|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Sinemanın kurak toprağı Ankara'da film yapmaya çalışan 25+grubu, harçlıklarından artırdıkları paraları biraraya getirip yeni projelere imza atıyor.
ÖMER ÇAKKAL
25 yaşından büyüklere iş yok
Borçlanarak bir miktar teknik ekipman edinip Kızılay'da bir merkez tutan idealist sinemacılar, şirketlerinin adını, 'Burada 25 yaşından büyüklere iş yok' sloganıyla 25+ koyarlar ve somut anlamda projelere imza atmaları fazla uzun sürmez. Sonra, yaptıkları işi tüm Ankara'ya yaymaya karar verir, sinemaya ilgi duyanlar için seminerler düzenlemeye başlarlar. Bu tarihten sonra sürekli yeni üyeler edinen grup 250 kişiye eğitim verir. Geçen zaman diliminde 3 belgesel ve 7 kısa filme imza atan grubun başkanı Emrah Dönmez, makinalardan ötürü Halkbankası'na olan borçlarına karşılık Ankara'da ailesine ait evini ipotek ettirir. Sonra ekonomik krizin başlamasıyla atöyle iflasın eşiğine gelir. Şirketin kuruluşundan tam iki yıl sonra Kızılay'daki mekan kapatılır. Kısa süre sonra Kızılay'da başka bir daireye taşınan 25+ mensupları halen yeni projeler üretiyor ve birçok projeye destek veriyorlar.
KAFASI KARIŞIK GENÇLER SİNEMADA!
Volkan, Emre, Selda ve Alper 25+ grubundan barış için sinema kampına katılmak üzere İstanbul'a gelen grubun beyin takımı. Volkan Kavas, tıp etiği doktorası yapıyor 25+'yı akademik yapılanmanın olmadığı bir okula benzetiyor. Emre Yalgın, ODTÜ Felsefe Bölümü'nden mezun ve Bilkent Üniversitesi İktisat Bölümü'nde asistan. Selda Taşkın ODTÜ Felsefe Bölümü öğrencisi. Selda, kendisini Volkan'ın asistanı olarak görüyor. 25+'nın daha çok kafa karıştıran bir okul olduğunu düşünen Seyda "Okullarda soru sormadan, verileni alırsınız. Oysa '25+ sinema okulu'na gelenler, zaten kafası karışık olanların kendileri" diyor. ODTÜ Siyaset Bölümü mezunu ve 25+'nın müdürü Alper Şen ise çeşitli projelere imza attıklarını ve Ankara'da zor şartlar altında bile olsa kısa film, belgesel, tanıtım VCD'si, video art çalışmalarının sürdüklerini ve sinemaya ilgi duyan Ankaralı gençlere kapılarının açık olduğunu söylüyor. ALPER ŞEN'DEN 25+'NIN GÜNCESİ
Sinemanın kurak toprağı Ankara'da film yapma çılgınlığını gösteren 25+ grubunun şu anki lideri Alper Şen'in Kısadevre dergisi için hazırladığı yazıdan notlar.
25+ şu ana kadar 10 küsur film yaptı. Bu 10 küsur filmi ise 20 küsur insan seyretti. (Kendi kendimizi seyrettik, kendi kendimizi dövdük, kendi kendimizi beğendik. Sonuç olarak 25+, zamanla kendi kendine konuşan, düşünen, gülen ve küfreden şizofren insanlar üretmeye başladı.)
Sayısını tahmin edemeyeceğim kadar çok film projesi başarıyla başarısızlığa uğradı.
50 civarında film denemesinin yaklaşık 10 tanesi oyunculardan birinin intiharıyla sonlandı ("Hımm... sonunda ne olsun" "Hah buldum, sonunda adam / kız intihar etsin. Evet evet intihar etsin, çok iyi fikir" diyaloğunu 10'la çarpmanız gerekiyor.)
Güzide kurgu makinamızın kafası ve kasası defalarca değişirken, Windows defalarca ve defalarca tekrar kuruldu. Bir süre sonra bilgisayarı düz kontak yaparak çalıştıran kahramanlarımız, bu konu üzerine bir film denemesi bile yaptılar.
Alt katta yaşayan ve bir Kafka karakterinin uzaktan akrabası olan Saydam Bey, 25+'yı önce zabıtaya, sonra valiliğe son olarak da emniyete şikayet etti. Merkezin kapatılması ile birlikte Saydam Bey şu an zevkten dört köşe..
Son dönemlerde 25+'ya para kazandırmak için şirketlerle görüşme yapmaya karar verildi ve daha pirezantabl olmak uğruna kartvizit bastırma kararı verildi.
Bir ay boyunca kartvizitin '25+`nın karakterini' nasıl yansıtması gerektiği ve bu doğrultuda dizaynının nasıl olması gerektiği enine boyuna tartışıldı. Yine yaklaşık bir ay boyunca kartvizitlerin baskıdan gelmesi beklendi ve kartvizitlerin geldiği gün 25+ fiziksel olarak kapandı.
|
|
|
|
|
|
|
|