AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Albaraka Türk

Y A Z A R L A R
Gel, fişle beni BÇG

Nasıl bir ülke Allahaşkına burası? Daha yedi yıl önce Çevik Bir ve arkadaşları, 'Batı Çalışma Grubu' adı altında kurdukları "illegal" örgütle ülkenin insanlarını Edirne'den Kars'a kadar gönüllerince fişleyip arkasından da "postmodern" darbe yapmadılar mı?

Okulları, partileri kapatmadılar mı, İsrailli dostları olmayan Anadolu sermayesinin nefes almasını engellemediler mi, gazozcuları, lahmacuncuları renkleri "yeşil" diye taciz etmediler mi? Daha da önemlisi, "askeri vesayet"in figüranı haline dönüştürdükleri siyaset kurumu ve siyasiler marifetiyle ülke ekonomisini batırmadılar mı?

Bu ülkede yaşayan insanlar olarak tek tek bütün bunları yaşadık ve halen de 28 Şubat'ın "postmoden mirası"nın bıraktığı o müthiş sefaleti yaşamaya devam ediyoruz.

Peki şimdi ne oldu da, 28 Şubat'ın "illegal" BÇG'si serseri mayın gibi yeniden ortalarda dolaşmaya başladı?

Aktüel dergisinde yayımlanan habere göre, Zonguldak Karadeniz Ereğlisi'ndeki tüm mahalleler, cami ve okullar ile kamu kurumlarında çalışanlar BÇG tarafından tek tek fişlenmiş.

Karadeniz Bölge Komutanlığı İstihbarat ve İstihbarata Karşı Koyma Güvenlik Şube Müdürü Deniz Binbaşı İsmail Tümer tarafından kaleme alınan dört sayfalık istihbarat raporunda, Başbakan Erdoğan, Dışişleri Bakanı Gül ve Başbakan Yardımcısı Şener'in yanısıra bölge milletvekilleri Köksal Toptan ve Fazlı Erdoğan'ın isimleri de geçiyor.

Acaba böyle bir haber karşısında şöyle bir çağrı yapsak yanlış anlaşılır mı?.

"Ey 'illegal BÇG' seni çok özlemiştik, gel okulları, camileri, fabrikaları, lokantaları, tuvaletleri yeniden fişle. Huzurdan, barıştan, birazcık olsun yavaş yavaş esmeye başlayan demokrasi rüzgarından canımız sıkıldı, gel yeniden batır bizi...

Sincan'dan tanklar geçmeyeli hayli zaman oldu, efkarlandık! Üstelik medyadaki bazı arkadaşların canı 'tekmil' istiyor.

Ayrıca son bir yılda, hortum işleri de fena halde kesatlaştı. Neydi o bol güneşli, hortumlu günler, bazı vatansever işadamlarımız ve medya patronlarımız her işin başında 'kahraman ordumuz' diye başlayıp, helalinden şöyle cukkalama faaliyetlerinde bulunuyorlardı.

Oysa şimdi sen yoksun, üstelik şanı büyük Çevik Paşamız da yok... Bu yüzden, vatanın bağrında demokratlar cirit atıyor. Neyse ki, Karadeniz Ereğlisi'nden ses verdin, 28 Şubat'ın ruhu şad oldu...

Gerçi, Çevik Paşamızın giderken düdüğünü emanet olarak bıraktığı Yargıtay 4 Ceza Dairesi Başkanı, başörtülü bir sanığı mahkemeden kovarak 'BÇG ruhu'na yeniden sahip çıkmıştı bile... Yani daha sen gelmeden geliş alametlerin belirmişti, çünkü senin adın krizin ayak sesleriydi.

Ey BÇG, seni kimler özlemedi ki, önce Çevik Paşam, kamu alanını ihlal ederler diye Çankaya'dan perdeli sineklerin bile geçişine izin vermeyen Cumhurbaşkanımız Sezer, YÖK'ün üniformalı Kemallleri, normal zamanlarda bir türlü iktidar olamayan CHP ve daha niceleri... Hepsi senin yolunu gözlüyor. Tabii ki ben de, gel fişle beni BÇG!.."


12 Kasım 2003
Çarşamba
 
MEHMET OCAKTAN


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Karikatür | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED