|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ekmek, bir emek ürünü, alın teri simgesi ve Allah'ın kullarına nimeti olarak hemen bütün dinlerde övülmüş ve kutsal sayılmıştır. İslam dininde de ekmek çok değer verilen gıdaların başında gelmektedir. Hıristiyanlık ve Musevilik'te olduğu gibi İslam kültüründe de ekmeğin özel bir yeri vardır. Bizim inancımıza göre Cebrail (a.s) Adem'e (a.s) unu öğüterek ekmek yapmayı öğretmiştir: Bu nedenle de fırıncılar Adem Aleyhisselamı "pir" kabul ederler. Peygamberimiz döneminde Medine'de yaşayan Amr bin Ümran da fırıncıların "ikinci piri" sayılır. Tevrat'ta ekmek İsrailoğulları'nın Firavun'dan kurtuluşunun tadını taşır, özgürlüğün sembolü olarak anılır. Rivayete göre, İsrailoğulları esir oldukları Mısır'dan kaçıp anayurtlarına dönerken, hazırladıkları hamurun mayalanmasına, fırsat kalmadı. Bu yüzden kurtuluş yolunda mayasız ekmek (matsa) yediler. Belki, sırf bu hatıraya hürmeten olsa gerek, Museviler mayalı ekmek yemeği pek hoş görmezler. Museviler'e göre mayasız ekmek toprağa ve saflığa daha yakındır. Buğday unu mayalanırsa, ekşir ve saf niteliğini kaybeder. Hıristiyanlık'ta ekmeğin konumu daha da merkeze doğru yaklaşır. İsa Aleyhisselam'ın sık yaptığı söylenen dua ekmeğin tadını ve kokusunu taşır damaklara:" Rabbim, bize bugünkü ekmeğimizi ver!". Nitekim, Hıristiyan kaynaklarına göre İsa Aleyhisselam kendini ve misyonunu ekmek sembolüyle anlatır. "Ben hayatın ekmeğiyim. Bana gelen hiç açlık çekmeyecek, bana inanan hiç susuzluk duymayacak..." Bir başka sözde " Ben cennetten inen ekmeğim" der.
İHE-Ekmeğimiz adlı kitabından faydalanılmıştır.
fax: 0212 576 39 05
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan | Arşiv Bilişim | Dizi | Karikatür | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |