AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Albaraka Türk

Y A Z A R L A R

Abartıyoruz

Fert ve toplum olarak meseleleri abartıyoruz. Ve bunun sonucu hayal kırıklıkları fazla oluyor. Ne kadar yüksekten düşersen o kadar incinirsin hesabı.

Şu "İngiltere maçı" bu tutumun bir göstergesidir. Evet önemli idi, eğer İngilizler'i yenersek bir ilki gerçekleştirecektik. Bu "ilk galibiyet" Portekiz'e gitmekten daha baskın çıktı. Öyle ki "Biz onlardan iyiyiz, elbette yenebiliriz" gibi ölçülü sözler yerini az zamanda "çimlere gömeceğiz-Derslerini vereceğiz" gibi şişinmelere bıraktı.

Abartılı yaklaşım ülke çapında yayıldı, bu maç günler öncesinde gündemin ilk sırasına yerleşti. Gerginlik arttıkça arttı. Medya körükledi ve o gerginlik ile maça çıkıldı. Şimdi hemen herkes "Bu kadar abartmasaydık iyi olurdu, çocuklar büyük baskı altında kaldılar, bu yüzden gerçek mânada bir oyun kuramadılar. "Top kayıplarının yüzdesi bunun en önemli işareti" falan gibi, "nihayet kendine gelebilmiş" sözler söyleniyor. Geçmiş olsun.

İşin tuhafı aynı senaryo Süreyya Ayhan'ın dünya şampiyonluğu için piste çıktığı zaman da yaşanmıştı.

Bu ölçüyü kaybetme nereden kaynaklanıyor?

Herhalde güven duygusundandır.

Güven duygusu kişinin hayatta en önemli dayanağıdır. Bu toplumlar, milletler için de böyledir. Kendine güvenmek veya kendini güvenlikte hissetmek insanın güç ve kabiliyetini serinkanlı biçimde ortaya koymasını sağlıyor. İnsana motivasyon konusunda en büyük yardımı veriyor.

Ölçüyü kaçırmak çokluk bu güven duygusunun yok olduğu durumlarda görülüyor.

Kişi ya gücünü abartarak sanal bir güvenliğe sığınıyor, veya tam tersi "bizden bir şey olmaz" yollu bir boyun eğişe teslim oluyor.

Bu günkü gazetelerde "Kriz bitti, lüks yine başladı" başlığı altında lüks araba satışları ile ilgili haberler vardı.

Son günlerde fiyatları 70-200 bin euro arasındaki Porsche satışlarının geçen yıla göre yüzde 737 oranında arttığı, Mercedes arabalara da büyük talep olduğu söyleniyor.

Oysa çok iyi biliyoruz ki "krizin bittiği" falan yok. Hem bitmiş olsa bile bu fiyatlardaki arabaların ülkemizde bu kadar rağbet bulması abartmanın daniskası sayılamaz mı?

Güven duygusu esas itibarı ile yukarıdan başlamalıdır. Yani devletle millet arasında olmalıdır. Daha sonra kurumlara güven ve nihayetinde insana güven gelir.

Oysa görüyoruz ki insanımız ne kurumlara ne de tam mânası ile birbirine güveniyor. Sürekli "güvenlik önlemleri" almakla uğraşıyoruz. Hiçbir önlem tam güvenlik sağlamaz. Tam güvenlik insanların birbirine inanması-sevmesi ve güvenmesi ile oluşur.

İngiltere ile berabere kaldık, her şey bitmedi. Portekiz yolu yine açık. Bu defa kimle karşılaşırsak karşılaşalım daha serinkanlı olmalıyız.

Sakin olmak, istikrarlı olmak, ölçülü olmak başarının anahtarı.

Hani ne diyor Kırkpınar'ın cazgırı:

"Alta düştüm diye üzülme, üste çıktım diye sevinme". Açıkcası "abartma" diyor. Abartmayalım ki kendimizi tanıyabilelim, ölçüyü kaçırmayalım ve başarıyı yakalayabilelim.


14 Ekim 2003
Salı
 
MUSTAFA KUTLU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Karikatür | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED