|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
'Komplo' her zaman hakir görülmüş zihinsel bozuklukla irtibatlı bir sözcüktür; aşırı kuşkuculuk akıl almaz sonuçları zihne üşüştürebildiği için bunda yadırganacak bir yön de yok... Tabii, düz mantıkla açıklanamayan olaylardan kuşku duymayı dışlamayarak... İnsanlığın kat ettiği ilerlemeler, büyük çapta, aklın kuşkuyla yoğrulmuş ürünleridir... Türkiye'de dünyanın başka yerlerinden daha fazla aşağılanır 'komplo'. "Komplocu" diye anılmak iyi değildir bizim ülkemizde. Buna rağmen, Türkiye, 'komplo' üretiminde en verimli ülkelerden biridir de. Bazı 'komplo' teorilerini, 'komplo' sözcüğü ile anılmaktan hiç hoşlanmayacak kişilere borçluyuz. Aralarında, bizim meslekten saygın insanların da bulunduğu kişilere... Son örneklerden biri, Milliyet yazarı Fikret Bilâ'nın nedense fazla tartışma uyandırmamış "Sivil Darbe Girişimi ve Ankara'da Irak Savaşları" adını taşıyan kitabında (Ümit Yayıncılık) işlediği tez. Sivil ve asker pek çok kaynakla görüşülerek kaleme alınmış kitapta, adından da anlaşılacağı üzere, bir 'sivil darbe girişimi' işleniyor. Kitap, DSP lideri ve başbakan Bülent Ecevit'in siyasetin dışına itilmesiyle sonuçlanan bir 'komplo' senaryosundan söz ediyor; senaryonun kahramanları 3 Kasım 2002 öncesi dönemin ünlü siyasileri: Hüsamettin Özkan, Kemal Derviş, İsmail Cem, Devlet Bahçeli, Ömer İzgi, Mesut Yılmaz... İşlenen konuyu daha iyi anlamaya yarayacak üzerinde 'gizli' ve 'çok gizli' damgalı belgelerin fotokopileri de yer alıyor kitapta. (Gazetelerin Ankara temsilcilerine MİT'te verilen yemekte, o belgelerden sadece birinin ifşâ edilmesinin devlete 1 milyar dolara mâl olduğu söylenmiş ki, doğru olabilir.) Okurken, Irak'a müdahale hazırlıklarının sürdüğü o günlerin dünya ortamında, Türkiye'de siyasî zeminin yeniden düzenlenme çabalarını fark ediyorsunuz. Dışarıdan birileri, içerideki müttefikleriyle, Türk siyasetini, ABD-İngiltere cephesinin Irak seferberliğine hazırlıyor... Anlatılan, bu yönüyle, bir 'komplo teorisi' elbette; ancak üzerinde hassasiyetle durulması ve içinden geçtiğimiz şu günlerde karşımıza çıkan veya çıkabilecek gelişmeleri daha iyi anlayıp değerlendirmemize yarayacak bir 'teori' olduğuna da kuşku yok. Fikret Bilâ'nın kitabında yer alan (s. 155) bir ayrıntı, geçtiğimiz günlerde, Sedat Ergin tarafından Hürriyet'te daha geniş işlendi. Irak'a savaş öncesi dönemle ilgili önemli bir ayrıntı bu: Dışarıdan müdahaleyle siyasette zeminin altüst olma sürecine girdiği günlerde ordu üst kademesi de yeniden düzenlenmek istenmiş... Bunu sağlamak için bulunan formül, geleneklere aykırı olduğu halde, görevde dört yılını dolduran 67 yaşına gelmiş Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun genelkurmay başkanlığındaki süresini uzatmak... Bilâ ile Ergin'in anlattığı birbirini tamamlayan ayrıntıları okuyunca, bununla amaçlananın, Org. Hilmi Özkök'ün genelkurmay başkanlığına gelmesini engellemek olduğu anlaşılıyor. Süre uzatmayla ilgili yasa hazırlanmış, ama hayata geçirilememiş... Org. Kıvrıkoğlu'nun süresinin uzatılmasıyla Org. Özkök'ün emekli olması sağlandıktan üç ay sonra istifa yoluyla açılacak genelkurmay başkanlığına, aynı dönemde kara kuvvetleri komutanı olacak jandarma genel komutanı Org. Aytaç Yalman'ın gelmesi planlanıyormuş... Planın Org. Kıvrıkoğlu'nun görev süresinin uzatılması bölümü gerçekleşemedi; ancak, Org. Yalman kara kuvvetleri komutanlığına atandı. Bir kuvvet komutanlığından diğerine atama Türk Silahlı Kuvvetleri geleneklerine aykırı olduğu halde... Bu da, o makama gelmesi beklenen Org. Edip Başer'in emekli edilmesiyle sağlandı... 'Komplo teorisi' ile gerçekler arasında hassas bir ayrım vardır; iki gazetecinin anlattıklarını "Komplo teorisi" diye küçümsememizi engelleyen de o hassas ayrım: Bülent Ecevit, Devlet Bahçeli, Mesut Yılmaz ve kadroları siyasetten tasfiye edildiler; bu, 'sivil darbe'nin sonuçta hedefine vardığını gösteriyor... Ordu üst kademesi de teamüller istikametinde şekillenmedi... Olayların sivil kahramanları konuşup anlatılanları doğrularken, senaryoda adları geçen askerlerin susması olağanüstü mânidar... Gerçekten hakir görülecek bir sözcüktür 'komplo'; bu sebeple zihinlerde tortu bırakmasını engellemek için herkes üzerine düşeni yapmalıdır. Askerler de...
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |