AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Albaraka Türk

Y A Z A R L A R
Türkiye-İsrail-Hindistan ittifakı ve Erdoğan'ın Pakistan ziyareti

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Pakistan ziyareti, Asya'da güç dengelerinin yeniden belirlendiği döneme denk gelmesi açısından çok önemli. Ziyaretin, bu değişimi önceleyerek yapılıp yapılmadığını veya Türkiye'nin bu bölgelere yönelik son beş yıldır uyguladığı politikasını gözden geçirmeyi amaçlayıp amaçlamadığını bilmiyoruz.

Ancak, genel olarak Alman-Fransız ekseni, Rusya ve Çin ile Amerika arasında Orta Asya, Hindistan ve Güney Asya merkezli olarak süren, Pakistan ve Türkiye üzerinde ciddi etkileri bulunan, özellikle 1997'lerden sonra sertleşen, Şanghay Bloku ile kendini gösteren, 11 Eylül saldırıları, Afganistan işgali sonrası Amerika'nın açık meydan okumasına dönüşen hakimiyet mücadelesi, Irak işgali ve İran'a yönelik işgal politikaları nedeniyle iyice hareketlendi. Amerika ile bölgenin en önemli güçleri olan Rusya, Hindistan ve Çin arasında ciddi gerilimlere yol açan bu hareketliliğin, Türkiye'nin Pakistan ve Hindistan'la ilişkilerinin niteliğini de belirleme gücü var.

Amerika'nın, "Türk-İsrail Ekseni"nden sonra oluşturmaya çalıştığı bir başka proje olan İsrail-Türkiye-Hindistan birlikteliği, Türkiye'nin devre dışı kalmasıyla İsrail-Hindistan ortaklığı olarak devam ederken, ABD'nin Hindistan'la birlikte kurmak için hazırlıklarını yaptığı Asya NATO'su Pakistan'ı dışarıda tutuyor. Endonezya ise ABD'nin Asya planlarında artık yer almıyor ve parçalanma sürecine sokulmuş durumda.

Soğuk Savaş döneminde Amerika'nın Sovyetler'in güneyindeki iki güçlü kalesi olan Türkiye ve Pakistan ile Güneydoğu Asya'da yine komünizme karşı en önemli cephe ülkesi olan Endonezya, Amerika ile Asya'daki güçler arasındaki rekabette en kolay istismar edilen ülkeler oluyor.

Ecevit'in ziyareti, Pakistan'la ilişkiler

Türk-İsrail-Hindistan ortaklığı projesi, Türkiye'nin Pakistan'la geleneksel dostluğunu bitirip, Pakistan yerine Hindistan'la yakınlaşmasına neden oldu. Bu dönemde Türkiye, Keşmir'de Hindistan'a karşı savaşanları terörist olarak kabul etti. Zamanın Başbakanı Bülent Ecevit'in Hindistan'a gidip Pakistan'a gitmemesi, Türkiye ile Pakistan arasındaki ilişkilerin artık değiştiğinin ilk siyasi göstergesi oldu. Ecevit, Pakistan'a gitmeme gerekçesini, General Perviz Müşerref'in askeri darbe yapıp demokrasiyi askıya alması olarak açıkladı. Oysa "darbe"nin Türk dış politikasındaki bu temel değişiklikle hiçbir ilgisi yoktu. Türkiye-İsrail-Hindistan ortaklığının amacı, Orta Asya'dan Güney Asya'ya kadar etkisini artıran "İslam tehlikesi"ne karşı bir güvenlik cephesi oluşturmak, Amerika'nın bu bölgelerdeki siyasi ağırlığının önünü açmaktı.

Bunun üzerine Pakistan, Şanghay Bloku'na yaklaştı ve Hindistan tehdidini özellikle Çin ile dengelemeye çalıştı. Türk dış politikasındaki bu temel değişikliğin kaynağı, Amerika'nın önderliğinde oluşturulan Türkiye-İsrail-Ürdün ekseniydi. ABD, Irak, Suriye ve İran'ı hedef alan bu eksenle Ortadoğu'ya yeni bir düzen vermeye girişirken, Türkiye-İsrail-Hindistan yakınlaşmasıyla Türk-İsrail ekseninin etkisini Güney Asya'ya kadar yaymayı planladı.

11 Eylül saldırıları sonrası Afganistan'ı işgal ederek Orta Asya'yı tamamen kontrolü altına alan Amerika, Afganistan harekatında Pakistan'ın topraklarını ve üsleri üslerini en geniş anlamıyla kullandı. Ancak ABD'nin Pakistan'a yerleşmesinin amacı sadece Afganistan veya Orta Asya'dan Hint Okyanusu'na uzanan bir güvenlik hattı oluşturmak değildi. Pakistan'ın nükleer gücünü kontrol altına almayı planladı ve bunu büyük oranda başardı. Amerika'nın nüfuz alanından çıkması son derece zorlaşan Pakistan, yine de ABD'ye yaranamadı. İran'ın Rusya ve Kuzey Kore'nin dışında Pakistan'la da nükleer işbirliği yaptığını iddia eden ABD, ayrıca Pakistan'ı İslamcı tehdit için hâlâ tehlikeli bölge olarak görüyor. Kitle imha silahlarının tasfiyesi politikasının Pakistan'a da uygulanmasına dair kanaatler artıyor.

ABD Pakistan'ı, müttefik ülke olarak değil, kontrol altına alınması gereken ülke olarak görüyor. Bu gerçek, Afganistan işgali sonrası netleşti. Afganistan'a yerleşen ABD, Güney Asya'da Pakistan'la değil, Hindistan'la iş tutacağına dair girişimlere başladı. Hindistan'la birlikte, Japonya, Güney Kore, Avustralya gibi ülkeleri de içine alacak yeni bir Asya Güvenlik Teşkilatı kurma girişimi başlatırken Pakistan'ı bu sürecin dışında tuttu.

İran'a karşı ABD'nin yanında mıyız?

Irak işgalinde Türkiye ile tam işbirliğine giremeyen ABD, "stratejik ortaklığı" "konjonktürel işbirliği" seviyesine indirgedi. Bunun için de, İran ve Suriye'ye müdahalede tam işbirliği şartını koydu. ABD'nin Türkiye ve Pakistan'a yönelik politikaları birbirine benziyor. ABD, aynı zamanda bu iki ülkeyi kontrol altında tutulması gereken ülkeler olarak algılıyor ve yeni Asya projesinde iki ülke için de stratejik rol öngörmüyor. Türkiye, Pakistan ve Endonezya gibi İslam dünyasının üç güçlü ülkesi, ABD'nin yeni küresel sistem projesinde, her ne kadar ittifak geleneğinden gelseler de ileriye yönelik potansiyel tehdit oluşturabilecek ülkeler olarak öne çıkıyor.

Dışişleri Müsteşarı Uğur Ziyal'in Amerika'daki temaslarının Türk-Amerikan ilişkilerini yeniden stratejik ortaklık seviyesine çıkarması mümkün değil. Yapsaydı bile sonuç aynı olacaktı ancak bu gerçek geç farkedilecekti. ABD Savunma Bakanı Poul Wolfowitz'in rüyalarını gerçekleştirmek için Türkiye'nin İran konusunda ABD'nin yanında olacağı güvencesinin verilmesi, eğer doğruysa, cumhuriyet tarihinin en önemli ve riskli kararı olacak ve Türkiye'yi tarihinin en büyük yıkımıyla karşı karşıya bırakacak. Ancak, İran konusunda ABD ile birlikte hareket etmek o kadar kolay olmayacak.

"Azeri kartı" ile sağlanmaya çalışılan işbirliğinin aslında Türkiye'ye Ortadoğu ve Orta Asya kapılarını kapatacağını, yeni "Amerikan Ortadoğusu"nda Türkiye'nin çepeçevre kuşatılmış bir ülke olarak varlığını sürdüremeyeceğini Irak sonrası gördük. Daha da göreceğiz...


19 Haziran 2003
Perşembe
 
İBRAHİM KARAGÜL


Künye
Temsilcilikler
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED