AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

K Ü L T Ü R
ESRARLI BİR KÖPRÜ

Çizgi ustası Hasan Aycın'ın Esrarname adı altında biraraya getirdiği onbir masal, masalın yine öz vatanından ve yine düştüğü son yerden ayağa kalkacağının tipik bir habercisi.

Doğu'da ve Batı'da masal, kutsaldan bir koku, cennetten bir nişan, hikmetlerden bir renk taşırdı. Her masal "bir varmış, bir yokmuş" paradoksuyla insan-oğullarına, insan-kızlarına ve onların emrine amade kılınan nesnelere tanınan "mühlet"e bir gönderme sayılırdı. Olağanüstülükler, "mutlak" gücün kudretinden bir örnek olarak anlaşılır, anlık değişmeler, "anlık hayat" geçişler "kaderin cilveleri"nden bilinir ve her masal eğlenerek öğrenmenin, öğrenerek eğlenmenin bir vasıtası olmakla yediden yetmişe fıtratların, ruhların, hayallerin müşterek ve zorunlu bir talebi olarak söylenir ve dinlenirdi.

Önce Batı'da kırıldı masalın evrensel büyüsü; Pozitivizm adına kutsalla irtibatı olan masallara önce profan bir içerik yüklendi, sonra eğiticilik, öğreticilik vasıflarıdan soyuldu masallar.

Doğu masalındaki kırılma süreci ise daha yavaş işledi. Çünkü, sembolik anlatımı aslî bir yöntem olarak benimseyen Doğu'da, nesirler masallarla nerdeyse iç içeydi. Ancak hem laikleşme uygulamaları hem de Batı edebiyatının baskın etkisiyle Doğu masalları da Batı masalları gibi profan bir içeriğe mahkum edildi. Binbir Gece Masalları erotik nitelikleriyle öne çıkarılırken, Keloğlan aptal bir şaşkına, Sinbad macera düşkünü bir serkeşe, Yedi Vezir yedi muhterise dönüştürüldü.

Oysa ki masal fıtri bir ihtiyaç ve vazgeçilemez bir eğitim aracıydı. Bu nedenle Batı yıllar sonra Rambo, Conan vb. tipler aracılığıyla profan masallarını yedinci sanatın bir ürünü olarak tedavüle koymak, Yüzüklerin Efendisi'ni, Herry Potter'i kutsamak zorunda kaldı. Ancak bunların içeriklerinin dünyeviliğini, sadece din dışı unsurlarla yüklü olmasını da yine ihmal etmedi.

Şimdi görülen odur ki masal, yine öz vatanından ve yine düştüğü son yerden ayağa kalkacaktır. İşte, çizgi ustası Hasan Aycın'ın "Esrarnâme" adı altında biraraya getirdiği onbir masal bunun tipik bir habercisidir.

Hasan Aycın'ın, Esrarnâme'sindeki masallar bir dizi Keloğlan masallarıdır; derleme, alıntı değil tümüyle te'lif masallardır. Hasan Aycın, çocukluğundan bugüne onun Müslüman zihnini oluşturan, Nebevî perspektifini kuran anlatıları Keloğlan'ın şahsında masal kurgu ve söylemiyle bugüne taşımıştır.

Esrarnâme'de, bir "çelik" oyununda somutlaştırılan hayat serüveninin, dünya malına, tutkusuna karşılık düşen "kayıp sopa"nın izinde kutsala göre terbiye edilişi, bu hayatın ötesindeki hayatın hakikati ve anlamı, yaşama eyleminin Allah'a göre ve Allah için yeniden kuruluşu asıl tema olarak seçilmiştir.

Bu içeriğiyle Hasan Aycın'ın Esrarnâme'si, Hamdânî'nin, Ebu'l-Mutahhar el-Azdî'nin, Cevzi'nin İbn Sinâ'nın, İbn Tufeyl'in, Abü'l-Alâ el-Maarri'nin, Ebu'l Farac'ın Giritli Aziz Efendi'nin, Şehbender-zâde Ahmet Hilmi'nin vb. eserleriyle bizim aramızda kurulan sağlam bir köprü hükmündedir.

(Hasan Aycın, Esrarnâme, Timaş Yayınları, İstanbul 2003)

  • ÖMER LEKESİZ

  •  
    Yılmazer'e sahnede özel köşe
    -PAZARTESİ NOTLARI-
    Yazarlığın dörtte üçü fıtrîdir, dörtte biri kisbîdir

    Mistik Müzik Festivali başladı
    Cemal Reşit Rey Konser Salonu etkinlikleri kapsamında düzenlenen 8. Uluslararası Mistik Müzik Festivali başladı. CRR Konser Salonu'ndaki açılış konserinde, Ahmet Özhan'ın yönettiği Kültür ve Turizm Bakanlığı Tarihi Türk Müziği Topluluğu, sırasıyla "Çağrı", "Dinle Ney'den", "Gaba Temcid" ve "Gönül Kanatlarımız" adlı eserleri seslendirdi. Festival kapsamında "Insight Gospel Singers" adlı topluluk 30 Kasım'da, Taşkın Savaş Müzik Topluluğu'nun "Nefes ve Semah" adlı konseri 1 Aralık'ta, Dhafer Youssuf'un konseri 2 Aralık'ta, Ak Kalfak Kadim Tatar Halk Müziği Topluluğu 3 Aralık'ta, Houria Aichi'nin konseri 4 Aralık'ta, Pravoslavie Korosu'nun "Ortodoks ve Katolik İlahiler" konseri 5 Aralık'ta CRR Konser Salonu'nda izlenebilecek. Festival, 7 Aralık tarihine kadar devam edecek.
    Shakespeare oyunları kapalı gişe oynuyor
    Ünlü İngiliz yazar William Shakespeare'in İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından sahneye konulan 3 eserinin kapalı gişe oynadığı bildirildi. Ünlü oyuncular Mehmet Ali Erbil ve Meltem Cumbul'un da rol aldığı Hırçın Kız, 13 bin izleyiciye ulaşarak sezon başından bu yana en çok izlenen oyun oldu. Yine Shakespeare'e ait Macbeth 6 bin 200 izleyiciye ulaşırken, Hamlet adlı oyun da 5 bin 300 kişi tarafından izlendi. Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Nurettin Tuncer, bu oyunların kapalı gişe sahnelendiğini anlatarak, gösterilen ilginin de son zamanlarda tiyatroya olan rağbetin artmasıyla paralel olduğunu söyledi. Tuncer bu ilgiyi "seyirci Shakespeare'i özlemiş demek ki" sözleriyle yorumladı.
    1 Aralık 2003
    Pazartesi
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED