AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Albaraka Türk

R A M A Z A N
Bu ziyaretler hiç bitmesin

İstanbul'un manevi mimarları olarak bilinen değişik semtlerdeki pekçok zatın kabri, Ramazan ayı dolayısıyla düzenlenen turlarla ziyaret ediliyor.

  • AYŞE OLGUN
    Pekçok medeniyete ev sahipliği yapan İstanbul, her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan ayının gelmesiyle birlikte manevi değerleriyle ön plana çıkmaya başladı. Başta ilçe belediyelerin düzenlediği geziler olmak üzere, kendi araçları veya özel turlara katılarak Ramazan ayının verdiği huşuyla yüzlerce kişi İstanbul'un manevi mimarlarının kabirlerini ziyaret ediyor. Bu turlar genellikle kadınlar ve erkekler için ayrı ayrı düzenleniyor. Katılanlar İstanbul'u hem gezme fırsatını yakalamış oluyor hem de bu önemli mekanlarda ibadetlerini gerçekleştiriyorla. Yapılan ziyaretlerin amacı İstanbul'un manevi sahiplerini ziyaret etmek.. Bunlar arasında sahabe kabirleri, İstanbul'da yaşamış büyük din alimleri, Fatih Sultan Mehmet'in silah arkadaşları var.

    Avrupa yakasından başlayan turların ilk durağı Topkapı'daki Merkez Efendi Cami ve türbesi. Ancak yolculuğa çıkmadan önce türbe ve camilerde uyulması gereken adaplar konusunda ziyaretçiler tur otobüslerinin şöforleri tarafından uyarılıyor.

    Topkapı Minibüs Durağı'nın ardına düşen külliye niteliğinde bu yapı topluluğu 1514 yılında Halvetilik geleneklerine uygun olarak surların dışında mütevazı bir zaviye yapısı olarak bizzat Merkez Efendi ve bazı tarikat mensupları tarafından inşa ettirilmiş. Ancak bu mekanın asıl etkileyici kısmı külliyenin bahçesindeki su kuyusunun altındaki çilehane. Halvete girilen bu mekana merdivenlerle iniliyor.

    Gönüller sahabe sevgisiyle dolu

    Okunan duaların ardından gezi otobüsünü dolduran 40 kadınla Haliç'e doğru yola çıkıyoruz. Müslümanlar için kutsal bir mekan olduğu düşünülen İstanbul Fatih Sultan Mehmet Han'dan önce de kuşatıldığı için sur diplerinde pekçok sahabenin kabri bulunuyor. Haliç kıyısındaki Hacı Hüsrev Camiî ve sahabelerimizden Hazreti Ka'b, Ebu Şeybet'il, Hamidullah el-Ensari ve Ahmet el-Ensari Hazretleri'nin kabirleri ziyaret ediliyor. Diğer tur arabalarıyla birlikte oldukça kalabalıklaşan mekanda dikkat çeken şey ise insanların sahabelere duyduları sevgiyi yansıtan parıltılı gözler ve edilen dualar.

    Fetih erleri unutulmuyor

    Beykoz semtinde Hz. Musa Aleyhisselam'ın akrabası olan Hz Yuşa'ya doğru yola çıkılmadan önce Ayvansaray'da Haliç Köprüsü'nün ayakları dibinde bulunan İstanbul'un fetih savaşçılarından Şeyh Abdül Vedud Yavedud'un kabri ziyaret ediliyor. Ardından Hz. Yuşa'nın kabrinin bulunduğu Beykoz'a gidiyoruz.

    Musa Peygamber'le birlikte Hızır A.S'la buluşmaya gittiğine dair bilgilere sahip olduğumuz Hz. Yuşa'nin kabrinin bulunduğu mekan oldukça kalabalık. Tur, en uzun molayı burada veriyor. Kılınan öğle namazı, edilen ziyaretlerde bütün uyarılara rağmen pekçok ziyaret adabının bazıları tarafından yerine getirilmediği gözleniyor. Hz. Yuşa'nın türbesinin önünde 'okunmuş şeker' olarak avuç avuç çantalara doldurulan şekerler de bunun göstergesi. Yine Beykoz'da bulunan Uzun Evliya, "Şiirlerle Öğütler Köşesi" adı altında özel bir köşesi de bulunan Akbaba Hatun Türbesi ve Kırlar Türbesi de ziyaret edildikten sonra dönüş yolculuğu başlıyor. Otobüs, ziyaretler sırasında yapılan alışverişlerden dolayı rengarenk poşetlerle dolu. Beykoz ekmeği, ev eriştesi, tarhana, karalahana demetleri ve derken son mola Karadeniz'den çıkan hamsilerle iftar için telaşlı ve aynı zamanda gülen yüzlerle evlere dönülüyor.

    Eyüp Sultan'a ziyaretçi akını

    Eyüp Camii'ne diğer mekanlara göre iki kat fazla ziyaretçi geliyor. Kadınlar önce ilerleyen yaşına rağmen düzenlenen fetihe katılmak için İstanbul'a gelen ve burada şehit olan Eyüp Ensari Hazretleri'nin kabrini ziyaret ediyorlar. Türbe içinde Peygamber Efendimiz'e ait olduğu ileri sürülen ayak izi ise ziyaretçileri oldukça heyecanlandırıyor. Aralarında yabancı turistlerin de bulunduğu bu mekan çok yoğun. Camide iki rekat kuşluk namazı kılındıktan sonra bahçedeki padişah ve hanımlarının mezarları da ziyaret edilip yola çıkılıyor.

    İstanbul'da RAMAZAN GÜNDEMİ

  • Eyüp Sultan 10. Kitap ve Kültür Şenliği kapsamında bu akşam Katakülli isimli 2 perdelik bir komedi sahnelenecek.

  • Feshane Ramazan Eğlenceleri Gala Geceleri'nde bu akşam Sanatçı Davut Güloğlu sahne alcak.

  • Zeytinburnu Belediyesi Ramazan Çadırı'nda Moral FM Gecesi düzenleniyor.

  • Bağcılar Belediyesi'nin Kültür Merkezi'nde şehir kültürü tartışılacak.

  • Büyükçekmece Belediyesi etkinliklerinde ise bu akşam Aşıklar sahne alacak.

  • Üsküdar Belediyesi Ramazan Çadırı'nda Sanatçı Erkan Mutlu bir konser verecek.

  • Kartal Belediyesi Rıamazan Çadırı'nda bu akşam Kartal Müftüsü Ramazan Çabuk "Eski Ramazanlar" konulu bir sohbet yapacak.

  • Sultanahmet Ramazan etkinliklerinde ise Sami Aksu'nun tasavvuf müziği konseri var.

  • Bayrampaşa 'da ise Sanatçı Uğur Işılak sahne alacak.

    BİR AYET BİR HADİS
    İnsanlar, "İnandık" demekle imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı zannederler. Ankebut Sahur yemeğini yiyin, zira sahurda bereket vardır Buhari-Müslim

  •  
    FIKIH KÖŞESİ
    Hamdi Döndüren Vergi ve zekat

    Ramazan Seyahatleri
    Ekmeğin özel bir
    yeri vardır

    KISSADAN HİSSE
    AĞACIN ALTINDAKİ ALTINLARI KİM ALDI?
    İki tüccar ticaret için yola çıkmışlar. Tesadüf bu ya, yolda bir küp dolusu altın bulmuşlar. Ticaret yapmadan hemen geri dönmüşler. Birisi demiş ki, bir miktarını şimdi yanımıza alalım, kalanını da falan yerdeki ağacın altına gömelim demiş ve öylece yapmışlar. Günler sonra paraları bitince birlikte para almak için mezkur ağacın altına gitmişlerse de altınlarını bulamamışlar. Altınları saklama fikrini ileri süren tacir hemen arkadaşının üzerine atlayarak "Bunu sen ben yokken çaldın, çıkar altınları yoksa seni kadıya şikayet ederim" demiş.
    İş tabi mahkemeye intikal edince kadı şikayet üzere gelen tacire "Şahidin var mı" diye sormuş. O da "Şahidim falan yerdeki ağaçtır. Onun şahitliğine baş vuracağız" demiş. Hemen ağacın altına gitmişler. Kadı ağaca sormuş:
    -Bu altınları buradan kim aldı?" demiş.
    Ağaç da:
    "Falan tacir aldı," diye söyleyince hakim büsbütün şaşırmış.
    "Bunda bir sır olsa gerek" diye düşünmüş. Ağacın tam dibine ateş yaktırmış. Dumanlar ağacın kovuğundan içeri girmeye başlamış ki bir adam can havliyle dışarı fırlamış. Hakim adamı sorguya çekmiş ve altınları esas alan tacirin kim olduğu ortaya çıkmış.

    Malezyalı hafızlar mukabelede
    Malezya'nın Kuala Lumpur şehrinde hafızlar bir yandan Ramazan'ın 17. gününe kadar Kur'an-ı Kerim'i hatmetmek için mukabelede bulunurlarken bir yandan da Kur'an-ı Kerim derslerini aksatmadan sürdürüyorlar. Malezya'da yaşayan Müslümanlar Kur'an'ı Kerim'in ilk ayetinin Peygamber Efendimiz'e Ramazan'ın 17'nci gününde indiğini kabul ettikleri için hatim duasını bu tarihe göre ayarlıyorlar. Malezyalılar'ın bu geleneği Kur'an-ı Kerim'in yeryüzüne ilk kez bugün indirilmiş olduğu görüşünden yola çıkarak yaşattıklarını belirten İstanbul Müftü Vekili İlyas Serenli, konu ile ilgili olarak şu yorumu yapıyor: "Kur'an-ı Kerim'in Kadir Gecesi indiğini biliyoruz. Ancak hiçbir kaynakta Kadir Gecesi'nin kesin günü bilinmiyor. Peygamber Efendimiz (s.a.v) Kadir Gecesi'nin Ramazan ayının son 10 gününde aranmasını söylüyor. Bu konuda değişik görüşler var. Bunlardan birisi de Ramazan ayının 17'sinde Kur'an-ı Kerim'in indiğidir. Ancak alimler çoğunluk olarak Ramazan ayının 26'yı 27'sine bağlayan gecede birleştikleri için biz de toplum olarak bu gecede indirildiğine inanıyoruz."
    12 Kasım 2003
    Çarşamba
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu

    İMSAKİYE

    Bir Kumanya da sen Bağışla
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Karikatür | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED