AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Denetleyemiyorum, öyleyse bu iş de bize düştü!

Ramazan bayramı öncesinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kuran kurslarıyla ilgili yönetmelik hakkında neler yazılmıyor ki... Kurslarla "terörizm" arasında doğrudan ilişki kuran ya da "Amaç öğretim birliğini parçalamaktır" tezinde ısrar eden hepten temelsiz açıklamalar bir yana, konuya nispeten "tarafsız" yaklaşmaya çalışanların kaleminden bile şöyle cümleler dökülüyor: "Hepsi de başına takkeler takmıştı. Başlarını öne doğru sallayıp Kuran okuyorlardı. Bu görüntü bana ürkütücü bir toplu ayin gibi göründü."(!)

Ne yapabiliriz, memleketin elitinin ruh hali de böyle... Her Kuran kursunda karşımıza çıkan bir okuma-hıfza çalışma tekniği ve "takkeler"onlara "ürkütücü bir toplu ayin" gibi görünüyor...

Bu eleştirim yanlış anlaşılmasın; çocukların –üstünde hiç değilse devlet kadar anababaların da hakkı olduğunu kabul etmeme rağmen– bedeni ve zihni gelişimlerinin önüne engel çıkarılmasını tabii ki ben de kabul etmiyorum. Ama hak verirsiniz ki yazar bambaşka bir dünyadan söz ediyor... O, çocuklara "okullarda sağlam bir ahlak vermenin" yeterli olduğunu düşünüyor. Yani ona göre çocuklar Kuran kursuna gitmese de olur...

Evet, haklı olarak o önemli soru yine gündeme oturdu: İsteyen Müslüman aileler çocuklarına din eğitimi ve öğretimini nasıl verecekler ya da nasıl versinler?

Cevaplanması hiç de kolay olmayan bir soru. Ama dikkat edin, bu zorluk bu ülkede yaşamamızdan kaynaklanıyor. Yoksa "eloğlu"nun böyle bir derdi yok, ya da kalmamış... Bunun da nedeni açık: Çünkü, Türkiye kendisini ne kadar "laik" bir ülke olarak tarif ederse etsin, "dini" ve "lâdinî" alanları bir türlü birbirinden ayıramamış. Ayrıca ayırmamakta da ısrarlı.... "Din eğitimi"ni de kendisi vermek istiyor ama nasıl? Ne yapsın, ne çözümler üretsin de, hem "laik devlet" kurtulsun, hem de "din eğitimi"!

Zor, hem de çok zor iş olduğu muhakkak... Katolik Fransızın böyle bir derdi yok; Protestan ya da Yahudi Fransızın da... Hatta bu gidişle Müslüman Fransız'ın da derdi kalmayacak. Dikkat ediyorsanız, bizim gibi "laikliğin" kalelerinden olan bir ülkenin vatandaşlarından söz ediyorum. Alman, İrlandalı, İsveçli, Norveçli, Danimarkalı ya da Yunanlı zaten farklı bir kategoride...

Fransız, pazar dışında haftanın bir gününü (çarşamba) isteyen ilkokul öğrencileri "din dersi" alsın diye tatil etmiş. Ortaokul ve lise yılları çok daha rahat, çünkü adları her ne kadar "özel" olsa da pratikte büyük çoğunluğu Katolik olan bir başka okul ağının oluşmasına fırsat vermiş. Diğer Kiliseler ve Yahudilik de benzer bir ağa sahip tabii ki. Tamam devlet bu okullara aday öğrenciler ve öğretmenler için "ayrımcılığı" yasaklamış ama pratikte bunlar din eğitiminin de verildiği birer kurum.

"Eloğlu" bahsini fazla uzatmaya gerek yok, çünkü aşağı yukarı herkesin malumu. Peki ya biz, ya bizde durum ne merkezde? Biz imkansızı denemişiz. Din eğitimi konusunda gayrımüslüm çocukları "eloğlu" gibi rahat bırakıp, Müslüman çocukları ne yapacağımızı düşünmeye başlamışız. Sonuç tabii ki tutarsızlık ve çözümsüzlük... "Din dersleri", "Din ve ahlak dersleri", "İmam Hatip okulları" ve "Kuran kursları", hepsi, ama hepsi "Herşeyi ben yaparım" diyen ve dolayısıyla kimseye göz açtırmak istemeyen bir devletin biraz da çaresizlik içinde ortaya koyduğu, neredeyse hemen her yıl yeniden elden geçirdiği uygulamalar ve kurumlar olmuş.

Bilmiyor ki, anlamıyor ki, bu yolda ısrar ederek çok temel bir soruna çözüm getirmesi mümkün değil. Ama o "inatçı", hem de çok inatçı; işin şurasına burasına dokunarak, yaptığı bozup bozduğunu yaparak bu işin içinden çıkabileceğini sanıyor... Oysa artık anlaması lazım ki, sorun "yapısal bir sorun", öyle yönetmelikle filan düzelebilecek gibi değil.

Geldik (nihayet!) yeni yönetmeliğe....


10 Aralık 2003
Çarşamba
 
KÜRŞAT BUMİN


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED