun demokratik uygulamanın hiçbir şekilde kabul edemeyeceği bir durumdur.

MGK'nın yaptıkları, MGK yönetmeliğinde açığa çıkan, "homojen toplum, monolitik siyaset, dahası anti-toplum ve anti-siyaset eksenleri üzerine oturan devlet idelojisi"nin arka planı bu açıdan elbette akıllara durgunluk verici…

Peki, bu arka plan sadece MGK ile mi sınırlı?

Askeri zihniyetin, askeri yapının özüne, onlardan hareketle Türk devletinin işleyişinin ruhuna sinmiş olamaz mı?

Aslında durum tam olarak böyle…

Örnek olarak, Genelkurmay Harekat Başkanlığı Psikolojik Harekat Dairesi'nin varlığını ve faaliyetlerini şöyle bir kolaçan edelim.

Varlığına denecek bir şey yoktur. Topyekün savunma kavramı çerçevesinde yurtdışına yönelik psikolojik harekat demokratik sistemlerde meşru kabul edilir.

İş faaliyetlere gelince… Orada durmak gerekir… Bu dairenin yasal faaliyetleri kadar yasal olmayan faaliyetleri de söz konusudur.

28 Şubat günleri bu açıdan bir otopsi değeri taşıyor.

Polis ile askerin birbirini izlediği o günlerden kalan bir "emniyet istihbarat notu"nu okuyalım birlikte:

"Genelkurmay Harekat Başkanlığı'na bağlı Psikolojik Harekat Dairesi 5 şubeden oluşuyor. Ayrıca Diyarbakır, Elazığ ve İstanbul'da toplam 150 kadar subay ve astsubaydan oluşan gruplar da var. Gruplarda görevli personel sivil ve sakallı olarak çalışıyor.

Bu daire tarafından bu yıl yapılan yasal olmayan en önemli faaliyetler şunlar:

1. RP'nin aleyhine haberler hazırlayarak basına vermek ve yayınlanmasını sağlamak. Şu ana kadar bu dairede hazırlanan 200'den fazla haber gazetelerde yayınlandı.

2. Çiller'in, "Şerefsiz Onbaşı" sözüne tepki olarak DYP Genel Merkezi önünde yapılan ve Gaziler, Emekli Subaylar ve Emekli Astsubaylar Derneği üyelerinin katıldığı gösteri yine bu dairece düzenlendi.

3. Salih Kapusuz, Çetin Altan, Ahmet Altan, Rahmi Koç gibi ünlüler aleyhine çok sayıda kışla ve emekeli subay çıkışlı mektup yazıldı, kampanya başlatıldı.

4. Genelkurmay'a yakın görülen bazı gazetecilere "şu konu, bu konu hakkında yazın" ricasında bulunuldu. Örneğin RP'nin kapıtılmasını destekler mahiyette Sabah Gazetesi'nin yazarlarının bir kısmına ricada bulunuldu. Bu konu ile ilgili kullanabilecekleri psikolojik harekat temaları verildi.

5. Genelkurmay son zamanlarda TSK aleyhine yoğun eleştiriler dolayısıyla son derece kızgın durumda. Psikolojik Harekat Dairesi bu konuda kontrhaber üretmeye karar verdi. Özellikle İslami kesimi birbirine düşürecek haber ve hareketlere ilkbaharda başlanacak.

6. Psikolojik harekat grupları bölgelerinde yayın yapan TV ve radyoların ideolojik yönlerini tespit ediyor.

7. Bazı sivil devlet görevlerinin yönlendirilmesi yapılıyor. Örneğin, geçen Haziran sonu Diyanet İşleri Başkanı'nın "Kur'an yeniden tercüme edilmelidir, bize TV kanalı tahsis edilmelidir" şeklindeki konuşması bu daire tarafından hazırlandı.

8. Önemli görünen konu ve kişiler için kampanya kontrol formu denilen plan hazırlanıyor. Planlar, bir aydan altı aya kadar uzanabiliyor. Şu anda RP'nin kapatılması için böyle bir plan uygulamada. Planda; basına verilecek haberler, kaç mektubun kimlere yazılacağı ve hangi köşe yazarlarına temalar vereleceği ayrıntılı olarak yer almakta.

10. Bütün günlük gazeteler ayrıntılı biçimde inceleniyor. Üzerlerinde gerekli çalışmalar yapılıyor. Gerekirse tehdit, gerekirse takdir kampanyaları başlatılıyor.

Şimdi de bu notu destekleyen bir belgeye göz gezdirelim…

Belge, geçenlerde 1. Ordu Komutanlığı'dan emekliye ayrılan, 1997'de korgeneral rütbesiyle Harekat Dairesi Başkanlığı'nı yapan Çetin Doğan'ın imzasını taşıyor.

"Batı Eylem Planını'na LAHİKA-1 olarak hazırlanan Psikolojik Harekat Faaliyet Planı'nında alınacak tedbirler ile bu tedbirleri icra edecek Komutanlıklar/Başkanlıklar belirlenmiştir.

Psikolojik Harekat Planı'na dahil edilmesi uygun görülen faaliyetlerin Batı Çalışma Grubu toplantılarında gündeme alınarak karara bağlanması sağlanacaktır…

Çetin Doğan, Korgeneral, Harekat Başkanı…"

Bu plan Türkiye'de binlerce insanın fişlenmesine, basın organlarının yönlendirilmesine, kaset üretimine, partilere, derneklere, üniversitelere, kişilere yönelik karalama kampanyalarına, kamuoyunun tehdit algısına değiştirmesine kadar her yere uzanmış ve tüm ülkeyi ve orduyu kapsamıştı…

Hâlâ kapsıyor…

Evet, militerleşme derin olunca, sorun da derin oluyor…


29 Ağustos 2003
Cuma
 
ALİ BAYRAMOĞLU
ALİ BAYRAMOĞLU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Karikatür | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED