|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Her okula bir bilgisayar kampanyası çerçevesinde okullara bilgisayar gönderiliyor. Afyon'un Eskieymir köyündeki ilkokula da bir bilgisayar gönderilmiş. Kutusundan çıkarıp masa üzerine yerleştirmişler. Ancak ufak bir aksilik söz konusu. Okulda elektrik yok. Olsun... Bilgisayarı veren Allah, elektriği de nasip eder demiş kimisi. Kimisi de gülüp geçmiş bu aksiliğe. Olay basına aksedince yetkililer elektriğin hemen bağlanacağını beyan ettiler. Vaktiyle biz de bilgisayarın yüzünü görmeden "bilgisayar" dersi görmüştük. Hem de üniversitede. 80'lerde. Hangisi daha iyi? Elektrik yokken bilgisayar sahibi olmak mı, bilgisayarsız bilgisayar dersi mi?
REKABET
İkinci Dünya Savaşı'nın hemen öncesinde Almanya'da bir kasabada iki kardeş ayakkabı yapıp satmak üzere bir atölye açarlar; Adolph ve Rudolph Dassler. Savaş sonrası Adolph, Rudolph'a artık birlikte çalışmak istemediğini, kendine ayrı imalathane açacağını söyler. Rudolph şaşkındır. Ufacık kasabada iki kardeş ayrı imalathanelerde rekabet edeceklerdir. Kardeşine bunun mantıklı olmayacağını, bu ufak kasabada zaten insanların sayılı ayakkabı satın aldıklarını, ikisinin birden iflas edeceğini söylese de Adolph bu uyarıyı dikkate almaz ve kendine yeni bir ayakkabı imalathanesi açar. Gerçekten de aralarında kıyasıya bir rekabet başlar. Rekabetleri doğdukları kasaba sınırlarını dahi aşar. İki kardeş ayrıldıktan sonra birbirlerine küsmüşlerdir ve Adolph 1978 yılında öldüğünde tam 29 yıldır dargınlardır. Bugün iki firmanın genel merkezi de bu ufak kasaba Herzogenerauch'tadır. Adolph Dassler'in ayakkabı şirketinin adı ADIDAS, Rudolph'unki ise PUMA'dır.
NEŞET USTA COŞTURDU
Neşet Ertaş, Harbiye Açık Hava Tiyatrosu'nda geçen akşam sevenleriyle buluştu. Giriş kapısı önündeki uzun kuyruklar yüzünden konser yarım saat geç başladı. Neşet Usta her zamanki gibi dinleyenleri hüzünlendirdi, neşelendirdi, efkarlandırdı, coşturdu. Üstad, duygudan duyguya, iklimden iklime sürükledi herkesi kendisiyle beraber. Özellikle "Niğde Bağları"nda dinleyenlerin neredeyse yarısı ayaktaydı. Neşet Usta babasından bahsederek Muharrem Ertaş'ın eserlerini söylerken, spot ışıklarının huzmesinde uçuşup duran bir kelebeğe gözüm takıldı. Bir de "Gönül Dağı"nı çalıp söyleseydi, ne iyi olacaktı.
ORTAK ŞİKAYET
Uyum yasalarını çıkardık, fakat uygulamakta zorlanıyoruz. Dahası uygulayamıyoruz. Yapılması gerekeni hemen söyleyelim: Derhal bu yasaları uygulamak için bir "uygulama yasası" çıkarmalıyız!
BEBEĞE TOKAT Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi profesörü Emre Toğrul, yeni doğan bebeklerin nefes almasını sağlamak için baş aşağı tutularak popolarına tokat atılmasının doğru olmadığını söyledi. Kalça çıkığına sebep oluyormuş. Biraz bekleyin, büyüdükten sonra tokatlarsınız.
GÜNÜN SÖZÜ
Filozof olmak ne salt derin düşüncelere sahip olmak, ne de bir ekol kurmaktır. Aksine hikmeti sevmek, onun mecbur kıldıklarına göre yaşamak, sade bir hayat, bağımsızlık ve bağışlayıcılıktır.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Karikatür | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |