|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
"Türksolu" adıyla çıkan mümtaz yayın organının başyazısından altını çizdiğim cümleleri okumanızı tavsiye ediyorum. Neler oluyor hayatta diyebilmek için, bu tür yazıları kaçırmamak gerek. Buyurun... "Tayyip Erdoğan'ın Genel Kurmay Başkanı karşısındaki geri adım atmayan hatta çoğu zaman onu takmayacağını belli eden sözleri, MGK toplantılarında Ordu'yu suçlamaya varan cüretleri ve ulu orta her yerde Ordu aleyhindeki ve kendilerinin Ordu'yu dinlemek zorunda olmadıkları yönündeki açıklamaları üzerinden atlanılacak şeyler değil. Erdoğan ve diğer AKP yöneticileri kendilerini Ordu'dan güçlü görmektedirler ve bu güce dayanarak öncelikle Ordu'nun tavsiyelerini dinlememek, sonrasında ise doğrudan Ordu'ya söz dinletmek niyetindedirler. AKP kanadının tüm açıklama ve hareketlerini bu şekilde değerlendirmek gerek. Kör gözüm parmağına bölünmeye giden ülkemizde, bu gidişe artık bir dur demek gerekiyor. Bir önceki yasalar Meclis'e getirildiğinde Ordu ne yapıp edip bu yasalara engel olmalı demiştik. Olmadı. Dün o yasalara dur diyemeyen Ordu, şimdi Meclis'e getirilen yeni yasalarla tasfiye edilmek isteniyor. O halde artık bıçağın kemiğe dayandığı noktadayız. Ordu ya tasfiyesi ve terhisine yol açacak uygulamalara sessiz kalıp inisiyatifi yılana terk edecek, ya da o yılanın başını ezecektir. Bugün Ordu'nun bu gidişe mutlaka dur demesi gerekiyor. Ordu, tıpkı 28 Şubat'ta olduğu gibi bir müdahale ile, gerekirse 28 Şubat'tan daha sert bir uygulama ile sürece ağırlığını koyup bu planı bozmalıdır. Bu yapılmazsa yarın Ordu için çok geç olacaktır. Çünkü bu yasaları Meclis'e getirenlerin bir dahaki 30 Ağustos'ta getirecekleri yasa tüm komuta kademesinin emeklilik genelgesi olacaktır. Saf olmanın alemi yok. Tatli dil yılanı bile deliğinden çıkarır demeninse hiç bir mantığı yok. Yılanla birlikte yaşanmaz. Yaşanmayacağını gördük ve görüyoruz. O nedenle Ordu göreve çağrısı yapıyoruz! O nedenle Ordu müdahale etmek zorundadır ve etmelidir."
ÇIKARTILACAK DERS
Hacca gitmeye hazırlanan adamın, komşusundan helallik isterken, yirmi sene önce ondan çaldığı koyun yüzünden anlaşamadığını; koyun yavrulayarak çoğaldığı için, komşunun hesabı yekun üzerinden öderse helal etmeyi düşündüğünü yazmıştık dün. Dünkü konulardan bir diğeri de yolda gördüğü içi taş dolu naylon torbayı boş sanarak, üzerinden arabasıyla geçmeye çalışan birinin yaptığı kaza idi. Kazayla ilgili alınacak dersi bir cümleyle ifade etmiş, fakat koyun meselesi hakkında, komşunun verdiği cevabı aktarmakla yetinmiştik. Bir okurumuz, o konudan çıkarılacak dersi niye belirtmediniz diye bir nevi ârifâne serzenişte bulunuyor. Doğrusu şu ki uzun ya da kısa, her yazdığımız konunun sonuna çıkartılacak ders kısmını eklemek hem çok gereksiz, hem de bir o kadar yanlış olur. Zaten ârif olan anlar, anlamayanın da ârif bir tanıdığı bulunur. Bu defa, gelen bu 'yoğun' istek üzerine çıkartılabilecek dersin ne olacağına dair düşünüp aklımıza gelenleri kaydedelim.
Hacca gidecek olduğunuzda, komşunuzdan helallik istemeyin. Hacca gitmeyi düşünen komşularınıza hakkınızı helal etmeyin. Komşunuzdan onun haberi olmadan bir koyun almayı düşünüyorsanız, öyle bir koyun seçin ki, kısır olsun. Zamanın behrinde bir koyun çaldıysanız, hacca gitmeyin. Hesaptan anlamayanlarla komşu olun. Bunların hiç biri alınacak ders niteliğinde değil diyorsanız, adamın verdiği cevabı dikkate almalısınız.
YOLSUZLUK Meclis'teki Yolsuzluk Komisyonu bugüne kadar kimleri dinledi, kimleri dinleyecek... De bir bizi dinlemedi, dinlemeyecek. Sesimiz güzel değilse de makam biliriz halbuki.
PARADOKS NEDİR? En çok İngilizce'ye önem verilen liseye Anadolu Lisesi denilmesidir.
KURS Buzdolabı kapısını içeriden açma teknikleri.
ÖSS SINAVI... GAP PROJESİ... BAŞKA?
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Röportaj | Karikatür | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |