|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Haber, sorumluluk ister. Çünkü haberin de, insanları tedavi etmek için kullanılan birtakım ilaçlar gibi, yan etkileri, önceden belirlenmesi her zaman mümkün olmayan sonuçları vardır. Haberi vermenin birinci amacı, bilgilendirmektir. Bir olayın vuku bulduğunu insanlara bildirmek. Ya da öyle varsayılır. Bir bilgiyi verirken, yani bir 'haber'i topluma iletirken, doğru bile söylüyor olsanız, haberle ilgisi olmayan birilerini yaralayabilir, ya da topluma başka türlü bir zarar verebilirsiniz. Ancak, gazetecinin, mesela, kötü bir şey hakkında bilgi verirken, diyelim, uyuşturucular hakkında bilgi verirken, merak uyandırmamaya özen göstermek gerektiğini unutmaması gerekir. Gazetecinin, bu konularda kendi kendisini sınırlandırması 'haber verme özgürlüğü'ne ya da kamunun 'haber alma özgürlüğü'ne zarar vermez. Konu 'terör' olduğunda, daha hassas bir durumla karşı karşıyayız demektir. Terör, toplum hayatında korunması gereken en önemli şeye, 'can emniyeti'ne yönelik bir tehdittir. Bu tehdit, sınır tanımaz; üreticisi kim, hangi güç olursa olsun, hedefi, tüm toplumdur. Medya sağduyuda karar kıldı
Ramazan'ın son günlerinde, bu sütunlardan, 'bir insanı öldürmek, bütün insanlığı öldürmek gibidir' ilkesini de vurgulayarak lanetlediğimiz terör saldırılarında, 50'den fazla insanımızı kaybettik. İnsan olan herkesi sarsan, üzen ve dehşete düşüren, Yeni Şafak manşetlerinde "Türkiye düşmanları" tarafından gerçekleştirilen cinayetler olarak tanımlanan bu olaylar, medyanın haber verirken taşıdığı sorumlulukları, yeniden gündeme getirdi. Medyanın sorumluluğu iki noktada toplanıyordu. Öncelikle medya, terörün faillerinin bulunması konusundaki çalışmaları olumsuz yönde etkilememeliydi. Ayrıca, medya, toplumun tümünü hedef alan bu saldırıları kullanarak masum insanları suçlar bir tavır takınmamalıydı. Medya yöneticilerinin önceki gün yaptıkları toplantıda alınan kararlar, çok önemli bir adım niteliğindeydi. Yeni Şafak'ın da katıldığı bu toplantıda alınan ve "Teröristleri ve terör örgütlerini, toplumun belli kesimlerine bağlayıcı sıfatlar kullanmaktan kaçınmak" şeklinde formüle edilen kararın altını çizmek istiyoruz. Bu karar ve diğerleri medyanın kimi zamanlarda unuttuğu ya da ihmal ettiği sağduyunun, şuuraltında hâlâ varolduğunu gösteriyordu. Yeni Şafak, Türkiye için ve bütün yeryüzü için iyi olan neyse, onu gerçekleşmesini istiyor. İnsanların huzuru, barış içinde yaşaması ve özgür olması, 'iyi olan şeyler' arasında çok özel bir önem taşıyor. Bilgiye değer verenler için
Yeni Şafak 'bilgi'ye de çok özel bir önem veriyor. Çünkü bilgi, yaşamayı anlamlı kılan değerlerden biri. Yeni Şafak, kültür hizmetleri politikasını oluştururken, nitelikli, okuyan, öğrenmeyi, bilgiyi seven bir okur kitlesine hitap ettiğini dikkate alıyor. Prof. Dr. Hamdi Döndüren'in uzun yıllar süren bir çalışma sonucu hazırladığı "İnsanlığa Son Çağrı" adıyla sunduğumuz Kur'an-ı Kerim meali, 'bilgi'nin ilk kaynağına ulaşma, onu anlama çabası içinde olanlar için çok değerli bir eserdi. 'İnsanlığa Son Çağrı'ya gösterdikleri ilgiden dolayı, okurlarımıza teşekkür ediyoruz. Bugünlerde, bilgiye değer verenlerin çok beğeneceğini umduğumuz yeni bir eseri Yeni Şafak okurlarına sunmak için hazırlanıyoruz. Kampanyamız, bu hafta başlıyor. Üstelik, bu kez bazı sürprizlerimiz de var.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |