AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Albaraka Türk

Y A Z A R L A R
Askerimiz ateist değildir

Hükümete asker gönderme yetkisi verildikten sonra içerde ve dışarıda kimi çevreler psikolojik bir savaş başlatmakta gecikmediler.

Bunların en şedidi kimi Iraklı aşiret reislerinden geldi. Mesela bunlardan biri Mecid Ali Süleyman'dı. Mecid Ali Süleyman, "Türk milleti müslümandır kardeşimizdir ama Türk askeri ateisttir, dua etmeleri yasaktır ve dinleri de yoktur." dedi.

Adam sıradan bir aşiret reisi ama ettiği söz o kadar ağır ki anında bütün dünya kamuoyunda yer aldı.

Tabii kendi içinde tenakuz içeren bu ifade hepimizi rencide etti. Müslüman milletimizin fertlerinden oluşan askerimizin ateist olarak nitelendirilmesi son derece üzücü olmuştur.

Askerimize ateist iftirasının atıldığını duyduğumda askerlik yaptığım günleri hatırladım.

Haki elbiseleri 1982 Ağustos ayında İstanbuldaki Tuzla Piyade Okulu'nda giydim. Bölük tamamlandığında komutan okul hakkında uzun uzun bilgi vermiş ve hepimizin sorularını cevaplamıştı. Herkes bir şeyler sordu, ben de "namaz kılabilir miyiz?" diye sormuştum. Yüzbaşı rütbeli bölük komutanı, okulun merkezinde bulunan minareli camii göstererek, "Eğitimi aksatmadıkça kimsenin namazına karışılmaz, Cuma namazı için ictimayı bir saat geç başlatıyoruz cumayı da rahatça kılarsınız." demişti ve öyle olmuştu. 4 aylık eğitim süresince bütün namazlarımı zamanında kıldım. Cuma günleri de öğle istirahati bir saat uzatılmıştı ve Cuma namazını da komutanlarla birlikte kılıyorduk.

Lisan imtihanında gösterdiğim başarı üzerine kura çekmeksizin piyade asteğmen rütbesiyle askeri dil okuluna Arapça öğretmeni olarak atandım. Genel kurmayın da Arapça mütercimliğini yapıyordum.

Askeri dil okulu Kara Harp Okulu'nun bahçesindeydi. Kara Harp Okulu'nun içinde de minareli bir cami vardı ve orada da Cuma namazlarını rahatlıkla kılıyorduk. Bazen askeri okul öğrencileri de Cuma namazına geliyorlardı. Çok sayıda rütbeli komutanı da camide görüyordum.

Mütercimliğini yaptığım için sık sık genel kurmaya da gidiyordum. Orada da geniş bir cami vardı. Orada da Cuma namazı kılınıyordu. Cemaat camiden dışarı taşıyordu orada da rütbeli komutanları görüyorduk.

Bir görev gereği Güvercinlik Hava üssüne gitmiştik. İkindi namazı vakti gelmişti. Üs komutanı albay biraz ilerdeki son derece estetik gözü okşayan güzel bir cami gösterdi ve "bu camii pilotlarımız kendi paralarıyla yaptırdılar." diye gösterdi. İstanbul'a giderken solda helikopter bulunan üsse şöyle bir göz atınca o sevimli camii herkesin görmesi mümkündür.

Subaylarının kendi paralarıyla cami yaptırdıkları bir ordunun askerine ateist denmesi elbetteki hepimizi üzecektir/üzmüştür.

Tabii bu tür ithamların arkasında geçmişte yaşanan bazı olaylar ve uygulamalar özellikle dünya kamuoyunda benzer ithamların ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

1950 li yıllara kadar Türkiye'den kimsenin hacca gidememesi, Kuran ve ezanın yasaklanması döneminde de Türklerin irtidat (dinden çıktığı) ettiği kanaatinin hakim olduğunu biliyoruz. Ondan önce de Şerif Hüseyin'in Türkleri dinsizlikle suçladığı bir bildirisinin yayınlandığını Murat bardakçı 12.10 2003 tarihli Hürriyet gazetesinde kamuoyuna hatırlattı.

Olağanüstü süreçte ki post modern darbe sonrası yaşadığımız kimi uygulamalar maalesef dış dünya kamuoyunda özellikle İslam dünyasında Türkiye'de dine karşı bir mücadele yürütüldüğü intibaı bırakmıştır.

Bardakçı, anılan yazısında İttihat ve Terakki'nin mukaddeslerimize karşı yaptığı yanlışlara temas ederek Şerif Hüseyin'in ithamlarına zemin hazırladığını izah ettikten sonra yazısını ".. Mecit Bin süleymanın söylediklerini küstahlık değil, Irak'a gidecek askerimiz için potansiyel bir tehlike şeklinde yorumlamamız ve tedbirimizi de ona göre almamız gerekir." diyerek bitiriyor.

Evet tedbir almak lazım.

Bütün bu iddiaların ve isnatların bertaraf edilmesi için Irak'a giden birliğimizin bazı hususlara azami dikkat etmesi gerekir.

Askerimizin işgalci ABD askerlerinden farkı olmalı. Bu farkı Iraklı görmeli ve hissetmeli. Mesela ezan.

Irak'taki karargahımızda 5 vakit ezanın okunarak askerimizin farkının ortaya çıkması gerekir diye düşünüyorum.

Geçen seneler ABD ordusunda ki askerlerin ve rütbeli subayların cemaatle kıldıkları namaz görüntülerinin yayınlandığını hatırlıyorum. Böylece ABD bütün dünyaya Müslümanlara karşı hoşgörülü olduğu mesajını veriyordu. Acaba diyorum çoğunluğu gayri Müslimlerin oluşturduğu ABD ordusu bile namaz görüntüleri yayınlarken tamamı Müslüman olan ordumuzun mensuplarının hatta komutanlarımızın namaz kılarken mesela bir Cuma namazı görüntüleri yayınlansa ne olur?

Hafızam beni yanıltmıyorsa, Kore'ye giden askerlerimizin bir statta komutanlarıyla birlikte cemaatle namaz kıldığını gösteren bir de fotoğraf hatırlıyorum.

Bizim askerimiz ateist değildir.


15 Ekim 2003
Çarşamba
 
Resul Tosun
RESUL TOSUN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Karikatür | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED