|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bir zamanlar savaş yoktu. Bir zamanlar Bağdat ışıl ışıldı... Bağdat'ta sular akıyordu... Şimdi Bağdat'ta elektriklerin yanması için 2 milyar dolar, suların akması için de 16 milyar dolarlık bir yatırım gerekiyor. Bağdat'ta ya da Irak'ta... ABD'nin Irak'taki sivil temsilcisi Paul Bremer böyle söylüyor. Kim yıktı Irak'ın elektrik şebekelerini, kim tahrip etti Irak'ın su şebekelerini? İşte düğmesine Amerika'nın bastığı o savaş, o bombardımanlar... Bağdat'ın üzerine, Tikrit'in, Musul'un, Basra'nın üzerine kusulan bombalar... Amerikan ordusu güçlüydü ve Amerika'nın bombası çoktu... En az insan zayiatı ile savaş kazanacak kadar donanımlı hava gücüne sahipti Amerika ve gökten yağdırdığı ateş toplarıyla, şehirleri çökertir, insanları nefes alamaz hale getirir ve teslim alırdı. İşte susuz ve elektriksiz Bağdat bu bombardımanların eseri... Şimdi Paul Bremer diyor ki: Dünya bize para versin, Irak'ı yeniden inşa edelim. "Yıktık bir kere, ne yapalım" gibisinden bir yakınma-özür beyanı değil sözleri... Yıktılar koca ülkeyi, öyle yıktılar ki Bağdat tek silah atılmadan teslim olmak zorunda kaldı. Eğer direnseydi, belki şu andaki kırık dökük Bağdat da ortada olmayacaktı... Amerika'nın dev savaş gücünün uygarlık mirası falan tanıdığı yoktu... Savaş şiddet demekti ve düşman iradesi teslim alınıncaya kadar şiddet uygulanacaktı... Irak öyle yıkıldı. "Gerekçesiz savaş" sözünü çok ciddiye alır gibi değil insanlar... Amerika da böylesini seviyor. Amerika şimdi Irak'a tecavüz eden, tahrip eden kendisi değilmiş gibi tüm dünyaya "Asiye nasıl kurtulur?" oyununu seyrettirmek istiyor... "Gelin yardım edin, Irak işini nizama koyalım." gibisinden bir yaklaşım Amerika'nın neo- conlarının yaklaşımı... Dünyaya nizamat vermek gibi bir iddiaya soyundular ya, kendilerinde Ortadoğu'ya demokrasi ihracı gibi bir misyon görüyorlar ya... Bunun bir ülkeyi tahrip etme hakkını da kendilerine verdiğine inanıyor olmalılar... Bunun için savaşmak gerekiyorsa, gerekçe olarak bu misyon bildirimi yetiyor da artıyor neo – con'lar için... Onlar misyon adamları!!! Onlar meşruiyyetlerini kendileri üretir, diğer tüm insanlar da bunu böyle kabul etmek zorunda kalırlar!!! Oysa "gerekçesiz savaş" konusu İngiltere'yi savuruyor. Tony Blair hükümeti zorda... Halkın yaklaşık üçte ikisi hükümet tarafından yanıltıldığına inanıyor. "Ülkeyi savaşa sokmak için belgeler üzerinde tahrifat yapıldı" iddiası, ardından gelen David Kelly'nin ölümü, BBC'nin kararlı duruşu, ve Başbakan'ın – Savunma Bakanı'nın yargılanması, İngiltere ile Amerika arasında çok belirgin bir demokrasi farkı bulunduğunu mu gösteriyor, yoksa gözü kara Bush ve neo – con takımının "misyon" adına Amerika gibi dev bir gücü tepe tepe kullanabileceğini mi? Gerçekten bir gün Amerika geriye dönüp, Bush'lu ve neo- con'lu zamanlarına bakıp utanacak... Henüz Bush yönetimini hedef alan bir sorgulama başlamamış olsa da bu, Bush'un son derece rahat olduğu anlamına gelmiyor. Aslında bir savunma psikolojisi içine girdikleri açık seçik görülüyor. Bush'un "Her şeye rağmen orada kalacağız" sözleri, Irak'taki batağa saplanma görüntülerinin telafisi amacını taşıyor olsa da, herhalde asker yakınlarını da, ülkenin imajı üzerine titreyen sorumlu çevreleri de tatmin etmiyor. Nitekim Amerikan halkının yüzde 69'u "Irak'ın batağa dönüştüğü" kanaatini bildiriyor. Kaç zamandır Amerika bütün dünyada "İşgalci ülke" diye tanımlanıyor. Ve kaç zamandır "demokrasi getirme" iddialarının aslında petrol ve stratejik konuşlanma hesabını kamufle amacı taşıdığının altı çiziliyor. Kaç zamandır Irak'ın "Saddam zamanından kötü" olduğu kanaati seslendiriliyor. Kaç zamandır Amerika'ya "Sen git ve BM gelsin" çağrıları yapılıyor. Kaç zamandır Irak halkı "Saddam'a da Amerika'ya da hayır" çığlıkları atıyor. Amerika, gerekçesine neo- conlardan başkasının inanmadığı bir savaşın baş aktörü kaç zamandır... Türkiye'nin dramı, "gerekçesiz bir savaş"ın uzatmalarına monte olmaya zorlanmakta yatıyor. Amerika Irak'tan sonra bölgeyi de batağa sürükleyecek, bölge toplumları arasında kanlı-bıçaklı ayrışmaları ateşleyecek bir tavır içinde ve Türkiye "Bir hırsız tuttum baba" çaresizliğine sürükleniyor. Türkiye Amerika'ya "Yanlış yapıyorsun arkadaş" diyebilecek ve bunun inandırıcı gerekçelerini ortaya koyabilecek tek ülke. Ama o da bu moral birikimden yoksun. Keşke Ankara, bölge ile ilgili tüm moral mirasını kuşanıp Washington'un önüne yepyeni bir İslam coğrafyası muhakemesi koysa... Tabii ki moral mirası kuşanmak da bir Türkiye değerlendirmesinden geçiyor vs... Biz bir gün çıkıp, "Işıl ışıl Bağdat'ı, 'gerekçesiz bir savaş' için neden yıktın arkadaş?" diye soracak iç birikime ulaşıncaya kadar Amerikan yıkımını tamir için Amerika ile işbirliğini konuşmaya devam edeceğiz vesselam.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Karikatür | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |