AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Gazzali mi İbn Rüşd mü?

Akıl ile vahyi, ekmekle özgürlüğü, din hürriyeti ile laikliği karşı karşıya getiren, çatıştıran, birinin tarafını tutup diğerine cephe alanlar bilir bilmez Gazzali ile İbn Rüşd'ü de karşı karşıya getiriyor, birini överken diğerini yeriyor, İbn Rüşd'ü akılcı, Gazzalî'yi ise vahiyci olarak takdim ediyor, ikincisinin felsefeye ağır bir darbe indirerek İslam düşüncesinin gelişmesine zarar verdiğini ileri sürüyorlar. Bu konuyu, İslam Düşünce Tarihi alanında uzmanlaşmış veya belli bir konusunda, ilmin şartlarına uygun inceleme ve araştırma yapmış kimseler konuşsalar, yetki açısından bir diyeceğimiz olmaz. Ama Gürüz gibi her şeye burnunu sokan, ilmi bırakıp politika yapan ve Türkiye'nin bazı hassas konularını kendi dâvası için kullanan kimseler de bu iki İslam büyüğünün adını ağızlarına alınca bazı şeyler söylemek farz oluyor.

Gazzali'yi vahiyci, akla ve felsefeye cephe alan biri, İbn Rüşd'ü de akılcı ve vahye arkasını dönen birisi olarak tanımlamak yanlıştır. Gazzali'nin İslam düşüncesine zarar verdiğini söyleyen de yalnızca cehaletini sergilemiş olur. İslam düşüncesi üç ekolde yaşamış ve gelişmiştir: Kelam, Felsefe ve Tasavvuf. Gazzali bü üç alanda da, bugün dahi geçerliğini ve değerini koruyan, istifade konusu olan önemli eserler vücuda getirmiştir. İslam vahyi ile çelişen noktalarda felsefeyi tenkit etmesi, felsefenin onsuz yaşayamayacağı bir faaliyettir; yani fikir tartışmasıdır. Felsefeciler de kendi aralarında tarih boyunca tartışmışlardır, bu yüzden birçok felsefi düşünce, yine filozoflar tarafından ağır tenkide uğramış ve geçerliğini yitirmiştir; ama felsefe devam etmektedir. İslam Felsefesi de farklı coğrafyalarda Gazzali'den sonra devam etmiş, gelişmesini sürdürmüştür.

Bizim asıl konumuz akla ve vahye bakışları açısından bu iki düşünürü karşılaştırmak olduğundan hemen ona geçelim ve bizzat yazdıkları eserlere dayanarak düşüncelerini aktaralım:

Gazzâlî:

Kanaat önderi, örnek insan, yol gösteren anlamlarında "İmam" sıfatıyla anılan Gazzâlî, kendi zamanının uygun şartlarında iyi bir tahsil yaptıktan sonra Büyük Selçuklular'ın kurdukları, zamanın en büyük üniversitesi olan Nizamiye'de hoca oluyor. Kendisi (el-Münkız mine'l-dalâl: Yanılma ve sapmadan kurtaran" isimli kitabında anlattığına göre (Beyrut, 1988, s. 25), genç yaşından itibaren taklidi (kendisi incelemeden, delile bakarak kanaat getirmeden başkalarının aklına uyarak hüküm vermeyi, inanmayı, hareket etmeyi) terkettiği için bir yandan hocalık yaparken bir yandan da beşere verilmiş bilgi vasıtalarıyla hakikati bulma yolunda tefekkür çilesi çekmektedir. O öyle bir hakikat (varlık ve oluş hakkında kesin bilgi) istemektedir ki, nasıl on sayısının üçten büyük olmadığını iddia eden bir kimse, taşı altına, değneği yılana çevirse bile onun sözüne inanmaz ve matematik bilgisi sarsılmaz ise o bilgisi de (metafizik, din...konularındaki bilgisi de) böye kesin, sağlam ve sarsılmaz olsun (s.26). Gazzali, bu bilgiye ulaşabilmek için tefekkür okullarını gözden geçirir, kelamcılar, bâtınîler, filozoflar ve sûfîlerin belli başlı eserlerini okur, bunların her biri hakkında erbabı ile tartışabilecek ve kitaplar yazabilecek seviyeye gelir. İlk üç yolun kendisini hedefe ulaştırmada yeterli olmadığını görerek unvanı, köşkü, itibarı, iltifatı bir yana bırakıp Suriye'ye göçer, orada ve Kudüs'te uzlete çekilir (yalnız kalıp tefekkür ve ibadet ile vakit geçirir), tasavvuftan öğrendiklerini tecrübe ile "hal" olarak gerçekleştirir ve aradığı yakîni (kesin bilgiyi ve hiçbir şüphenin yıkamayacağı, sarsamayacağı imanı) elde eder. Gazzâlî'nin yaptığı ilmi ve aklı reddetmek değil, onları kendi sınırları içinde kullanmak ve yeterli olmadıkları alanda başka bilgi kaynaklarına ulaşmaktır. (DEVAM EDECEK)


16 Kasım 2003
Pazar
 
HAYRETTİN KARAMAN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Karikatür | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED