AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Albaraka Türk

Y A Z A R L A R
Kuala Lumpur - Brüksel hattı

Başbakan Erdoğan, seçimlerden sonra büyük bir hızla Avrupa yollarına düşmüş ve AB sürecinin hızlanması için tempolu bir tur gerçekleştirmişti. Arada başka seyahatler de oldu. Geçtiğimiz günlerde, bizim de katıldığımız 5 gün süren uzun bir Malezya-Pakistan turu yapıldı.

Yeni dönemin ziyaret trafiği, giderek yeni bir politikayı da şekillendiriyor. Bu politikanın koordinatları "neden önce AB?" ya da "neden Malezya-Pakistan?" gibi kinayeli sorulara sığmayacak kadar önemlidir. Türkiye'nin onarılacak ve geliştirilecek o kadar çok uluslararası ilişki noktası var ki bütün bunların tanzimi için uzun bir mesai kaçınılmaz görünmektedir. Türkiye'nin diploması ajandasını düzenlemek için sınırdan başlayarak Osmanlı coğrafyası ve periferisi üzerine koskoca bir AB ve ABD haritası eklemek kaçınılmazdır. Yani dünyanın yarısına aynı anda bakabilmek şarttır....

Erdoğan'ın ziyaret trafiğini analiz ederken, zemine bu gerçek oturtulmalıdır. Başbakan, Malezya'nın alamet-i farikası ikiz kulelerden Kuala Lumpur'u seyrederken de, İslamabad'da ağaç dikerken de zihninin bir köşesini Brüksel'e yani Avrupa Birliği'ne ayırmaktadır.

Çünkü yeni dönem, Irak savaşının Türk-ABD ilişkilerinde bıraktığı hasara rağmen büyük bir gelişme potansiyeli içermektedir. Türkiye hiç olmadığı kadar Avrupa Birliği'ne yakın ve hiç olmadığı kadar Ortadoğu ve Uzak Asya coğrafyasıyla elektriklenme sağlama imkanına sahip bulunuyor. Bugüne kadar paylaşımına dahil olamadığı bir dizi fırsatlar pastasına çatal uzatabilecek duruma gelmiştir.

Başbakan Erdoğan, politik kimlik olarak tam da bu pozisyonu temsil ediyor. Malezya-Pakistan gezisi süresinde görüşmelerimizde parça parça dile getirdiği ifadeler birleştirildiğinde ortaya çıkan uzun cümle, Türkiye'nin ağrı bir yükü sırtlama arefesinde olduğudur.

AB üyesi, Ortadoğu'da siyasi ağırlığı olan ve Uzakdoğu coğrafyasının hatırı sayılır ticari partnerliğine soyunan bir ülke...

Erdoğan, AB konusunda bütün detaylara kadar zaman harcıyor ve motivasyonunu her geçen geliştiriyor. 6. Uyum Paketi Meclis'te kabul edilmek üzeredir. Türk demokrasisini tıknefes olmaktan kurtaracak 7. paket de yoldadır. Bütün bunlar sadece AK Parti'nin Meclis gücüyle izah edilecek şeyler değildir. Bundan daha öncelikli ve önemli olarak Erdoğan'ın bu hedefe inanmasının altı çizilmelidir. AB ile Türkiye arasındaki mesafeyi yakınlaştıran temel faktör AK Parti'nin hiçbir komplekse kapılmadan süreci hızlandırma iradesi koymasıdır.

Bununla birlikte Başbakan, Doğu'daki siyasi ve ekonomik itici gücün avantajlarının heba edilemeyeceğinin de farkındadır. Dahası, biraz mesai ve biraz dikkatle inanılmaz fırsatların yaratılabileceği bu alanı ihmal etmeyi akıllıca bulmamaktadır. Ne var ki, Türk politikasının içeride heyecanı canlı tutmak için diline pelesenk ettiği "Ardiyatik'ten Çin Seddi'ne" tuzağı Erdoğan'ın da yolunu gözlüyor. Türkiye, ya bir duygu seline kapılıp böyle bir emperyal fantezi peşinde koşacak ya da hesabını kitabını yapıp binebileceği trenleri ya da yürüyebileceği güzergahları kestirip adımını sağlam atacak. Zor ve meşakkatli olan ikincisidir. Bugüne kadar denenmediği için ve siyasi riskleri bulunduğu için böyledir...

Ancak, Türkiye'nin AB hedefini anlamlandıracak olan arkasına kattığı tren vagonlarının sayısıdır. Vagonların sayısını artırabilmek de Brüksel'e doğru yürüyüşün sahiciliğiyle yakından ilgilidir.

Son iki yılın gelişmeleri, Türkiye'nin; Malezya, Suriye ya da İran gibi ülkelerin nezdinde güçlü olabilmesini Avrupa'daki konumuyla birebir ilgili hale getirmiştir. Yani bir kabuğu kırabilmek için bütün kabukları birden parçalamak mecburiyeti vardır. Şimdi Erdoğan'a düşen zihninde şekillendirdiği bu yeni politik anlayışı hayata geçirmek; bunun için cesaret göstermek ve mesai ayırabilmektir.


19 Haziran 2003
Perşembe
 
MUSTAFA KARAALİOĞLU


Künye
Temsilcilikler
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED